Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Sivas Katliamı’nın 33. yıldönümünde yaptıkları basın açıklamasında, tarih boyunca Alevilere yönelik katliamların unutulmadığını vurguladı. Açıklamada, gerçek toplumsal barışın, geçmişle yüzleşme ve cezasızlık politikalarının sonlandırılmasıyla mümkün olacağına dikkat çekildi.
Açıklamada, Kerbela’dan günümüze Alevilere yönelik saldırıların sürdüğü ifade edilerek, farklı halkların ve inançların hedef alındığı belirtilmiştir. Ayrıca, Alevilerin yaşadığı tarihsel kırımlardan biri olan Koçgiri’nin 1920 yılında gerçekleştiği hatırlatıldı. Alişer Efendi ve eşi Zarife Hatun’un, 9 Temmuz 1937’de Ovacık’ta katledilmesi, Alevi tarihinin acı bir parçası olarak anıldı.
Çorum’da 1980’de meydana gelen katliamda 57 Alevi’nin yaşamını yitirdiği, Sivas Madımak Katliamı’nda ise 33 kişinin göz göre göre yakıldığı hatırlatıldı. Her iki olayın da Alevi halkının hafızasında derin yaralar açtığı ifade edildi. FEDA ve DAKB, bu tür katliamların aynı inkar ve imha anlayışının sonucu olduğunu ve bu zihniyetle er ya da geç yüzleşileceğini bildirdi.
Açıklamada, tarihin yalnızca acıları değil, aynı zamanda direnişi de öğrettiği vurgulandı. Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum ve Sivas’ta yaşananların, Alevi inancına ve kimliğine yönelik saldırılar olduğu ifade edildi. FEDA ve DAKB, bu katliamlarla yüzleşmek için Demokratik Barış Süreci’ni desteklediklerini belirterek, “Cezasızlık politikalarına son verilmeden gerçek bir toplumsal barış mümkün olmayacaktır” şeklinde ifadelerde bulundu.
Sonuç olarak, açıklamada unutma ve affetmeme vurgusu yapılırken, hakikat ve adalet mücadelesinin devam edeceği ifade edildi. “Hakikat kazanacak, adalet kazanacak, halklar kazanacak” sözleriyle açıklama sonlandırıldı.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Alevilere yönelik katliamların unutulmadığı bir kez daha vurgulandı. FEDA ve DAKBnin açıklamaları, tarihin acı yüzüyle yüzleşmenin önemini gözler önüne serdi. Alevilik, sadece geçmişte yaşanan acıların değil, aynı zamanda direnişin ve dayanışmanın da sembolüdür. Bu tür katliamların arkasındaki zihniyetle yüzleşmek, demokratik ve insani bir geleceğin inşası için zorunludur. Unutulmamalıdır ki, her birey eşit haklara sahiptir ve ayrımcılığa karşı durmak, toplumun ortak sorumluluğudur.
— Alevi Gazetesi Editörü