Dersim’in İksor köyü, 1994 yılında boşaltılmasının ardından 2021 yılında yeniden hayata döndürülmeye çalışılıyor. Ali Haydar İpekoğlu, 27 yıl aradan sonra köyüne dönerek burada hayvancılık, arıcılık ve tarımla uğraşmaya başladı. İpekoğlu, köydeki altyapı sorunlarına rağmen doğayla iç içe yaşamanın kendisine sağlıklı bir yaşam sunduğunu ifade ediyor. Ancak, köyde hala elektrik gibi temel ihtiyaçların karşılanmadığını belirtiyor.
İpekoğlu, köyde yalnız yaşadığı süre boyunca yaban hayvanlarıyla kurduğu ilişkiyi anlatarak, ayıların ve dağ keçilerinin kendisine alıştığını aktarıyor. “Ben yemek yerken ayılar dut yerdi” diyen İpekoğlu, insanların doğayla olan ilişkisini sorgularken, insanların doğaya en fazla zarar veren varlıklar olduğunu vurguluyor. Bu süreçte, yaban hayvanlarıyla yaşadığı deneyim, ona doğanın ne kadar değerli olduğunu gösterdi.
Büyük şehirlerdeki yaşamı eleştiren İpekoğlu, mega kentlerin insanları doğadan kopardığını ve üretimden uzaklaştırdığını savunuyor. Kent yaşamının bireyleri yoksulluğa sürüklediğini söyleyen İpekoğlu, insanların köylerine dönerek doğayla iç içe bir yaşam sürmelerinin önemine dikkat çekiyor.
İpekoğlu, barış ve birlikte yaşama kültürünün güçlenmesi gerektiğini ifade ederek, toplumun ön yargılarla değil, güven ve anlayışla bir arada yaşaması gerektiğini belirtiyor. Farklı inançların ve kültürlerin bir arada yaşamasının, toplumsal huzur için gerekli olduğunu dile getiriyor.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Dersimin İksor köyünde doğayla iç içe bir yaşamın yeniden inşa edilmesi, Alevilik felsefesiyle örtüşen bir değer olarak öne çıkıyor. Ali Haydar İpekoğlunun yaşamı, şehirlerin insanları doğadan kopardığına dair önemli bir eleştiri getirirken, köy yaşamının bireylere sunduğu sağlıklı ve üretken bir yaşam tarzını vurguluyor. İpekoğlunun yaban hayvanlarıyla kurduğu bağ, insanın doğayla uyum içerisinde yaşaması gerektiğini hatırlatıyor ve bu durum, Alevilikteki doğa ile barışık yaşam anlayışını pekiştiriyor.
— Alevi Gazetesi Editörü