İsviçre’nin Cenevre ve St. Gallen kentlerinde, 2 Temmuz 1993’te Madımak’ta ve 1980’de Çorum’da gerçekleştirilen katliamlarda yaşamını yitiren Alevi canlar anıldı. Anma etkinlikleri, İsviçre Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) tarafından düzenlendi. Etkinliklerde, geçmişteki acıların unutulmadığı ve adalet arayışının sürdüğü vurgulandı.
Cenevre’deki Mahatma Gandhi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program, FEDA İsviçre Eş Sözcüsü Songül Aslan’ın katliamların tarihsel arka planını ele alan konuşmasıyla başladı. Devamında, FEDA Lozan Temsilcisi Ercan Laçin, ortak basın açıklamasını okudu. Açıklamada, Alevilere yönelik katliamların ve asimilasyon politikalarının sürekliliğine dikkat çekildi ve halkların inançlarına yönelik saldırıların unutulmadığı belirtildi.
Anmada, Koçgiri direnişinin öncüleri Alişer ve Zarife de anıldı. Filiz Güven, konuşmasında Alevilerin tarih boyunca maruz kaldığı şiddetin izlerini dile getirerek, bu acıların yüzleşilmeden gerçek bir toplumsal barışın sağlanamayacağını ifade etti. Gerçek barışın, geçmişe dair acılarla yüzleşmek ve adalet arayışını sürdürmekle mümkün olduğunu vurguladı.
Etkinliklerin sonunda, Muharrem ayı dolayısıyla aşure lokmaları pay edildi. Anmalar, toplumsal barış ve eşit yurttaşlık talebiyle sona erdi. Bu etkinlikler, Alevi toplumunun hafızasında önemli bir yere sahip olan katliamları anarken, unutmadık ve affetmedik mesajını da taşıdı.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Cenevrede gerçekleştirilen anma etkinlikleri, Alevi toplumunun geçmişte yaşadığı acıların unutulmadığını ve adalet arayışının devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Alevilik inancının özünde yatan adalet ve barış arayışını savunarak, geçmişte yaşanan katliamların ve asimilasyon politikalarının kabul edilemez olduğunu vurgulamak, toplumsal hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşımaktadır. Unutulmuş acılarla yüzleşmeden gerçek bir toplumsal barışın sağlanamayacağı gerçeği, bugün de geçerliliğini korumaktadır.
— Alevi Gazetesi Editörü