Bingöl’de, Kiğı Dernekleri Birliği ve Peri Vadisi Ekoloji Çevre Koruma Platformları öncülüğünde bir araya gelen 25’i aşkın ekoloji grubu ve sivil toplum örgütü, ildeki 113 maden sahasına karşı ortak bir mücadele çağrısı yaptı. 12 Temmuz 2026 tarihinde yapılan açıklamada, bu maden sahalarının açılmasının bölgenin doğasına, yaşam alanlarına ve kültürel mirasına büyük zarar vereceği vurgulandı.
Açıklamada, Bingöl’de toplam 113 maden sahası bulunduğu, bunların 81’inin ruhsatlı olduğu ve 32’sinin hammadde üretim izni ile faaliyet gösterdiği belirtildi. Özellikle Selenk-İnak vadisinde faaliyet gösteren bir madenin Peri suyunu kirlettiği ve doğal yaşama ciddi zararlar verdiği kaydedildi. Yerel aktivist Havin Alkan, maden sahalarının açılması halinde su kaynaklarının zehirleneceğini, tarım alanlarının yok olacağını ve bölgedeki kaliteli balın tehlikeye gireceğini ifade etti.
Havin Alkan, bölgedeki maden işletmelerinden elde edilen gelirin büyük bir kısmının maden şirketlerine gittiğini, halkın ise zarar gördüğünü belirtti. Ayrıca, maden faaliyetlerinin özellikle Varto, Yayladere, Yedisu, Adaklı, Kiğı ve diğer ilçelerde benzer tahribatlara yol açtığına dikkat çekti. Bu kapsamda, köylerde ve ilçelerde ortak üretim çalışmalarının örgütlenmesi gerektiği vurgulandı.
Katılımcılar, “Ya hep beraber mücadele edeceğiz ya hep beraber yok olacağız” diyerek, bölge halkını dayanışmaya ve ortak mücadelenin güçlenmesine davet etti. Bu çağrıya destek veren kuruluşlar arasında Kiğı-Peri Vadisi Ekoloji Platformu ve Bingöl Sosyal Yardımlaşma Dernekleri Federasyonu gibi birçok sivil toplum kuruluşu bulunuyor.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Bingöldeki maden sahaları, doğanın ve yaşam alanlarının yanı sıra Alevi kültürü ve mirasını da tehdit ediyor. Yerel halkın çıkarları hiçe sayılarak, doğayı tahrip eden bu faaliyetler, sadece ekonomik kazanç sağlamak amacıyla sürdürülüyor. Halkın sesi olmaya çalışan ekoloji gruplarının mücadelesi, bu tür adaletsizliklere karşı durmanın ve doğayı korumanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Alevilik, doğaya saygıyı ve toplumsal dayanışmayı önceliklendiren bir inançtır; dolayısıyla bu tehditlere karşı durmak, herkesin ortak sorumluluğudur.
— Alevi Gazetesi Editörü