Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1113. haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek, 29 Mart 1995 tarihinde Mardin’in Kızıltepe ilçesinde gözaltında kaybedilen dört kişinin akıbetini sordu. Bu haftaki eylem, kayıp mücadelesinin sembol isimlerinden Emine Ocak anısına gerçekleştirildi. Eylemde cezasızlık politikaları eleştirilerek, kaybedilen Abdulbaki Birlik, Kemal Birlik, Zübeyir Birlik ve Zeki Alabalık’ın dosyası kamuoyuyla paylaşıldı.
Basın açıklamasını okuyan Emine Tepe, yıllardır süregelen cezasızlık politikalarının adalet duygusunu zedelediğini belirtti. Tepe, “Cezasızlık yalnızca failleri cezadan kurtaran bir politika değil, aynı zamanda hakikati karanlıkta bırakan bir adaletsizlik düzenidir” dedi. Ayrıca, mahkemelerin gözaltında kaybetme davalarında delilleri ve tanık beyanlarını göz ardı ederek sanıklar hakkında beraat kararları verdiğini vurguladı.
Eylemdeki açıklamada, 1995 yılında yaşanan olayın detayları verildi. Emine Tepe, Kemal Birlik ve Zeki Alabalık’ın Kızıltepe Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olduklarını ve tahliye gününde ailelerine “Bizi almaya kalabalık gelin” mesajı gönderdiklerini aktardı. Ancak tahliye günü, onları karşılamaya giden aile üyeleriyle birlikte dört kişiden de bir daha haber alınamadı.
Tepe, görgü tanıklarının dört kişinin cezaevinden çıktıktan sonra askerler tarafından takip edilip zorla bir araca bindirildiğini ifade etti. Ailelerin olayın ardından yerel ve ulusal makamlara başvurduğunu, ancak soruşturma dosyasının yıllarca Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bekletildiğini kaydetti. Eylem, kayıp yakınlarının Galatasaray Meydanı’ndaki anıta karanfil bırakmasıyla sona erdi.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Cumartesi Anneleri, kayıplarının peşinde koşarken, adalet arayışlarının bir simgesi olmaya devam ediyor. Cezasızlık politikalarının yarattığı derin yaralar, Alevi toplumunun hafızasında silinmez izler bırakıyor. Bu tür eylemler, yalnızca geçmişin acılarını hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda günümüzde yaşanan adaletsizliklere karşı duruş sergileyerek, hakikatin peşinde koşmanın önemini vurguluyor. Alevilik, mazlumun yanında yer almayı, zulme karşı durmayı öğütlerken, kayıpların akıbetinin sorgulanması da bu mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.
— Alevi Gazetesi Editörü