24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, “Hafıza ve Özgür Yaşam İçin; Doğamıza, Dilimize, Kültürümüze ve İnancımıza Sahip Çıkıyoruz” temasıyla 30 Temmuz 2026 tarihinde Dersim’de düzenlendi. Festivalin ikinci gününde Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş boyunca katılımcılar, “Dersim onurdur, onuruna sahip çık” ve “Munzur özgürdür, özgür akacak” sloganları attı.
Festivalin açılış programında, Dersim’in tarihsel hafızası, kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun durumu ve bölgedeki maden projeleri gibi önemli konular ele alındı. Festival Komitesi Üyesi Ümit Karabulut, Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin, köy boşaltmaları ve ağır acıların yaşandığı bir dönemde hayata geçtiğini belirtti. Bugün de doğa talanına karşı mücadele çağrısı yaptıklarını vurguladı.
Yeni Parti Dersim İl Başkanı Berkay Gündoğan, festivalin binlerce yıllık hafızayı yeniden buluşturduğunu ifade ederek, maden projeleri ve barajlara karşı seslerini yükselteceklerini söyledi. Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu Başkanı Ali Tacer ise, Dersim halkının ana dili, inancı ve kültürü için yıllardır mücadele ettiğini belirtti. Maden arama sahası ilan edilen bölgelerin korunması gerektiğini vurguladı.
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim’in tarihsel hafızasına ve kayıp dosyalarına dikkat çekerek, bu coğrafyanın hakikatle yüzleşeceğini ifade etti. Kordu, Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılması gerektiğini ve bu sorunun bireysel bir mesele olmadığını vurguladı. Ayrıca, bölgede güvenlikçi politikaların sürdüğünü, ziyaret alanlarında kimlik kontrolü yapıldığını belirtti.
Festivalde yapılan konuşmaların ardından Varvara ve Simsime oyunları sergilendi. Katılımcılar, Dersim’in doğası, dili ve kültürü için ortak bir ses oluşturma kararlılıklarını yineleyerek, bu değerlere sahip çıkma çağrısında bulundu.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Dersimde düzenlenen 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, doğa ve kültürün korunması adına önemli bir dayanışma platformu oluşturdu. Katılımcıların, maden projelerine ve doğa talanına karşı yükselttiği ses, Alevi inancı ve kültürünün özüne sahip çıkma mücadelesinin bir yansımasıdır. Bu festival, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın yeniden canlanması ve ezilenlerin sesinin duyulması için bir çağrıdır.
— Alevi Gazetesi Editörü