Berlin’de, Dersim Kültür Derneği’nde yönetmen Nezahat Gündoğan’ın “Hay Way Zaman” belgeseli izleyiciyle buluştu. Etkinlik, 28 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirildi ve Dersim 1937/38 Tertelê’sinin toplumsal hafızasını, kayıpları ve kuşaklar boyunca aktarılan travmaları ele aldı. Gösterimin ardından Gündoğan ile bir söyleşi düzenlendi.
Söyleşide, izleyicilerden gelen soruları yanıtlayan Gündoğan, Dersim’in tarihsel gerçekliği ve yaşananların günümüze uzanan etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Belgeselin, kadınların ve çocukların yaşadığı travmalar, zorunlu iskân, unutma ve hatırlama gibi konuları da kapsadığı belirtildi. Ayrıca, Dersim 1937/38 Tertelê’sinin günümüzde de hakikat, adalet ve tanınma talepleri açısından önemli bir mesele olduğu ifade edildi.
Etkinliğin yapıldığı Blücherplatz, 16 Ekim 2026’dan itibaren Eva-Mamlok-Platz adını alacak. Eva Mamlok, Nazi rejimine karşı direniş gösteren genç bir Yahudi kadındır ve 1944 yılında Stutthof Toplama Kampı’nda yaşamını yitirmiştir. Böylece, Mamlok’un anısının Dersim 1937/38 Tertelê’sinin hafızasıyla buluşması, farklı tarihsel deneyimlerin kamusal alanda görünür kılınmasına olanak tanımaktadır.
Etkinlikte söz alan Kemal Karabulut, “Hay Way Zaman” belgeselinin kendi yaşamındaki özel yerine dikkat çekti. Belgeselin bir bölümünün doğduğu köyde çekildiğini ve kayınvalidesi Fatma Kaymaz’ın da belgeselde tanıklık ettiğini belirtti. Karabulut, köyünün geçmişteki yaşamının izlerinin günümüzde hala görülebilir olduğunu ifade etti.
Karabulut, köylerinin 12 Eylül 1980 darbesinin ardından devletin zorunlu boşaltma politikalarının hedeflerinden biri olduğunu vurguladı. Geçmişte yaşanan zorla boşaltma, göç ve insansızlaştırmanın yarattığı tahribatın izlerinin silinmediğini belirtti. Ayrıca, Dersim’in gerçekliğiyle yüzleşilmeden hakikat ve adalet adına gerçek bir hesaplaşmanın mümkün olmadığını dile getirdi.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Dersim Kültür Derneğinde gerçekleştirilen "Hay Way Zaman" belgeseli gösterimi, geçmişin travmalarını gün yüzüne çıkararak toplumsal hafızayı güçlendirme adına önemli bir adım olmuştur. Belgeselin, Dersim 1937/38 Tertelêsinin hakikat, adalet ve tanınma taleplerini gündeme taşıması, Alevilik inancı ve kültürü açısından da büyük bir anlam taşımaktadır. Bu tür etkinlikler, farklı tarihsel deneyimlerin bir arada yaşanabilmesi için toplumsal dayanışmayı ve adaleti savunma noktasında kritik bir rol oynamaktadır.
— Alevi Gazetesi Editörü