Ali Duran Topuz, Alevifobi'nin sadece nefret söylemi değil, aynı zamanda bir "sevgi dili" boyutu olduğunu belirtti. Alevi medyasının yetersizliğine dikkat çekerek, Alevi toplumunun tarihsel mücadelelerinde medya oluşturma çabalarının etkisiz kaldığını vurguladı.
Gazeteci Ali Duran Topuz, Aleviliğin medya temsilini ve Alevifobi kavramını değerlendirdi. Topuz, Alevifobi’nin yalnızca nefret söylemiyle tanımlanamayacağını, aynı zamanda bir “sevgi dili” boyutunun da bulunduğunu ifade etti. Alevi medyasının güçlü bir şekilde oluşturulamadığını belirten Topuz, Alevi toplumunun tarihsel mücadelesinde medya oluşturma çabalarının çeşitli dönemlerde gündeme geldiğini ancak günümüzde etkili bir Alevi medyasının olmadığını vurguladı.
Topuz, Alevifobi’nin Alevilere yönelik düşmanlıkla sınırlı olmadığını, Alevilerin karşılaştığı eşitsizlikleri korumaya yönelik tutumları da kapsadığını söyledi. Bu bağlamda, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin bir parçası olarak güçlü bir Alevi kamuoyu ve medyasının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Son günlerde yaşanan tartışmalara da değinen Topuz, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın 53 Alevi aydının imzaladığı bildirinin içeriğine yönelik ilk tepkisini eleştirdi. Topuz, Bakırhan’ın tepkisinin bildirinin tartışılmasının önüne geçtiğini belirtti. Ayrıca, Alevi aydınlar bildirgesinin Türkiye’deki iktidar dinamikleri ve Alevilerin durumu hakkında bir kaygıyı dile getirdiğini ifade etti.
Topuz, Alevi ve Kürt toplumu arasındaki eşitsizliğin tarihsel bir sorun olduğunu ve bu iki toplumun ortak mücadele vermesi gerektiğini vurguladı. Tartışmaların doğal olduğunu belirten Topuz, eleştirilerin diyaloğu sona erdirmek yerine ilerletmesi gerektiğini söyledi.
📌 GAZETENİN NOTU
Ali Duran Topuz, Alevifobi'nin yalnızca nefret söylemi değil, aynı zamanda bir "sevgi dili" boyutu olduğunu ifade etti. Alevi medyasının yetersizliğine dikkat çeken Topuz, Alevi toplumunun tarihsel mücadelelerinde medya oluşturma çabalarının etkisiz kaldığını vurguladı.
— Alevi Gazetesi Editör