Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği, kadın cinayetlerinin sistematik şiddet ve cezasızlığın sonucu olduğunu vurguladı. İktidarın İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmasının sorumluluğu artırdığını belirtti.
Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği, kadın cinayetlerinin münferit vakalar olmadığını, kadınlara karşı sürdürülen sistematik şiddetin ve cezasızlığın bir sonucu olduğunu açıkladı. Dernek, iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasının ve kadınları aileye hapseden politikalarının bu cinayetlerin sorumluluğunu artırdığını belirtti.
Açıklamada, 19-21 Eylül tarihleri arasında 6 kadının katledildiği belirtildi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) 2026 Ağustos Raporu’na göre, yalnızca geçen ay 22 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 33 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.
Dernek, kadın cinayetlerinin sadece bir kişinin işlediği suçlar olmadığını vurgulayarak, cezasızlık ve yasaların uygulanmaması nedeniyle bu cinayetlerin artış gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, iktidarın aileyi koruma söylemiyle kadınları şiddet gördükleri evlere mahkûm ettiğini ve boşanmayı zorlaştıran politikaların kadın cinayetlerine zemin hazırladığını kaydetti.
Dernek, iktidarın kadınları korumayan politikalarını kabul etmediklerini ve tüm kadınları yaşam haklarına sahip çıkmak için mücadeleye çağırdı.
📌 GAZETENİN NOTU
Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği, kadın cinayetlerinin artışına dikkat çekerek, bu durumun toplumsal bir sorun olduğunu ve çözüm için uluslararası sözleşmelere bağlı kalınması gerektiğini ifade etti. Kadın hakları savunucuları, bu tür cinayetlerin önlenmesi için etkili politikaların uygulanmasının önemine vurgu yapıyor.
— Alevi Gazetesi Editör
📘 BAĞLAM
İstanbul Sözleşmesi: İstanbul Sözleşmesi, 2011 yılında Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 45 ülke tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla hazırlanan bir uluslararası sözleşmedir. Resmi adı "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele için Avrupa Konseyi Sözleşmesi"dir. Sözleşme, kadınların korunması, şiddetin önlenmesi ve faillerin cezalandırılması gibi konularda devletlere yükümlülükler getirmektedir.