Adnan Arslan, yeni yasama yılında Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini yineledi.
Alevi Gazetesi – PSAKD Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, yeni yasama yılında Alevilerin eşit yurttaşlık, cemevlerine yasal statü tanınması ve Madımak Katliamı davasının yeniden açılması taleplerini yineledi.
Arslan, TBMM’nin yeni yasama yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Alevilerin taleplerinin net olduğunu belirterek, “Yeni yasama yılının, bu ülkede yaşayan her kesimin eşit haklara sahip olacağı bir yıl olmasını diliyorum” dedi.
Alevi kurumlarının temsilcileri tarafından taleplerin ilgili muhataplara aktarıldığını ifade eden Arslan, siyasi parti liderleriyle görüşmelerin sürdüğünü kaydetti. Arslan, “Eşit yurttaşlık, cemevlerine yasal statü verilmesi ve Madımak Katliamı davasının yeniden açılması gibi taleplerimiz var” şeklinde konuştu.
Arslan, geçmişte yaşanan olaylarla ilgili davaların yeniden açılmasının önemine dikkat çekerek, “2 Temmuz Katliamı, zamanaşımına uğratılarak üstü kapatılabilecek bir olay değildir” dedi. Ayrıca, iktidarın tüm yurttaşlara eşit haklar tanıması gerektiğini vurguladı.
Son olarak, Arslan, umutsuz olmadıklarını ve mücadeleye devam edeceklerini belirterek, iktidardan şeffaf bir çalışma yürütmesini beklediklerini ifade etti.
📌 GAZETENİN NOTU
Adnan Arslan, yeni yasama yılında Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini ve cemevlerine yasal statü tanınması ile Madımak Katliamı davasının yeniden açılması isteklerini dile getirdi.
Sırada ne var: Alevi kurumlarının temsilcileri taleplerini ilgili muhataplara iletecek.
— Alevi Gazetesi Editör
📘 BAĞLAM
PSAKD — Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
Sivas Katliamı (2 Temmuz 1993) — Türkiye’nin siyasi tarihinde bir başka dönüm noktası olan 1993 yılı, toplumun laik ve cumhuriyetçi kesimleri arasında oldukça etkili bir gazeteci olan, Uğur Mumcu’nun (1942-1993) 24 Ocak’ta arabasına bomba konularak öldürülmesiyle başladı. Ardından Maliye Bakanı Adnan Kahveci (1949-1993) (5 Şubat’ta trafik kazasında), Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis (1933-1993) (17 Şubat’ta askeri uçak kazasında) ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal (1954-1993) (17 Nisan’da kalp krizi sonucu) gibi dönemin siyaseti açısından oldukça önemli isimlerin ölümleriyle devam etti. Bu ölümlerin gerçek nedenleri kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam etmekte ve bazı kesimler hala bu ölümlerin ardında çeşitli komploların olduğuna inanmaktadır. 1993 yılı aynı zamanda “Kürt Sorunu” açısından da bir dönüm noktasıydı. Kürdistan İşçi Partisi (PKK) 1991 yılında yaşanan Birinci Körfez Savaşı’nın ardından Kuzey Irak’ta ortaya çıkan fiili durumdan yararlanarak yoğunlaştırılmış bir silahlı mücadele stratejisi benimsedi. 1993 yılında PKK’nın gerçekleştirdiği 413 silahlı saldırıda, görevde olup olmadığından bağımsız, 403 güvenlik görevlisi ve bölgedeki köylere devlet memuru olarak atanan öğretmenlerin yanı sıra yöre sakinlerinin de aralarında bulunduğu bin 166 sivil hayatını kaybetti. Toplum açısından oldukça sarsıcı bu gelişmelerin ortasında, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta yaşananlar Türkiye’deki ve yurtdışındaki Alevileri derinden sarstı.