Arjantin’in La Angelita kasabasında, bir asır önce Suriye’den göç eden Arap Alevilerinin torunları inançlarını ve dillerini korumayı sürdürüyor. Kasabanın derneğinde Arapça dersleri veriliyor, bayramlarda farklı şehirlerden aileler bir araya geliyor.
Arjantin’in La Angelita kasabasında Arjantin ve Suriye bayrakları yan yana asılı duruyor. “Küçük Suriye” olarak anılan kasabada yaşayanların bir bölümünü, ataları yüz yılı aşkın süre önce Suriye’den gelen Arap Alevileri oluşturuyor.
Kasabadaki dernek binasında kutlamalar için bir salon, Arapça eğitimi verilen bir bölüm ve ibadet alanı bulunuyor. Dinî günlerde çevre kasabalardan aileler de La Angelita’ya geliyor. Antropolog Silvia Montenegro’nun saha araştırmasına göre, yıllık buluşmaların bazılarına Arap müziği ve yemekleri eşliğinde yüzlerce kişi katıldı.
Kasaba 1926’da kuruldu
Yerel anlatıya göre La Angelita’nın temelini, 1908’de bölgede tarım yapmak için arazi kiralayan Suriyeli iki Arap Alevi göçmen attı. Demiryolunun gelmesiyle başka aileler de bölgeye yerleşti. 1926’da kurulan kasabada göçmenler tarlalarda çalıştı, çevre yerleşimlerde seyyar satıcılık yaptı ve zamanla toprak sahibi oldu.
138 bin Osmanlı göçmeni
Göç, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında Osmanlı topraklarından Amerika kıtasına yönelen dalganın parçasıydı. Suriye, Lübnan ve Anadolu’dan gelenlere Latin Amerika’da “Turcos” (Türkler) deniyordu.
Tarihçi Kemal Karpat’ın aktardığı kayıtlara göre Arjantin’e 1895’e kadar 11 bin 585, 1896–1905 arasında 66 bin 558, 1906–1915 arasında 59 bin 272 olmak üzere yaklaşık 138 bin Osmanlı göçmeni ulaştı. 1909’da giden 11 bin 765 Suriyelinin 5 bin 111’i Müslüman olarak kaydedildi.
Karpat’a göre göçün başlıca nedeni geçim sıkıntısı ve iş arayışıydı; Arjantin ve Brezilya’da tarım işçisi arayanlar Suriye köylerine kadar gidiyordu. Akram Fouad Khater de Inventing Home adlı kitabında göçün aile hayatını değiştirdiğini, bazı göçmenlerin para biriktirip döndüğünü, bazılarının ise yeni ülkelerinde kaldığını aktarıyor.
Lazkiye, Tartus ve Hama’dan geldiler
Arjantin’e gelen Arap Alevilerinin önemli bir kısmı bugünkü Suriye’nin Lazkiye, Tartus ve Hama çevresinden yola çıktı. Montenegro’nun ailelerle yaptığı görüşmeler, ilk gelişlerin 1900 dolaylarında başladığını, 1920–1935 arasında yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Göçmenler Buenos Aires’in yanı sıra Tucuman’a, Santa Fe çevresine ve küçük tarım yerleşimlerine dağıldı.
Topluluk, bir arada kalabilmek için dernekler kurdu. 1929’da Tucuman’da Arap Alevi ve Sünni aileler ortak bir dernek açtı, aynı yıl Buenos Aires’te bir Arap Alevi yardım kuruluşu faaliyete geçti.
Şeyhin mezarı ziyaret yeri oldu
Suriye’den gelen şeyhler, Arap Alevi ailelerin yaşadığı yerleşimleri dolaşarak gençlere dinî eğitim verdi. Bunlardan biri olan Şeyh Ahmed, 1943’te öldü ve Santa Fe eyaletinde bir mezarlığa defnedildi. Arapça ve İspanyolca yazıların, Suriye’den getirilmiş eşyaların ve ailelerin bıraktığı hatıraların bulunduğu mezar, sonraki kuşaklar için ziyaret yerine dönüştü.
Anadolu Aleviliğinden farklı
Arjantin’deki topluluk, kaynaklarda “Alauita” adıyla geçen Arap Alevilerinden oluşuyor. Anadolu Aleviliğiyle ad benzerliği bulunsa da iki topluluğun tarihleri ve ibadet gelenekleri farklı.
La Angelita’da bugün çocuklar Arapça öğrenmeye, aileler bayramlarda buluşmaya devam ediyor; eski fotoğraflar ve isimler yeni kuşaklara aktarılıyor.