Alevilerin Sesi, Canların Gündemi | Alevi Haberleri

Pir İnanç Dolu: Alevilik sertifikayla öğretilmez

Pir İnanç Dolu: Alevilik sertifikayla öğretilmez
Pir İnanç Dolu: Alevilik sertifikayla öğretilmez

Pir İnanç Dolu, Aleviliğin sertifikayla öğretilmeyeceğini vurguladı.

Ağuçan Ocağı’ndan Pir İnanç Dolu, Alevilerin Aleviliği kendi pirlerinden ve analarından öğrendiğini belirterek, sertifikayla Aleviliğin öğretilemeyeceğini ifade etti.

Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Alevi köyü Uzundal’da, Hozat İlçe Müftülüğü tarafından cami onarımına başlandığı hatırlatıldı. Dolu, bu durumun geçmişte Alevilere yönelik asimilasyon politikalarını akıllara getirdiğini söyledi.

Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından Halk Eğitim Merkezleri’nde “Alevilik-Bektaşilik” dersi verilmesi planlarına da tepki gösteren Dolu, Alevi yurttaşların inancı öncelikle kendi annelerinden öğrendiğini vurguladı.

Dolu, Alevi köylerinde devlete ait yapıların cemevi olarak köylüye teslim edilmesi gerektiğini belirterek, “Bugün cemaati olmayan bir cami, kimsenin gitmeyeceği bir cami niye onarılıyor?” diye sordu.

Son olarak, Alevilik inancının kimseye karşı durmadığını, farklı inançların varlığını kabul ettiğini söyleyen Dolu, Alevilerin de haklarının savunulması gerektiğini ifade etti.

GAZETENİN NOTU
Pir İnanç Dolu, Aleviliğin sertifikayla öğretilmeyeceğini belirterek, Alevilerin bu inancı kendi pirlerinden ve analarından öğrendiğini ifade etti.
Sırada ne var: Hozat İlçe Müftülüğü tarafından cami onarımına başlandığı hatırlatıldı.
Alevi Gazetesi Editör
BAĞLAM

Ağuiçen/Ağuçan — “Ağuiçen/Ağuçan” isminin kökeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, konuyla ilgili geleneksel anlatıya göre ocağın kurucuları dört kardeştir. Bunlardan biri, Köse Seyit, evlenmemiş ve mücerret olarak yaşamıştır. Bugünkü ocak kollarının diğer üç kardeşin soyundan geldiği rivayet edilir. Halk arasında yaygın olan bir efsaneye göre, en küçük kardeş Seyyid Mençek, dönemin sultanı huzurunda keramet göstererek bir tas zehir içmiş ve içtiği zehri parmağının ucundan bal olarak çıkarmıştır; bu nedenle kendisine “zehir içen” anlamına gelen Ağuiçen/Ağuçan lakabı verilmiştir. Alternatif bir sözlü anlatımda ise ocağın kökeni, Hacı Bektaş’ın halifesi Karadonlu Can Baba’ya dayandırılır. Velâyetnâme‘de Karadonlu Can Baba’nın da benzer bir mucize gerçekleştirdiği anlatılır. Bu ikinci anlatı, özellikle 19. yüzyılda Bektaşiliğin Çelebi kolunun Kızılbaş-Alevi toplulukları üzerindeki etkisinin artmasıyla birlikte, doğu Anadolu’daki bazı dede ocaklarının Bektaşi menakıbnamelerinde geçen kimi şahsiyetlerle ilişkilendirilmesi eğiliminin bir yansımasıdır.

Alevi Ansiklopedisi →

Kaynak: pirha.org

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir