Ana SayfaGüncel HaberlerBİR İŞ CİNAYETİ FİLMİ:...

BİR İŞ CİNAYETİ FİLMİ: BABAMIN KANATLARI

Her gün iş cinayetlerine bir yenisinin eklendiği Türkiye’de vizyona giren ‘Babamın Kanatları’ filmi birkez daha bizi görmezden geldiğimiz gerçekliğin içine çekiyor

Reyhan Hacıoğlu / İstanbul

İş cinayetlerinin “Fıtratında var” denilebilecek kadar olağanlaştırıldığı Türkiye’de hemen hemen her gün emekçiler hayatını kaybetmekte. Yönetmenliğini Kıvanç Sezer’in yaptığı ve usta oyuncu Menderes Samancılar’ın başrolde oynadığı “Babamın Kanatları” filmi, dün vizyona girdi. 4. Uluslarası Boğaziçi Filmleri Festivali kapsamında gösterimi yapılan film, son dönemde çekilmiş en iyi işçi filmlerinden biri. 23. Adana Film Festivali’nde SİYAD “En iyi Film” ödülü dahil 7 ödül alan film, Uluslararası Antalya Film Festivali’nde de “En İyi İlk Film Ödülü”nü aldı. Film bir hastane odasında 40 yıllık inşat ustası İbrahim’in (Menderes Samancılar) kanser olduğunu öğrenmesiyle başlıyor.

Harç parası için ölen gençler

İbrahim Wan’da meydana gelen depremde evini kaybetmiş. İki kızı ve eşi, akrabalarında misafirken tek derdi ailesine bir ev alabilmek. Devletin yaptığı TOKİ konutları ise bir hayli pahalı. Üstüne bir de hastalığı eklenince tüm film boyunca İbrahim ile birlikte aynı çaresizliği yaşıyor insan. Hastalığını ailesinden ve birlikte çalıştığı yeğeni Yusuf’tan dahi saklıyor son ana kadar.

Ölüm son şans!

Bir işçinin inşaattan düşmesi ve firmanın “cinayet duyulmasın” diye ailesine para vermesi, İbrahim’e ailesine ev alabilmek için son çıkış şansı gibi görünecektir. İbrahim’in kalfa Resul tarafından daha çok çalışsın diye ezilmesi, hastalığı ve ev hayalleri her sahnesinde sizi de içine katıyor. Filmin bir diğer karakteri Yusuf ise (İbrahim’in yeğeni) çok çalışan ve yeri geldiğinde arkadaşlarını kalfaya “ispiyonlamaktan” çekinmeyen, büyük şehir çelişkileri yaşayan ve kız arkadaşı olan bir gençtir.

Toplumsal yargılar sinemada

Wan depremi aslında filmde dram içinde dram olmuş ama yönetmen buruda aynı zamanda devletin depremzedeler için bir işkence yöntemine dönüştürdüğü TOKİ’leri, “devletin tüm imkanlarıyla yaptığı bir hizmet” olarak sunmasını gözler önüne seriyor. Filmde işverenle sürekli iş birliği içinde olan bir laz ve arkadaşlarını ispiyonlayan bir Kürt karakteri de dikkat çekiyor. Yönetmen burda mevcut sistem içindeki birçok yargıyı filme taşımış gibi duruyor. Bir diğer konu ise filmde isyan duygusunun eksik olması. Filmin daha başında örgütlenmeye çalışan işçilerin birliğinin Yusuf yüzünden bozulmasıyla film boyunca bir daha o dayanışma duygusunu yaşayamıyoruz. Asıl sürpriz ise filmin sonuna saklanmış. Bütün film boyunca göremediğimiz isyan duygusu ve vurgusu İbrahim’in eşi Hatice tarafından ortaya konuyor. İçindeki gerçeklik vurgusu ve sahneleriyle izlenmeye değer güzel bir film.

 

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

DAD’lı kadınlar Yenikapı’da onurlu barış için

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi kadınlar, 19 Mart 2026'da Yenikapı'da Newroz kutlamaları kapsamında inanç özgürlüğü ve anayasal eşitlik talep ederek toplumsal barış için bir araya geleceklerini duyurdu. Etkinlik, Alevi kadınların hak talepler

Ortadoğu savaşları Alevi ve Kürtleri hedef alıyor mu?

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu'daki savaşların Alevi ve Kürtleri hedef aldığını, bu çatışmaların hem Alevilerin hem de Kürtlerin varoluş mücadelesini etkilediğini belirtti. Kete, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin diğer et

Cemevleri kültürel tesis mi, inancımızı kim tanımlar!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini "kültürel tesis" olarak tanımlaması, Alevi toplumu arasında büyük tepkiye yol açtı. Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanın

Alevi kadınlardan Berlindeki iddialara sert tepki!

Almanya Alevi Kadınlar Birliği ve diğer kadın kuruluşları, Berlin'deki çocuk istismarı iddialarına sert tepki göstererek, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğunu ve kamu otoritelerinin hesap verebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, istismar vakalarında sessizliğin sorunu derinleştire
spot_img