Ana SayfaGüncel HaberlerBektaşi Adab ve Erkanı

Bektaşi Adab ve Erkanı

İSMAİL ÖZOĞLU

Türk halk kültürü ve sosyal hayatı içinde Bektâşîlikanlayışının önemli bir yeri vardır. Bu anlayış zamanla gelişerek ve yaygınlaşarak Türk toplumunda kitleleri arkasından sürükleyen tasavvûfî bir akım haline gelmiş, zengin Türk sosyal hayatı ve tasavvûfî inanç iklimi içersinde önemli bir yere sahip olmuştur. Bektâşîlik Osmanlı zamanında popüler bir Türk tarîkâtı olma özelliğine sahiptir.

Bektâşîliğin erkânının temelini genel anlamda Dört Kapı Kırk Makam oluşturur. Hacı Bektaş Velî tarafından oluşturulan bu sistemi Balım Sultan düzenlemiştir. Balım Sultan bir takım erkânları kurallara bağlayarak yazıya geçirmiştir.

Tarîkatın erkânı, tarîkatın sistemini oluşturan düzeni sağlayan kurallardır. Erkânnâmeler çeşitli toplumsal olaylar sırasında (doğum, ölüm, sünnet, evlenme, vb. gibi) kurum mensuplarının nasip alma (kuruma kabul edilme) dervişlik, babalık, halifebabalık, dedebabalık gibi görev alma durumlarında bireylerin görev ve yükümlülüklerini göstermenin yanı– sıra bazı akitleşme (söz verme)leri de içererek bireyin davra–nışlarına yön verecektir.

Bektâşî tarikatında tarikatın pîri Hacı Bektaş Veli’dir. Tarikâtın alt yapısını o oluşturmuştur. Onun Dört Kapı Kırk Makam adıyla oluşturduğu bu sistem tarikâtın seyr-i sülûk’udur.

Kaygusuz Abdâl Bektâşi erkânnâmesi üzerinde düzenlemeler yapar. Bektâşîliğin ilk erkânnâmesini yazan o olur. Böylece Bektâşî tarikâtının ilk tüzük yapıcısı Kaygusuz Abdâl’dır. Balım Sultan ise bu erkânnâmeyi sonradan geliştirmiştir ve kurumlaştırmıştır.

Bugün Bektâşilerde geçerli olan erkânnâme Balım Sultan tarafından düzenlenen erkânnâmedir. Burada Balım Sultan önceki uygulamaları kaldırmamış sadece düzenleyerek tarikatın kurumlaşmasını sağlamıştır. Önceleri sözlü olarak aktarılan uygulamalar yazılı hale getirilmiştir.

Erkânnâmenin içeriğinde yer alan şekil ve uygulamaların hiç biri amaçsız değildir. Bu ritüeller sırasında yapılan her davranışın, kullanılan her sembolün simgelediği bir mana vardır. Belirli bir duruş biçimiyle ya da birkaç şeklin bir arada sergilendiği bir davranış kalıbıyla ortaya konulan anlatım gerçekte sayfalarca bilgi içerdiği içerdiği halde, tek bir şekil ya da davranışa sığdırılmıştır.

Bektaşîlik başlıca iki kola ayrılmaktadır. Bunlardan birincisi Hacı Bektaş Veli’nin evli olduğunu kabul eden Çelebiler koludur. Bu anlayışa mensup olanlar kendilerini Hacı Bektaş Veli’nin soyundan kabul ederler. Bunlara bel oğlu adı verilir. Bu kol Anadolu’da yaygınlık kazanmıştır. İkinci kol mensuplarına Babağân kolu denilir. Bunlar tarikat yoluyla Hacı Bektaş Veli’ye bağlı oldukları için yol oğlu adıyla anılırlar. Bu kola mensup olanlar Hacı Bektaş Velî’nin bekâr-mücerred olduğunu kabul ederler.

Mücerred Bektaşilik anlayışına göre tarîkâtte önemli görevleri olan kişiler şunlardır:

Dedebaba; tüm Dünya’daki Bektâşîlerin başıdır. Törenle seçilen Dedebaba ölene kadar bu görevde kalır.

Halife Baba; Dedebabaya bağlı olarak çalışırlar. Sayıları en fazla on ikidir.

Babalar; Tarîkâtn eğitici kadrosudur. Muhipleri yetiştirmekle görevlidirler.

Rehber; Tarîkâtla girenlere yol gösteren kişidir. Bektâşî tarîkâtinin en zor ve en uzun süreli olan kademesidir.

Talib (muhib); İsteklilik süresini başarı ile bitiren adayın, ikrâr erkânı içinde biatının alınıp tarîkâta kabul edilmesine muhiplik denilir. İkrâr verip nasip alan kişi artık taliptir. İstekli tarîkâta girmek isteyen kimseye denir.

 

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Anneannem Rêya Haq, annem Kızılbaş, ben de Alevi…

Bir Kürt Alevisi ya da Rêya Haq sürek sahibi biri olarak...

Şehit Hevalê Ali’ye son ziyaret ve yoldaşlık hissi

12 Ağustos, Hevalê Ali Şükran’ın ikinci şehadet yıldönümüdür. Arkadaşın şehadet yıldönümünde,...

Yol ve yolcu

Kürt sorunu iki yüzyılı bulan ve her gün kanayan bir sorundur....

Türk misyonerlerin yıldızı: Sıdıka Avar!

M.Kemal’in “Sen misyoner Avar’sın” dediği ve “dağlara ışık taşıyan” efsane öğretmen olarak tanıtılan...
spot_img