Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanan ve iki çocuğu ile birlikte cezaevinde kalan Vesile Yüksel, gönderdiği mektupta babasının da aynı cezaevinde tutuklu bulunduğunu söyledi. Üç kuşak ailesi tutuklu bulunan Yüksel, duruşması için duyarlılık çağrısı yaptı
Son dönemde artan baskı ve tutuklama furyasından çocuklar da nasibini alıyor. Birçok kişi gibi hukuksuz olarak tutuklu bulunan Vesile Yüksel de, iki çocuğu ile birlikte sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor.
2 yaşındaki Arin ve 4 yaşındaki Avesta ile birlikte tutulan Yüksel, Gazete Şûjin’a gönderdiği mektupta cezaevinde yaşadıklarını anlattı. Ailesinden birçok kişinin cezaevinde olduğunu belirten Yüksel, “Neredeyse ailece tutukluyuz. Babam Fettah Tekin’le şuan aynı cezaevinde tutukluyuz. Kardeşim Delil Tekin İzmir’de tutuklu. Kardeşim kısa bir süre önce Nusaybin’de yaşamını yitirdi. 3 kuzenim tutuklu. Çocuklar o nedenle tüm bu yaşananları Kürt oldukları için yaşadıklarını düşünüyor. Ben de buna katılıyorum, bize boyun eğdiriyorlar. Ama tüm bunlara rağmen bir Kürt ve bir anne olarak tüm bunların üstesinden gelecek gücü kendimde görüyorum” ifadelerini kullandı.
Koşullar ağırlaşıyor
Çocuklarının psikolojisinin bozulmaması için, “burası bizim evimiz” diyerek cezaevi koşullarına alıştırmaya çalıştığını anlatan Yüksel, “Ancak her geçen gün koşullar daha da ağırlaşıyor. Bir anda 15 arkadaşımız sürgün oldu. Çocuklarım onları gardiyanların götürdüğünü gördüğü için gardiyan her geldiğinde tedirgin oldular. Bu yetmezmiş gibi sıklıkla koğuşumuz askerler ve gardiyanlar tarafından aranıyor. Avesta’nın resim çizdiği defter sarı kırmızı yeşil renginde olduğu için defterini aldılar. Kızım defterini almak için günlerce ağladı. Onu zor sakinleştirdik. Tüm bunlar çocuk psikolojisine büyük etki ediyor” dedi.
Gardiyanlara güvenmiyorlar
Çocukların haftada bir babalarının yanına gittiğini söyleyen yüksel, “Gardiyanlara güvenmiyorlar. Bana sıkı sıkı sarılıp, ‘Anne bizi sürgün ediyorlar, bırakma bizi’ diyorlar. Onları zor sakinleştiriyoruz. Ama onları haftada bir de olsa dışarı çıkartmak zorundayım. Koğuşumuz dar ve çok soğuk. Çocukların dışarı çıkmaya ihtiyacı var. Çocuklarım döndükten sonra ise, ‘Bizim cezamız bitti biz tahliye olduk. Şimdi yine ceza aldık, cezamız bitince tahliye olacağız’ diyorlar. Çocuklarım daha bu yaşta ceza, cezalandırma, tahliye, sürgün gibi terimler öğrendi ki bu bir çocuğun psikolojisi için oldukça tehlikeli bir durum” dedi. Yüksel 8 Mart’ta görülecek duruşmasına da duyarlılık çağrısı yaptı.
MÊRDÎN