Nisêbîn’e bağlı Xerabê Bava köyünde gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan Gülbahar Toy, Emine Göktürk, Türkan Bayhan gözaltına alınan erkelerle aynı koğuşta tutulurken, köyden alındıklarında ince arayamaya tabi tutulduklarını belirtti. Erkek koğuşunda kalmak istemediklerini dile getirdiklerini ancak itirazlarının reddedildiğini belirten kadınlar, itirafçılığa zorlandıklarını söyledi. Gözaltında yakıp yıkılan yerler ve öldürülen insanların fotoğrafları gösterilerek psikolojik işkence yapıldığını ifade eden Gülbahar Toy, “Gözaltındayken birkaç defa bizi ifadeye çağırdılar, bize köyümüzün fotoğrafını gösterdiler, böyle yapmışız dediler” dedi. Ev, apartman vaadi Gözaltına alınırken işkenceye maruz bırakıldıklarını belirten Emine Göktürk de şunları anlattı: “Askerler köyü ilk bastığında kapımız açıktı, kapıyı vurup içeri girdiler. Köydeki polisler ve askerler ellerinden gelseydi bizi vururlardı. Daha sonra Nusaybin’e getirdiler. Bana, ‘sığınakların yerini söyle’ diyorlardı ama neden bahsettiklerini bilmiyordum. ‘Gelin size ev, apartman yapacağız, köyünüzün hepsini yakacağız’ diyorlardı. Yani bizim köyü boşaltıp bırakmamızı istiyorlardı. Bana bir belge verdiler, imza atmadım. Biz daha köydeyken, birkaç kişinin evini yakmışlardı. İşkence edilen Abdi Aykut’un evini yakmışlardı. ‘Abdi o köye geldiğinde onu köyden kovun, ona selam vermeyin’ diyorlardı.” MÊRDÎN / ŞUJIN