Ana SayfaGüncel Haberler‘Mülteci hayattan kurtulmak istiyoruz’

‘Mülteci hayattan kurtulmak istiyoruz’

Suriye’den Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Şerif ailesi, 3 odalı evde 9 kişi kalıyor. 5 kişinin çalışmasına rağmen geçinemediklerini ifade eden aile, vatan hasreti çektiklerini söyleyerek, ‘Bir an önce savaşın bitmesini ve mülteci hayattan kurtulmak istiyoruz’ dedi
uriye’de yaşanan savaş nedeniyle DAİŞ’in zulmünden kaçarak 3 yıl önce Türkiye’ye yerleşen binlerce mülteci aileden biri de Türkmen olan Şerif ailesi. Suriye’nin Halep kentinden Adana’ya göç eden Şerif ailesi, Seyhan ilçesine bağlı Kocavezir Mahallesi’nde kiraladıkları 3 odalı bir evde 9 kişi kalıyor. Ailede 5 kişinin çalışmasına rağmen geçimlerini sağlayamadıklarını belirten Ömer Şerif, Türkiye’de yaşam şartlarının çok zor olduğunu söyledi.
Kendisinin haftalık 300 TL’ye Seyhan ilçesinde bulunan Büyüksaat ayakkabıcılar sitesinde sayacılık yaptığını belirten Şerif, Türkiye’ye gelmeden önce yaşadıklarını şu ifadelerle dile getiriyor: “Halep’te üç katlı bir evimiz vardı. Dükkanlarımız vardı. Halep’in çetelerin kontrolüne girmesi sonrası babamı öldürdüler. Bu katliamlarla insanların ellerinde ne varsa alarak kendilerine muhtaç hale getiriyordu. Çeteciler hakim olduğu yerlerde insanların çalışmasını yasaklayarak, insanların aç kalmasını sağlayıp, bu insanları yanlarında savaşmaya zorluyordu. Biz bunu kabul etmeyerek kardeşlerim, annem ve eşim ile birlikte Türkiye’ye geldik.”

Çok emek az para!

Baba mesleği olan sayacılığı 10 yaşından beri yaptığını belirten Şerif, ailesinden 5 kişinin çalıştığı halde kazandıkları paranın kendilerine yetmediğini belirterek, “Sayacılığı severek yapıyorum. Suriye’de 4 ay çalışarak bir yıl geçimimi sağlayabiliyordum. Türkiye’de ise sabahtan akşama kadar çalışmamıza rağmen geçimimizi sağlayamıyoruz” diyerek Türkiye’de çalışmanın çok zor olduğunu söyledi.

Savaşın bitmesini istiyoruz

Türkiye’ye geldikleri ilk zamanlarda çeşitli işlerde çalıştığını aktaran Şerif, iş sahiplerinin, normal işçilere verdiği yevmiyenin çok altında bir ücretle çalıştırdıklarını ve birçoğunun da paralarını vermediğini belirtti. Şerif, artık kendi bildiği işi olan sayacılığı yaptığı için zorlanmadığını ve hakkı olan ücreti aldığını anlattı. Şerif, “Emeğimin hakkını alıyorum. Sayacılık diğer işler gibi değil. Burada parça başı çalışıyoruz. Hakkımı alıyorum. Türkiye’de geçim çok zor” şeklinde konuştu.

Şerif, kendisi ile birlikte çalışan Muhammed Babi’nin Suriye’de zengin biri olduğunu ve DAİŞ’in zulmünden dolayı hafızasını kaybettiğini anlattı. 3 aydır Babi’nin Türkiye’de olduğunu ve sayacılık yaptığını söyleyen Şerif, savaşın biteceği günü özlemle beklediğini anlattı. Şerif, “Vatan özlemi çekiyoruz. Bizler tekrardan toprağımıza döneceğiz. Bir an önce savaşın bitmesini bu mülteci hayattan kurtulmak istiyoruz” dedi.

ADANA

spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Solingen Alevi Kültür Merkezi 30. yılını kutladı

Solingen Alevi Kültür Merkezi, 30. kuruluş yılını geniş bir katılımla kutladı. Etkinlikte, toplumsal birlik ve kültürel aktarım temaları ön plana çıkarken, Alevi toplumunun inanç özgürlüğü ve yasal tanınma talepleri dile getirildi.

Koçgiri Katliamı anmasında tarihsel hafıza vurgusu!

Koçgiri Katliamı'nın yıldönümü dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen anma etkinliği, tarihsel hafızanın korunması ve toplumsal yüzleşme ihtiyacını vurguladı. Gazi Cemevi'nde gerçekleştirilen panelde, katılımcılar olayları yeniden hatırlarken, tarihçi Alişan Akpınar ve

Alevi Konferansında Barış ve Demokrasi Vurgusu Yapıldı

Almanya'nın Augsburg kentinde düzenlenen "Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı"nda, Türkiye ve Avrupa'da toplumsal barış için çözüm önerileri tartışıldı. Katılımcılar, demokratik değerlerin güçlendirilmesi ve kalıcı barış için gerekli adımları vurguladı.

Jülide Kural, Dersimde Rosa Luxemburgu sahneye taşıdı

Jülide Kural, Dersim'de sahnelenen "Ben Rosa Luxemburg" oyunu ile Rosa Luxemburg'un yaşamını ve mücadelesini izleyicilere aktardı. Oyun, büyük ilgi gördü ve Kural, Rosa'nın tarihsel mücadelesinin gençler tarafından yeniden okunması gerektiğini vurguladı.
spot_img