İstanbul’a yapılan 3. köprü ile ekolojik yıkım üzerinden yeni inşaat rant sahaları yaratıldı. Osmangazi Köprüsü’nün maliyeti 1 milyar dolar civarında. Yapımına harcanan bu paranın tamamı, aralarında Halkbank ve Vakıflar Bankası gibi devlet bankalarının da olduğu 9 bankadan AKP’nin verdiği gelir garantisi karşılığı kredi olarak temin edilmiş ve müteahhidin (yüklenicinin) cebinden hiç para çıkmadan inşa edilmiştir. AKP iktidarı tarafından yükleniciye verilen araç geçiş garantisi günlük 40 bin araçtır. KDV hariç Osmangazi Köprüsü’nün günlük gelir garantisi 1.400.000 USD, yıllık gelir garantisi ise 511.000.000 USD’dir. Araç geçerse geçenlerden, geçmezse bütçeden yani halkın cebinden yükleniciye ödenecektir. Bu ödemeler 15 Temmuz 2035 tarihine kadar taahhüt edilmiştir.
Çanakkale köprüsü!
Köprünün yapılma kararı kesinleştikten sonra köprüyol güzergahı ve çevresindeki arazilerin özellikle yabancı yatırımcılar tarafından toplandığı biliniyor. Bu talanın gün geçtikçe çoğalmasıyla birlikte yeni bir ekolojik yıkım da burada başlayacak. Termik santraller, RES’ler ve madenler ile adeta kuşatılmış olan bölgede bu köprü ekolojik yıkıma son noktayı koyacak. Çanakkale köprüsü de Osmangazi Köprüsü gibi bir takım garantiler verilerek ihale ediliyor. Bu köprüden geçiş miktarı günlük 45 bin araç geçişi olarak belirlenmiş. Yap-İşlet-Devret modeli ile ‘halkın cebinden beş kuruş çıkmayacak’ yalanları eşliğinde köprünün temeli bugün atılıyor. Bu köprüden geçiş ücreti ise 15 Avro + KDV olarak belirlenmiş. Yani bugün için ortalam 65 lira. Şuan gemilerle boğazdan karşıya geçiş ücreti ise 25 lira. Köprüyü, Daelim-Limak-SK-Yapı Merkezi’nden oluşan ortak girişim grubu inşa edecek. Bu şirketlerin de ceplerinden beş kuruş çıkmadan kamu bankalarının ve TC Devletinin garantörlüğü ile kredilendirilecek. Nasıl yağma ama!