Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 yıldır görülen 154 sanıklı “KCK Ana Dava”da 111 kişiye ceza verildi. 43 sanık beraat etti. Dava süresince yaşamını yitiren 4 sanığın dosyası düşürüldü.
dihaber’de yer alan habere göre, 2009 yılında “KCK” adı altında başlatılan operasyonlarda, aralarında eş genel başkanlar, milletvekili, belediye eşbaşkanları, meclis üyeleri, siyasetçiler, insan hakları savunucuları, gazeteci ve aydınların bulunduğu 154 siyasetçinin 8 yıldır yargılandığı “Ana Dava”da karar çıktı.
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün son sözlerine alınmasının ardından bugün saat 16.00’da karar için mahkeme salonu hazır edildi. Tutuklu ve tutuksuz hiç bir sanığın katılmadığı duruşmada 100’ü aşkın avukat hazır bulundu.
Ceza yağdı
Mahkeme, avukatların içeri girmesiyle birlikte kararını açıklamaya başladı. Şu ana kadar kararı okunan isimler ve aldıkları cezalar şöyle:
DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, eski Van Milletvekili Kemal Aktaş, Bayram Altun, Mehmet Taş, Serdar Kızılkaya, Hüseyin Yılmaz, Salih Akdoğan, Turan Genç, Çimen Işık, Zühre Bozacı, Mehmet Selim ve Bayram Altun, Herdem Kızılkaya, Lütfü Dağ, Ahmet Birsin’e “örgüt yöneticisi olmak” iddiasından 21’er yıl hapis cezası, Ercan Akyol’a ise 18 yıl ceza verildi.
Görevden uzaklaştırılan tutuklu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı 6 yıl 3 ay, eski milletvekili Demir Çelik 6 yıl 3 ay, DTK Eş Başkanı Hatip Dicle’ye 9 yıl, Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk’e 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
Ne olmuştu? 14 Nisan 2009’da Diyarbakır’da “KCK” adı altında Kürt siyasetçilere yönelik başlayan; tüm illere yayılan, sivil toplum örgütü yöneticileri, aydın, yazar, gazeteci ve avukatlara kadar uzanan yoğun gözaltı ve tutuklama operasyonları başlatıldı. 2009 yılından başlayıp günümüze kadar devam eden “KCK Ana Dava” soruşturması, 2007 yılının Şubat ayında Diyarbakır’da yapılan bir “ihbar” üzerine başlatıldı. İki yılı aşkın süre devam eden soruşturma kapsamında DTP’nin binaları, yerel yönetim büroları, siyasi faaliyetler, toplantılar, telefon görüşmeleri dinlenerek kayıt altına alındı. “KCK” adı altında yapılan operasyonlarla kapatılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) ve BDP’nin tüm siyasal faaliyetleri ceza soruşturmalarının hedefi haline getirildi. İlk olarak 14 Nisan 2009’da “KCK” adı altında Diyarbakır’da başlatılan operasyonda “KCK/ Türkiye Meclisi (TM) yöneticisi” oldukları ileri sürülen 72 siyasetçi gözaltına alındı. Mahkemeye sevk edilen aralarında 3’ü kapatılan DTP’nin eş genel başkan yardımcılarının da bulunduğu 52 kişi tutuklandı. 2009 yılında başlatılan “KCK” operasyonlarının son ve en büyük dalgasında Diyarbakır başta olmak üzere İstanbul, Ankara, Siirt, Van, Şırnak, Batman, Urfa ve Mardin olmak üzere 9 ilde 25 Aralık’ta eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonda 10 DTP’li belediye başkanı olmak üzere toplam 76 siyasetçi gözaltına alındı. Aralarında DTK Eş Başkanı Hatip Dicle, 7 belediye başkanının da bulunduğu 23 kişi tutuklandı. Bu operasyonda gözaltına alınan siyasetçilerin Diyarbakır Adliyesi’ne getirilip tek sıra halinde dizilerek, elleri kelepçeli bir şekilde fotoğraflarının çekilmesi tartışmalara neden oldu. Bu fotoğraf karesi davanın sembolü haline geldi. Gelen tepkiler üzerine İçişleri Bakanlığı, bu fotoğrafı çekenler hakkında soruşturma başlattığını açıkladı. Ancak bu soruşturmanın açılıp açılmadığı konusunda avukatlar herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşamadı.
Ne olmuştu?
14 Nisan 2009’da Diyarbakır’da “KCK” adı altında Kürt siyasetçilere yönelik başlayan; tüm illere yayılan, sivil toplum örgütü yöneticileri, aydın, yazar, gazeteci ve avukatlara kadar uzanan yoğun gözaltı ve tutuklama operasyonları başlatıldı. 2009 yılından başlayıp günümüze kadar devam eden “KCK Ana Dava” soruşturması, 2007 yılının Şubat ayında Diyarbakır’da yapılan bir “ihbar” üzerine başlatıldı.
İki yılı aşkın süre devam eden soruşturma kapsamında DTP’nin binaları, yerel yönetim büroları, siyasi faaliyetler, toplantılar, telefon görüşmeleri dinlenerek kayıt altına alındı. “KCK” adı altında yapılan operasyonlarla kapatılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) ve BDP’nin tüm siyasal faaliyetleri ceza soruşturmalarının hedefi haline getirildi. İlk olarak 14 Nisan 2009’da “KCK” adı altında Diyarbakır’da başlatılan operasyonda “KCK/ Türkiye Meclisi (TM) yöneticisi” oldukları ileri sürülen 72 siyasetçi gözaltına alındı. Mahkemeye sevk edilen aralarında 3’ü kapatılan DTP’nin eş genel başkan yardımcılarının da bulunduğu 52 kişi tutuklandı.
2009 yılında başlatılan “KCK” operasyonlarının son ve en büyük dalgasında Diyarbakır başta olmak üzere İstanbul, Ankara, Siirt, Van, Şırnak, Batman, Urfa ve Mardin olmak üzere 9 ilde 25 Aralık’ta eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonda 10 DTP’li belediye başkanı olmak üzere toplam 76 siyasetçi gözaltına alındı. Aralarında DTK Eş Başkanı Hatip Dicle, 7 belediye başkanının da bulunduğu 23 kişi tutuklandı. Bu operasyonda gözaltına alınan siyasetçilerin Diyarbakır Adliyesi’ne getirilip tek sıra halinde dizilerek, elleri kelepçeli bir şekilde fotoğraflarının çekilmesi tartışmalara neden oldu. Bu fotoğraf karesi davanın sembolü haline geldi. Gelen tepkiler üzerine İçişleri Bakanlığı, bu fotoğrafı çekenler hakkında soruşturma başlattığını açıkladı. Ancak bu soruşturmanın açılıp açılmadığı konusunda avukatlar herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşamadı.