Kürtçe açılımı ‘Kürdistan Topluluklar Birliği’’ KCK davasının 18.10.2010 günü Diyarbakır’da başlamasıyla bu tarihi davanın sanıklarıyla dayanışma sağlamak amacıyla yüzlerce avukatla birlikte ilk duruşmasına bende katılmıştım.
Sanıklar, bizden önce duruşma salonuna alınmışlardı. Biz avukatlar duruşma salonundaki yerlerimizi almaya ilerlerken sanıklar, sevgilerini ifade eden tebessümlerle bizlere bakıyorlardı. Sanıklar, duruşma solunun orta yerinde yer almışlardı. Avukatlara da sanıkların hemen etrafında yer ayırmışlardı. Sanıklarla aramızdaki ilk iletişim sıcak tebessümlü selamlaşmalarla başlamıştı. Bu sırada gözlerim sanıklar arasında bizim Sevdilli’li Besime Koncayı arıyordu. Besime’nin çocukluğunu biliyordum ama uzun yıllar görmemiştim. Görmem mümkün de değildi, çünkü Besime daha evelce siyasi suçlu olarak yedi sene cezaevinde kalmıştı. Belki tanıyabilirim diye gözlerim tek tek sanıkları tarıyordu. Ancak tüm dikkatli bakışlarıma rağmen Besime’yi çıkaramayınca bu defa çareyi sormakta buldum. ‘‘çocuklar’’ dedim ‘‘Besime Konca hanginiz..’’ der demez hemen önümde oturan gencecik, esmer, siyah saçlı güler yüzlü sanık ayağa kalkarak, Besime benim demez mi… Şaşırmıştım! Meğer bizim Besime hemen önümde oturuyormuş. Böyle ilginç bir tesadüfe binde bir rastlanır. Sonra kendimi tanıtım. O sırada duruşma henüz başlamadığı için rahat hareket ediyorduk; sarıldık öpüştük. Besime ile akrabayız; ‘‘bak’’ dedim, ‘‘demek kan kanı çekiyormuş.’’ Gülüştük. Avukat yoklaması sırasında mahkeme başkanı kimin avukatı olduğumu sorunca ‘Besime Konca’nın avukatıyım’ dedim. O an baktım, Besime’nin gözleri ıslaktı.
KCK davasın en dikkat çeken tarafı, sanık yoklaması sırasında yaşandı. Sanık yoklaması sırasında ismi okunan her sanık, ‘‘buradıyım’’ yerine Kürtçe ‘EZ Lİ VİRİM’ (buradayım) diyerek cevap veriyordu. Bu cevap, öyle Türkçeyi bilmemekten değil, ya da laf olsun diye verilen sıradan bir cevap değildi. Sanıklar, ana dilleriyle cevap vermekle tüm dünyaya ‘’Kürtler vardır, biz Kürt’üz ve işte şimdi buradayız.’’ Mesajını vermek istiyorlardı. Yine sanıkların bu davada savunmalarını Kürtçe yapmakla yüz yılların inkarcılığına karşı koydukları kararlı duruşlarının seslenişiydi.
Bu davanın her duruşmasında, ister istemez geçmişe dalıp gidiyordum. Geçmişte Kürtleri yargılayan mahkemeleri, o mahkemelerde yaşanan haksızlıkları… Sonra Besime Konca’nın idam edilen dedeleri Seyit Rıza’ları, Şeyh Sait’leri düşünüyordum. İşte ‘‘Ez Li Virim’’ cevabı, Kürt inkarcılığına karşı sergilenen mücadelelerin bitmediği ve bitmeyeceğinin haykırışıydı.
Bu mücadelenin içinde genç yaşta yer alan HDP Siirt milietvekili Bizim Besime 03.05.2017 günü Kandıra cezaevinde tahliye oldu. Besime’ye ‘‘özgürlüğe hoş geldin…’’ diyerek bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum.