Ana SayfaGüncel HaberlerKayıp mezhep gün yüzüne...

Kayıp mezhep gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor

kKarahallı’da kadınların öncülük ettiği Hıristiyanlığın kayıp mezhebi olarak bilinen Montanizm’e ait kalıntıların bulunduğu Pepuza Antik Kenti, 17 yıldır gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor.

Uşak’ın önemli tarihi merkezlerinden biri olan Karahallı ilçesinde, Hıristiyanlığın kayıp mezhebi olarak adlandırılan Montanizm’e ait kalıntıların bulunduğu kilise ve milattan sonra 2’nci yüzyıla ait Pepouza Antik Kenti halen gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Montanizm’e ait kalıntılar ilk olarak 2000 yılında Karahallı’da Alman Profesör Dr. Peter Lampe ve ABD’li William Tabbernee’nin Karayakuplu köyünde yüzey çalışması yaptıkları sırada Pepuza Antik Kenti’nin saptanmasıyla ortaya çıktı. Kısa süreli çalışmaların ardından bir daha Prof. Dr. Lampe ve Prof. Dr. Tabbernee’ye kazı yapmaları için izin verilmediği gibi, Montaizm mezhebi kalıntılarına ilişkin de 17 yıldır herhangi bir çalışma yapılmadı.

KALINTILAR ORTADA, YETKİLİ YOK

Konuya dair telefon ile ulaştığımız Uşak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi ile Uşak Valiliği Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü “Yetkili yok” diyerek, çalışmaların neden durdurulduğuna dair bilgi vermekten kaçındı.

KADINLARIN ÖNCÜLÜK ETTİĞİ BİR MEZHEP

Hıristiyanlık üzerine incelemeleri konu alan tarih kitaplarında Montanizm, İsa’dan sonra 165 yılında Frigya’da ortaya çıkan ve ilk dönem Hristiyanları tarafından kurulan bir mezhep olarak anlatılıyor. Montanizm’in önderi Montanus’un Pepuza antik kentini merkez olarak seçtiği ve tarihte İtalya’dan Kuzey Afrika’ya kadar birçok Montanist’in hac merkezi olarak kullanıldığı belirtiliyor. Kadınlara özel bir önem veren Montanizm, kadınların rahip kurulunda yer almasını kabul eden tek Hristiyan mezhebi. Kuruluşundan sonra hızla yayılan, Roma ve bugünkü İstanbul’a kadar uzanan mezhebin Frigya uygarlığındaki ana tanrıça Kybele kültüründen etkilendiği, kadınlara toplumda ve kilise yönetiminde erkeklerle eşit rol verdiği belirtiliyor. Hareketin önderi Montanus’dan sonra en önemli iki ismi Priscilla ve Maximilla isimli iki kadın olan mezhebin İtalya ve Kuzey Afrika’da halen savunucuları mevcut. Pepuza Antik Kenti’nin zaman içinde bölgenin dışında yaşayanlar için bir hac merkezi haline dönüştüğü de belirtilirken, milattan sonra 6’ncı yüzyılda Bizans İmparatoru Justinianus yönetiminin baskılarına dayanamayan Montanistlerin ise kendilerini kiliseye kapatarak yaktıkları anlatılıyor.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Solingen Alevi Kültür Merkezi 30. yılını kutladı

Solingen Alevi Kültür Merkezi, 30. kuruluş yılını geniş bir katılımla kutladı. Etkinlikte, toplumsal birlik ve kültürel aktarım temaları ön plana çıkarken, Alevi toplumunun inanç özgürlüğü ve yasal tanınma talepleri dile getirildi.

Koçgiri Katliamı anmasında tarihsel hafıza vurgusu!

Koçgiri Katliamı'nın yıldönümü dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen anma etkinliği, tarihsel hafızanın korunması ve toplumsal yüzleşme ihtiyacını vurguladı. Gazi Cemevi'nde gerçekleştirilen panelde, katılımcılar olayları yeniden hatırlarken, tarihçi Alişan Akpınar ve

Alevi Konferansında Barış ve Demokrasi Vurgusu Yapıldı

Almanya'nın Augsburg kentinde düzenlenen "Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı"nda, Türkiye ve Avrupa'da toplumsal barış için çözüm önerileri tartışıldı. Katılımcılar, demokratik değerlerin güçlendirilmesi ve kalıcı barış için gerekli adımları vurguladı.

Jülide Kural, Dersimde Rosa Luxemburgu sahneye taşıdı

Jülide Kural, Dersim'de sahnelenen "Ben Rosa Luxemburg" oyunu ile Rosa Luxemburg'un yaşamını ve mücadelesini izleyicilere aktardı. Oyun, büyük ilgi gördü ve Kural, Rosa'nın tarihsel mücadelesinin gençler tarafından yeniden okunması gerektiğini vurguladı.
spot_img