Ana SayfaGüncel Haberler‘Tekirdağ Cezaevi’nde mahremiyet alanı...

‘Tekirdağ Cezaevi’nde mahremiyet alanı diye bir yer kalmamıştır’

Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde tutulan İhsan Kartal, hastaneye gidiş gelişte parmak izi uygulamasına zorlandıklarını ve cezaevinin her yerine yerleştirilen kameralarla özel yaşamlarının ihlal edildiğini aktardı.

Türkiye cezaevlerindeki hak ihlalleri devam ediyor. Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan İhsan Kartal yazdığı mektupla cezaevinde yaşananları aktardı.

Kartal, son dönemlerde cezaevlerindeki tutuklulara yönelik zorlayıcı uygulamaların hayata geçirildiğini belirterek, şunları söyledi: “Son zamanlarda özellikle hastane ve mahkemeye gidiş gelişlerinde hak ihlalleri yaşanıyor. Gidiş-gelişlerde parmak uygulaması diye bir uygulama getirdiler. Bu uygulama insani değil, çünkü mahkeme ve hastaneye gidiş-gelişte de parmak izi veriliyor, alınıyor ve gelişte de eşleştiriliyor. Bu uygulama Adalet Bakanlığı tarafından zorunlu hale getirilmiş. Örneğin, kalp krizi geçiren bir insan sedye üzerinde ‘Ben parmak izi vermem’ dediği zaman, o insanı o halde tekrar geri getirip ölüme terk ederler. Bunun adı da insanları öldürmektir.”

Yaşam alanlarının kameralarla gözetlendiğini belirten Kartal, “Bulunduğumuz cezaevinde, cezaevinin dört tarafı mobese kameralarla adeta donatılmış durumda. Her 20 metrede birkaç mobese yerleştirilmiş, cezaevinin çatılarına mobese yerleştirmişler. Bu da yetmemiş gibi her hücrenin avlusuna da kamera yerleştirmişler. Yani kamerasız kalan tek yer hücrenin içidir. Tutukluların mahremiyet alanı diye bir yer kalmamıştır. Bu uygulama insani değil” dedi.

‘TECRİDE BÜTÜN DÜNYA ORTAK’

Kartal, şunları ifade etti: “2011 yılında bu yana İmralı Cezaevi’nde başlayan tecrit ve özel uygulamaları bir insan olarak beni, bizi çok ciddi anlamda zorlamaktadır. Bütün dünya da bu tecridin hukukla alakası olmadığını biliyor. Bu tecrit politikasının özel bir uygulama olduğunu İmralı şahsında bizlere ve Kürt halkına dayatılan bir zulüm olduğunu bizler biliyoruz. Bütün dünyanın ortak üzerinde durduğu ve kabul ettiği hukuka aykırı olmasına rağmen, bütün dünya adeta bu insanlık dışı tecride ortak olmuş durumda. Bir yandan demokrasinin temsilcisi olduklarını iddia ediyorlar. Öte yandan bu tecride karşı üç maymunu oynuyorlar.”

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Solingen Alevi Kültür Merkezi 30. yılını kutladı

Solingen Alevi Kültür Merkezi, 30. kuruluş yılını geniş bir katılımla kutladı. Etkinlikte, toplumsal birlik ve kültürel aktarım temaları ön plana çıkarken, Alevi toplumunun inanç özgürlüğü ve yasal tanınma talepleri dile getirildi.

Koçgiri Katliamı anmasında tarihsel hafıza vurgusu!

Koçgiri Katliamı'nın yıldönümü dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen anma etkinliği, tarihsel hafızanın korunması ve toplumsal yüzleşme ihtiyacını vurguladı. Gazi Cemevi'nde gerçekleştirilen panelde, katılımcılar olayları yeniden hatırlarken, tarihçi Alişan Akpınar ve

Alevi Konferansında Barış ve Demokrasi Vurgusu Yapıldı

Almanya'nın Augsburg kentinde düzenlenen "Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı"nda, Türkiye ve Avrupa'da toplumsal barış için çözüm önerileri tartışıldı. Katılımcılar, demokratik değerlerin güçlendirilmesi ve kalıcı barış için gerekli adımları vurguladı.

Jülide Kural, Dersimde Rosa Luxemburgu sahneye taşıdı

Jülide Kural, Dersim'de sahnelenen "Ben Rosa Luxemburg" oyunu ile Rosa Luxemburg'un yaşamını ve mücadelesini izleyicilere aktardı. Oyun, büyük ilgi gördü ve Kural, Rosa'nın tarihsel mücadelesinin gençler tarafından yeniden okunması gerektiğini vurguladı.
spot_img