Ana SayfaGüncel HaberlerKatar’dan ortak bildiriye tepki

Katar’dan ortak bildiriye tepki

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman el Sani, 4 ülkenin ortak bildirisine tepki göstererek, “Listedeki çoğu kişi hayatları boyunca Katar’da bulunmadı” dedi.

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman el Sani, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile Wolfenbüttel kentinde görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. El Sani’nin gündemin de Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır’ın ortak yayınladığı bildiri vardı.

El Sani, 4 ülkenin ortak yayınladığı ve içinde “terörle bağlantılı” 59 kişi ve kuruluşun yer aldığı listeyle ile ilgili “Burada yer alan kişilerin ve örgütlerin büyük bir bölümünün Katar ile ilişkisi olmadığını gördük” dedi ve çoğu ismin hayatı boyunca Katar’da bulunmadığını dile getirdi.

Listenin Katar’a karşı sebepsizce suçlamaların bir parçası olduğunu belirten El Sani, listede güvenlik konseyinin bazı üyelerinin veya hiçbir örgüte üye olmayan gazetecilerin isimlerinin yer aldığını kaydetti.

‘ARKA PLANI ANLATACAĞIZ’

Fahri çalışmalar gerçekleştiren ve Birleşmiş Milletler’e (BM) danışmanlık yapan örgütlerin de listede bulunduğuna dikkati çeken El Sani, “Biz bu listeye baktık ve burada yer alan kişilerin ve örgütlerin büyük bir bölümünün Katar ile ilişkisi olmadığını gördük” dedi.

Bu tür terör listelerinin uluslararası standartlara uygun olması gerektiğini, ancak bu listede bu tür standartların bulunmadığına işaret eden El Sani, “Bu liste için böyle standart bilmiyoruz. Burada bize karşı sebepsiz suçlamalarda bulunuyor” şeklinde konuştu. El Sani, kendilerinin bu listeyi derinlemesine tartışmayacaklarını belirterek, bunun yerine listede Katar ile bağlantısı olmayan insanlarla ilgili arka planı anlatacaklarını kaydetti.

‘ULUSLARARASI HUKUK İHLAL EDİLİYOR’

El Sani, ülkesine ekonomik abluka uygulandığını, bunun bir dizi Körfez ülkesi tarafından Katar’ın toplu bir şekilde cezalandırılması anlamına geldiğini ifade etti. “Bununla uluslararası ve insani hukuk ihlal ediliyor” diyen El Sani, bunun Körfez’deki toplumlar için olumsuz etkisi olacağını aktardı. El Sani, bu uygulamaların düşman ülkelere karşı bile alınmadığını, ancak şimdi Körfez’de iş birliği içinde bulunan dost bir ülkeye karşı uygulandığına işaret etti.

Bunun sebeplerini sorduklarını ifade eden El Sani, “Katar hangi suçu işledi ki bu şekilde cezalandırılıyor. Uluslararası hukuk ihlal edilerek. Uluslararası standartlar ve yasalar var. Modern bir çağda yaşıyoruz. Orman kanunlarının geçerli olduğu zamanda değil” dedi. Diyalog ve diplomasiden yana olduklarını belirten El Sani, bu krizi azaltmaya çalışan ülkelere de teşekkür etti.

ALMANYA: BÜYÜK ENDİŞE DUYUYORUZ

Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel de, Körfez’deki krizi çözmek için uluslararası alanda çalışıldığını belirterek, ortak bir şekilde ihtilafların bertaraf edilmesi ve gerginliğin daha fazla artmaması konusunda görüşmelerin yapılacağına ilişkin ümitli olduğunu belirtti. Körfez bölgesinde istikrara ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Gabriel, “Körfez bölgesindeki gelişmelerden dolayı uluslararası toplum ve Almanya büyük endişe duyuyor” dedi.

Bölgede zaten derin ihtilafların yaşandığını kaydeden Gabriel, Almanya’nın Körfez ülkeleriyle iyi ilişkilere sahip olduğunu ve ihtilafın barışçıl bir şekilde çözülmesinin herkesin çıkarına olacağını kaydetti. Avrupa kıtasının tarihinde ülkelerin birbiriyle görüşmemelerinin çok kötü sonuçlar doğurduğunu anımsatan Gabriel, şimdi Körfez’de diplomasi vakti olduğunu belirtti.

Gabriel, gerginliğin artmaması ve sorunun hızlı bir şekilde çözülmesi için herkesin elinden geleni yapacağını kaydetti. Katar’ın DAİŞ’e karşı mücadele koalisyonunun bir parçası olduğunu da hatırlatan Gabriel, koalisyonda bir arada kalınması gerektiğini belirtti.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz, direnişin ve özgürlüğün simgesi olmalıdır!

Demokratik Alevi Dernekleri, 2026 Newroz'u vesilesiyle yaptığı açıklamada, Newroz'un direniş ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak, halkların birlik ve dayanışma içinde savaş politikalarına karşı durmaları gerektiğini ifade etti. Açıklamada, Newroz'un tarihsel kökleri ve Alevi in

Frankfurtta Sivil Darbeye Karşı Demokrasi Mitingi

Frankfurt'ta, Türkiye'deki sivil darbe sürecinin birinci yıl dönümünde CHP tarafından düzenlenen mitingde, demokrasi savunucuları bir araya geldi. Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şahin Karasu, Türkiye'deki baskılara karşı durarak, özgür basın ve bağımsız yargının önemini vurguladı

Gazi Cemevinde Newroz cemi: Barış ve dayanışma vurgusu

Gazi Cemevi'nde 20 Mart 2026'da gerçekleştirilen Newroz cemi, barış, kardeşlik ve dayanışma temalarını ön plana çıkararak Alevi inancının önemini vurguladı. Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş, etkinliğin toplumsal barışa katkıda bulunmayı amaçladığını ve Newroz'un

Alevilikte Ramazan Ceminin varlığı tartışması!

Türkiye Alevi Federasyonu, bazı cemevlerinde gerçekleştirilen "Ramazan Cemi" uygulamasına karşı çıkarak, Aleviliğin kendi inanç ve ritüellerine sahip bağımsız bir yol olduğunu vurguladı ve Ramazan Bayramı ile oruç uygulamalarının Alevilikte yer almadığını belirtti.
spot_img