Ana SayfaGüncel HaberlerAğır hasta tutuklunun babası:...

Ağır hasta tutuklunun babası: Oğlumun hayatından Cumhurbaşkanı sorumlu

Her geçen gün durumu kötüye giden ağır hasta tutuklu İdris Başaran’ın tedavisinin yapılmadığını belirten babası Mehmet Emin Başaran, oğlunun hayatından Adalet Bakanı başta olmak üzere Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın sorumlu olduğunu söyledi.

Türkiye cezaevlerinde 900 hasta tutuklu bulunuyor. Bunlardan 370’inin ağır hasta tutuklu olduğu belirtiliyor. Ağır hasta tutuklu olan İdris Başaran bunlardan sadece biri. Adana’da 1994 yılında gözaltına alınan ve 19 gün boyunca işkence gördükten sonra PKK davasından müebbet cezası verilen hasta tutuklu Başaran, adeta ölümle pençeleşiyor. Adana Kürkçüler Cezaevi, Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi, Muş E Tipi Kapalı Cezaevi gibi birçok cezaevinde kalan Başaran, en son Bursa H Tipi Kapalı Cezaevine sevk edildi. Başaran, cezaevinde kaldığı yıllarda yakalandığı kronik bronşit, astım, kalp ritim bozukluğu, ciğerlerde iltihap, mide mikrobik yaralar gibi hastalıklarla boğuşuyor. Sağlık sorunlarının ağırlığı nedeniyle 2006 yılında mide kanaması ve kalp krizi dahi geçiren Başaran, aynı tarihte kısmi felç geçirdi.

ADLİ TIP KURUMUNA GÖTÜRÜLMEKTEN VAZGEÇTİLER

Başaran, cezaevinde yakalandığı bağırsak hastalığı nedeniyle Silifke Devlet Hastanesi’nde ameliyat oldu. Ameliyatının ardından tedavisinin devam etmesi için hastanede gözetim altında tutulmak yerine cezaevine gönderilen Başaran, 8 yıl Silifke Cezaevi’nde yattıktan sonra 2011 yılında Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi’ne götürüldü ve burada 3 gün boyunca tek kişilik hücrede tutulduğu için kalp krizi geçirdi. Duran kalbi elektroşokla çalıştırılan Başaran, bağırsak ve guatrdan dolayı 3 kez ameliyat geçirdi ve 2013’te anjiyo oldu.

Başaran’ın babası Mehmet Emin Başaran, oğlunun Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’ne sevk edildikten sonra Adli Tıp Kurumu’na götürülecekken türlü bahanelerle götürülmediğini kaydetti.

‘RAPORU BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE KAYBETTİLER’

Oğlunun en son 2015 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde gördüğü tedavinin ardından kendisine “Cezaevinde kalamaz” raporunun verildiğini belirten baba Başaran, “Daha sonra cezaevi idaresi bir şekilde o raporu kaybettirdi. Cezaevinde bir insanın raporu kaybolmasının imkanı var mıdır? Cezaevi idaresine sanki hırsız mı girmiş? Bilinçli bir şekilde bu raporu kaybettiler. Avukat raporun kaybedilmesi üzerine idare hakkında suç duyurusunda bulundu. Uluslararası kurumlara da başvuru yaptık, lakin hiçbir yer bize geri dönüş yapmadı” ifadelerini kullandı. Oğlunun Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’ndeyken birkaç kez merdivenlerden düşüp bayıldığını dile getiren baba Başaran, “Doktorlar tek başına kalmaması gerektiğini söylüyorlar. Çünkü bazen bayılıyor. Fakat hastanede kendine geldiğinde tedavi etmeden tekrar cezaevine geri götürüyorlar. Devlet onlara hiçbir tedavi yapmıyor. Bir ağrı kesici verip gönderiyorlar” dedi.

‘OĞLUMUN SAĞLIĞI İÇİN ENDİŞELENİYORUM’

Şu an oğlunun Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi’nde olduğunu belirten baba Başaran, tutukluların birbiriyle olan iletişimlerinin kesildiğini aktararak, dışarıdaki OHAL baskılarının çok daha fazlasının cezaevinde uygulandığını söyledi. Görüşe giden aileler üzerinde de baskıların olduğuna dikkat çeken baba Başaran, gardiyanların hakaretlerine maruz kaldıklarını belirtti. Tedavi için oğlunun avukatının Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptığını ifade eden baba Başaran, bakanlıktan halen olumlu ya da olumsuz bir cevabın gelmediğini kaydetti. Oğlunun sağlığı için endişelendiğini söyleyen baba Başaran, başına geleceklerden Adalet Bakanı başta olmak üzere Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın sorumlu olacağının altını çizdi.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz Ceminde barış ve birlik mesajları verildi

Antalya'da gerçekleştirilen Newroz Cemi'nde barış ve birlik mesajları verildi. Cemde, herkesin inancını ve dilini özgürce yaşaması gerektiği vurgulanarak, savaşların utanç verici olduğu ifade edildi.

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış
spot_img