Ana SayfaGüncel Haberler‘Sivas’taki yangın sönmediği için...

‘Sivas’taki yangın sönmediği için Cizre’de de yandık’

2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anan İHD İstanbul Şubesi, “Sivas’ta bu yangın sönmediği için Cizre’de de yandık” dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri yaptığı yazılı açıklamayla andı. 2 Temmuz 1993 gününün Türkiye tarihine bir utanç olarak yazıldığı belirtilen açıklamada, “Hikaye, önceki pek çok katliamdakinden farklı değildi. Hazırlıklar çok öncesinde başlatılmış, saldırganlar örgütlenmiş, etkinlik sırasında Kuran’a, Kabe’ye, peygambere ve Müslümanların maneviyatına saldırıldığına dair asılsız söylentiler yayılmış, bu içerikte bildiriler dağıtılarak, yerel gazetelerde haberler yapılarak belli bir kesim kışkırtılmış, devlet güçleri bu saldırının katliama dönüşmesi için organize edilmişti” denildi.

Katliam devam ederken, dönemin Cumhurbaşkanının “Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyin” şeklinde açıklama yaptığı ifade edildiği açıklamada, “Otel çevresinde bulunan askerler de saldırganlara müdahale etmemiş hatta bölgeyi terk etmişti. O vahşi katliamda; biri 12 yaşında olmak üzere etkinliğe katılanlardan 33 can yakılarak katledildi” denildi.

‘KATLİAMIN HESABINI VERMEDİLER’

2012 yılına kadar devam eden ve “Sivas Davası” olarak bilinen katliam davasında ise olay sonrası tutuklanan 124 saldırganın çoğuna hafif cezalar verilerek, “ağır tahrik” indirimleri uygulandığının hatırlatıldığı açıklamada, şunlar ifade edildi: “33’ü hakkında idam cezası verildi ancak bu ceza sonrasında müebbet hapse çevrildi. İdam cezası sanıklarından 8’i 1997 yılında tahliye edildi ve hiç yakalanmadılar. Mahkeme 2012 yılında yakalanmayan 7 saldırgan hakkında zaman aşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verdi ve dosyayı kapattı. Ceza almasına rağmen yakalanmayan katiller arasında Refah Parti yöneticileri de vardı. Katillerin savunmanlığını yapan sekiz avukat ise AKP’den milletvekili seçildi. 2 Temmuz 1993 tarihinde iktidarda SHP-DYP hükümeti bulunuyordu. Tansu Çiller başbakan, Erdal İnönü başbakan yardımcısıydı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Öner, Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’di. Hiçbiri bu katliamın hesabını vermedi.”

‘CANLARIMIZ HALA YANIYOR’

2 Temmuz 1993’den 2 Temmuz 2017’ye iktidarların değiştiği belirtilen açıklamada, “Ama halen yanmakta canlarımız. Sivas’ta bu yangın sönmediği için Cizre’de de yandık” dedi. 1-2 Kasım 2014 tarihinde yaptıkları 17. Olağan Genel Kurulunda, 2 Temmuz gününü “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü” olarak ilan ettiklerinin altı çizilen açıklamada, 5 talep şöyle sıralandı:

1- İnsanlığa karşı suçlarda “zamanaşımı” geçmişe dönük olarak kaldırılacak şekilde yeniden düzenlenmeli, Sivas davası yeni baştan ele alınmalı, cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, emniyet müdürü, vali dahil tüm sorumlulardan yargı önünde hesap sorulmalıdır.

2- Devletin ve toplumun geçmişle yüzleşmesinin sağlanması bakımından Hakikat Komisyonu kurularak katliamın bağlantılarını da içeren gerçeğin açığa çıkarılması sağlanmalıdır.

3- Madımak Oteli ‘Utanç Müzesi’ yapılmalıdır.

5- 2 Temmuz günü ‘İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü’ olarak kabul edilmelidir.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

DAD’lı kadınlar Yenikapı’da onurlu barış için

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi kadınlar, 19 Mart 2026'da Yenikapı'da Newroz kutlamaları kapsamında inanç özgürlüğü ve anayasal eşitlik talep ederek toplumsal barış için bir araya geleceklerini duyurdu. Etkinlik, Alevi kadınların hak talepler

Ortadoğu savaşları Alevi ve Kürtleri hedef alıyor mu?

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu'daki savaşların Alevi ve Kürtleri hedef aldığını, bu çatışmaların hem Alevilerin hem de Kürtlerin varoluş mücadelesini etkilediğini belirtti. Kete, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin diğer et

Cemevleri kültürel tesis mi, inancımızı kim tanımlar!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini "kültürel tesis" olarak tanımlaması, Alevi toplumu arasında büyük tepkiye yol açtı. Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanın

Alevi kadınlardan Berlindeki iddialara sert tepki!

Almanya Alevi Kadınlar Birliği ve diğer kadın kuruluşları, Berlin'deki çocuk istismarı iddialarına sert tepki göstererek, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğunu ve kamu otoritelerinin hesap verebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, istismar vakalarında sessizliğin sorunu derinleştire
spot_img