Ana SayfaGüncel HaberlerEnsari: Yerel gazetelerde 'nefret...

Ensari: Yerel gazetelerde ‘nefret söylemi’ arttı

Türkiye’deki medyada nefret söylemlerine karşı mücadele edilmesi gerektiğini belirten Medyada Nefret Söylemi İzleme Projesi ekibinden Pınar Ensari, “Eskiden ulusal gazetelerde yerel gazetelere oranla daha fazla nefret söylemi çıkıyordu. Son dönemlerde bu durum değişti” dedi.

Hrant Dink Vakfı, 2009 yılından beri “Medyada Nefret Söylemi”ne ilişkin ulusal ve yerel medyadaki nefret söylemi çalışmalarını mercek altına alıyor. 4 ayda bir rapor yayınlayan Hrant Dink Vakfı, 2017’nin Ocak-Şubat-Mart-Nisan ayları raporuna göre; ulusal, etnik ve dini grupları hedef alan bin 806 köşe yazısı ve haber, bu yazılardaysa toplam 2 bin 335 nefret söylemi tespit edildi. Haziran ayında yayınladıkları bu rapor ve Türkiye’de medyadaki “nefret söylemini” değerlendiren Medya’da Nefret Söylemi İzleme projesi ekibinden Pınar Ensari, “Çalışma ile, medyanın sivil denetiminin önemini gözeterek ırkçılık, ayrımcılık ve ötekileştirmenin üretilmesi ve yeniden üretilmesinin en önemli araçlarından biri olan medyada, insan hakları ve farklılıklara saygının güçlendirilmesini, belli kimlik özellikleri üzerinden hedef alınan kişi veya gruplara yönelik ayrımcı dil ve nefret söylemine dikkat çekmeyi ve bu konuda farkındalık yaratmayı hedefliyoruz” dedi.

‘PARTİ, KİŞİ VE ÖRGÜTLERE YÖNELİK SÖYLEMLER ÜRETİLİYOR’

Son dönemde Suriyelilere yönelik “Nefret Söylemi”nin inanılmaz derecede arttığını dile getiren Ensari, “2015 yılından önce Suriyeliler bizim anahtar sözcüğümüz değildi. 5 yıl öncesine kadar Suriyeliler ile ilgili haber yapılmıyordu. Şimdi, son raporumuzda en çok nefret söylemi ikinci grupta yer alıyor. İlk dönemlerimizde Kürtlere yönelik nefret söylemi çok fazlaydı. İlk beşteydi. Açılım veya barış sürecinden sonra ondan da bir azalma oldu. Çünkü; parti, kişi ve örgütlere yönelik nefret söylemi üretiliyor. Genel olarak Kürtlere değil. Projemiz gereği biz sadece gruplara yönelik nefret söylemini izliyoruz. İlk dönemlerde ana akım medyada daha fazla nefret söylemi vardı. Eskiden ulusal gazetelerde yerel gazetelere oranla daha fazla nefret söylemi çıkıyordu. Son raporumuzda bu durum değişti. Şimdi yerel gazetelerde çok daha fazla. Bunun da sebeplerinden biri Suriyelilere yönelik nefret söylemindeki artış olabilir” diye konuştu.

‘OBJEKTİF BİR TANIM YAPMAK ÇOK ZOR’

“Nefret Söylemi”nin hali hazırda dünya kamuoyunda çok fazla tartışılan bir kavram olduğuna dikkat çeken Ensari, “Bu proje başladığında Türkiye’de bu kavram çok fazla bilinen bir kavram değildi. Bu çalışma ve başka kurumların yaptığı çalışmalar sayesinde nefret söylemi üreten gazeteciler bile bu kavramı kullanıyor. Objektif bir tanım yapmak çok zor” dedi. LGBT-İ üyeleri ve kadınlara yönelik “Nefret Söylemi”ni sistematik olarak izlemediklerini; ancak raporlarında örneklerle yer verdiklerini kaydeden Ensari, “Kelime oyunları çok fazla oynanıyor. Müslüman kadınlara yönelik yapılacak bir nefret söylemini ‘süslüman’ ifadesi kullanıyor. Bunu çok muhafazakar bir gazete de kullanılıyor, çok seküler bir gazete de kullanabiliyor” ifadelerini kullandı.

‘YENİ BİR DİL ÜRETİLMELİDİR’

“Nefret Söylemi”nin sadece medyaya özgü bir şey olmadığını dile getiren Ensari, “Siyasette, hukukta, gündelik hayatta ve eğitim alanlarında da gördüğümüz bir şey. Medyaya yansımasını görüyoruz. Türkiye’deki kutuplaşmadan haliyle medya da nasibini alıyor. Ama bu sadece Türkiye’nin de sorunu değil. Bu aslında küresel bir sorun. Gruplar değişse bile nefret söylemi değişmiyor. Bu yüzden toplumsal farkındalığı yükseltmeliyiz ve hepimizin sorumluluğudur. Ve yeni bir dil üretilmedir” dedi.

‘ÇOK DAHA TEHLİKELİDİR’

Çalışmalarında sadece yazılı basını izlediklerini, internet ve sosyal medya ağlarını izlemediklerini kaydeden Ensari, “Bu büyük bir eksiklik. Bu alanlarda çalışmalar yapılması lazım. Sosyal medya nefret söyleminin, ayrımcılığın aslında zorbalığın çok daha kolayca yaygınlaştığı bir platform. Toplum bilincinin daha rahat ortaya çıktığı bir mecra ve çok daha tehlikedir. Bir kişinin kullandığı bir ifade, toplumda linç kampanyasına dönüşebiliyor. Sosyal medya ayrıca nefret söylemine karşı mücadele edilebilecek önemli bir araçtır” şeklinde konuştu.

‘MUHALİF GAZETELER DE KULLANIYOR’

“Nefret Söylemi”ne karşı mücadele edilmesi gerektiğini belirten Ensari, “İnsanlara, bu tür kavramların söylenmesinin yanında iyi örnekler de sunmak gerekir. Çok az da olsa iyi örnekler var. Bunların da yaygınlaştırılması lazım. Bununla da muhabirlerin, editörlerin ve gazetecilerin farkındalığı yükseltilmesi lazım. Gazetecilerin bir kısmı neyin nefret söylemi olup olmadığını bilmiyor veya alternatif bir dille tanışmamışlar. O yüzden o alternatif dili hep beraber yaratmak ve yükseltmek gerekir” dedi. Muhalif gazetelerde az da olsa “nefret söylemi”nin görüldüğünü kaydeden Ensari, “Nefret Söylemi”ne karşı toplumun tüm kesimlerine dayanışma çağrısında bulundu.

Mehmet Şah Oruç – dihaber

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi kuruluşları: Siyasi istismara karşı durun!

Alevi kuruluşları, son günlerde artan siyasi istismar tartışmalarına karşı çıkarak, Alevi toplumunun siyasi malzeme haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı. Temsilciler, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerinin önemine dikkat çekti ve Alevilik değerlerinin siyasette kullanılmasına izin

Kölnde BE ONE Festivaline Doğru Dayanışma Buluşması

Köln Tanzbrunnen'da 30 Mayıs 2026'da düzenlenecek "BE ONE Open Air Festival" etkinliği, Avrupa'daki demokratik güçler, Alevi kurumları ve siyasi temsilcilerin bir araya gelerek demokrasi, eşit yurttaşlık ve adalet konularında dayanışma sergileyeceği önemli bir bul

Alevi kurumları: Saldırılar toplumsal barışı tehdit

İskenderun'daki Alevi kurumları, inanç merkezlerine yönelik artan saldırıları kınayarak bunun toplumsal barışı tehdit eden bir provokasyon olduğunu belirtti. Alevi temsilcileri, bu saldırıların amacının Alevileri asimile etmek olduğunu vurguladı ve tüm toplumun bu duruma tepki göstermesi gerekti

PSAKDden CHPye yönelik polis müdahalesine sert tepki!

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), CHP'ye yönelik polis müdahalesini "faşizan bir kuşatma" olarak nitelendirerek sert bir şekilde kınadı ve bu tür saldırıların tüm toplumsal muhalefeti hedef aldığını vurguladı. Dernek, geçmişte yaşanan travmalara atıfta bulun
spot_img