Üç yıla yakın bir süre Ülkenin farklı bölgelerinde yapılan çalışmalar sonucu hazırladığımız 4 Temmuz 2017 tarihinde Hacıbektaş ilçesinde yayınladığımız Deklarasyonumuz, çalışmalara katılan bizlerin bilgisi dışında farklı anlamlar taşıyacak ve Aleviliği farklı noktalara çekecek şekilde yorumlanarak kafa karıştırmaya çalışılmaktadır.
Beğeni ve taktir edilen açıklamaların yanı sıra Son derece ağır ve aşağılayıcı eleştiriler karşısında Deklarasyonu hazırlayanlar cevap vermediklerine göre eleştirileri kabul ediyorlar diyerek Kamuoyu oluşturmaya çalışanlar başarılı olduklarını da sanabilirler.
Üç yıl önce başlayan bu çalışmanın başında bir karar alınmıştı.
Alevilerin ve Aleviliğin günümüzdeki sorunları bölgeler gezilerek tespit edilecek, elde edilen bilgiler bir deklarasyon ile Alevi Kurum temsilcilerine ve Alevi İnanç önderlerine sunulacak ve bu çalışma gurubu da deklarasyondan sonra kendisini fesih edecekti. Çalışmalarda şahıslar yada kurumlar ön plana çıkartılmayacaktır.
Çalışmalara kurumları ve ocakları temsilen katılım olmayacak, gönüllülük esasına dayalı çalışmaya da bu konuda bağımsız hizmet veren ve geçmişte kurumlarda çalışmış canların da olmasında sakınca olmayacağı düşüncesi ile yola çıkılmıştı.
Sonuçta 4 Temmuzda Deklarasyon kamuoyu ile paylaşıldı ve çalışma gurubu da kendisini fesh etti.
Bu yüzden yapılan eleştirilere ve önerilere cevap verecek muhatap kalmadı.
Ancak anlaşılamayan konularda Deklarasyonda imzası olan canlardan özelden sorarak bilgi elde edilebileceği gibi Panellere, Konferanslara, söyleşilere, Cemevlerinde ve Alevi kurumlarında yapılacak muhabbetlere çağırıldıklarında da açıklayıcı yada eksik anlaşılan konularda bilgi verilmesi görüşü kabul görmüştü.
Sunulan Deklarasyon eksik ve noksan yazılmış olabilir, anlaşılır bir dil kullanılamamış denilebilir ancak son derece açık, herkesin anlayabileceği bir Alevi dili kullanılmıştır.
Aleviliğe ve Alevilere zarar verecek tek bir kelime yada cümle kullanılmamış olup, zarar verilecek noktalara dikkat çekilmiştir.
Bu Deklarasyona imza atan tüm canlar sonuna kadar imzalarının arkasındadırlar.
Bazı şahıslar ve kurumlar tarafından bu bildiri (Deklarasyon) korsan diye telaffuz edildi. İnsanların görüşüdür ancak bilinmelidir ki bu Deklarasyon korsan değildir ve üç yıllık emeğin sonucudur.
Üç yıllık çalışmaya çağrılan onlarca insanlardan katılan, katılmayan herkese bilgiler zaman zaman verilmiştir.
Başta Serçeşme Hünkar Vakfı olmak üzere, ABF, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve bileşenleri olan Alevi Birlikleri Federasyonlarının İnanç kurulları ve Başkanları bilgilendirilmiştir. (Çalışmalar başladığında ABF İnanç Kurulu diye bir kurum da yoktu.)
Çalışmalara Türkiye dışında Almanya, Fransa, İngiltere, İsveç, Danimarka, Hollanda, Belçika’dan katılımcılar olmuş ve değerli desteklerini bu çalışmalara sunmuşlardır. Çalışmalara katılan katılımcıların tamamına yakını Alevilik konusunda gerek bireysel gerekse Alevi kurumları içerisinde hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden (Pir/ana, araştırmacı, yazar,akademisyen..) canlardan oluşmuştu.
Çalışmalar Antalya Abdal Musa (Akçaeniş) cemevi , Mersin Tarsus Çamalan cemevi, Çorum AKM, Eskişehir HBVKV, İzmir Narlıdere AKM, Muğla Bodrum AKD’de yapılmıştır ve tamamı Alevi kurumlarında ve destekleri ile gerçekleşmiştir.
Bu Deklarasyonda Alevi Kutsallarına son derece bağlı kalınmıştır, çünkü amacımız Kutsallarımızı, değerlerimizi Alevi karşıtlarına karşı korumak, hurafelerden arındıracak çözüm yolları bulmaktı.
Aleviliğin kendine has bir inanç ve yaşam biçimi olduğu, hiçbir inançla bağının olmadığı dile getirilmiştir.
Biz çalışma gurubuna göre Alevilikte bugün var olan ve uygulanan, yaşatılan değerlere Deklarasyonda değinmeden, yukarıda belirtildiği gibi eksik ve yanlışlar üzerinde durulmuştur.
Alevi kamuoyunda ismi duyulan, duyulmayan bir çok Yazar, Akademisyen, Doktor, Avukat, Profesör, Dede.. Deklarasyonu tam okumadan, okuduğunu yeterince (anlayamayan) anlamadan değerlendirme yapmışlardır.
Bunu fırsat bilen kimi Kurum yöneticileri aynı üslupla eleştirilerde bulunmuşlardır. Yapılan eleştirileri saygıyla karşılıyoruz, hakaret edenleri de Alevi Kamuoyunun taktirine bırakıyoruz.
İyi ki böyle bir Deklarasyonu hazırlamışız ve ciddi bir kamuoyu oluşturmuşuz.
Bu bilgiler çok yerinde bir çalışma yaptığımızın göstergesidir.
Bir konuya açık dikkat çekmiştik ve yerini bulmuştur.
Bizle Aleviyiz, alevice yaşamaya çalışıyoruz.
Bizim inancımızda Ramazanda Oruç tutmak yoktur, Namaz kılmak, Zekat vermek, Hacca girmek, Şehadet getirmek yoktur. (bu inanç mensuplarına diğer inanç mensuplarına olduğu gibi saygımız sonsuzdur).
Bizim inancımızda Bayram cemi yoktur, Cemlerde İhlas suresi, Nur suresi, Fatiha suresi .. gibi surelerde yoktur.
Bizim inancımızda cemde kadınlar bir kapıdan, erkekler başka kapıdan girmezler, ayrı ayrı oturmazlar, bizim cemlerimizde Kadınların başlarını bağlamaları için zorlama yoktur.
Bizim Alevi inancımızda Cenaze Namazı yoktur, “Önüm kıbleye, kıblem Kabeye..” yoktur.
Bizim inancımızda;
Tüm insanlar candır, milliyet ve cinsiyet ayrımı yoktur.
Bizim inancımızda;
Cem,dem,bağlama,deyiş,musahiplik,ikrar,görgü,erkan,çerağ,lokma,ziyaret, niyaz, Hakk-Doğa-Canlı anlayışı vardır.
Hakka yürüme, Hakka uğurlama erkanı vardır.
Bizim inancımızda Hızır vardır. Çünkü biz ALEVİYİZ.
Bizler bu yolda yürümeye devam ediyoruz ve devam edeceğiz.
Deklarasyon ile ilgili görüş isteyenlere sanal alemde değil ancak panel, konferans, seminer, Alevi kurumlarında muhabbet sırasında ve özelden bilgi vermeye bütün katılımcılar hazırdır.
Yaptığım açıklama sadece bireyseldir, Katılımcılar yada Deklarasyon adına değildir.
(Çalışma grubu deklarasyon açıklamasından sonra kendisini fesh etmişti.)
Aşk ile.