Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Mustafa Sarı yaptığı açıklama ile şaşkınlık yarattı. Prof.Dr. Sarı, “Alg patlaması sonucu Marmara Denizi komple turkuvaz renge boyandı. O zaman deniz, çölden gelen demir ile gübrelendi ve alg patlamaları oldu. Yaptığımız açıklamada, bu yıl bol miktarda balık beklediğimizi söylemiştik. O beklentimiz devam ediyor. Küresel iklim değişikliği ile artan sıcaklık balıkların üremesini sağlıyor. Uskumru bunlardan biri. Bu bize iklim değişikliğinin olumlu olarak yansıyan tarafı” dedi.
Kim doğru söylüyor?
Geçtiğimiz yıl yapılan açıklamalarda ise Marmara Denizi’nin alg patlaması nedeniyle can çekiştiği gündemimizde yer almıştı. Denizde “gübrelenme” yaşandığını belirten uzmanlar, kirlilik artışına bağlı planktonlarda son 15 yılda tam bir ‘patlama’ gerçekleştiğine dikkat çekiyordu. Ayrıca Marmara Denizi’nde önlem alınmadığı takdirde, can çekişen Marmara’nın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyorlardı. İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bayram Öztürk, “2000 yılında tüm yıl boyunca sadece 2 kez plankton patlaması görülürken, bu olay 2015’in 5 aylık döneminde 4 kez meydana geldi.
Marmara Denizi’ndeki ekosisteminin kendini toparlaması için ciddi yatırıma ihtiyaç var. Marmara Denizi’ni kuşatan belediyelerin neredeyse tamamına yakını atıklarını denize deşarj ediyor. Ayrıca Tuna Nehri’nden Karadeniz’e ardından da İstanbul Boğazı’nda Marmara’ya dökülen kirleticilerin etkisini unutmamak gerekir. Ne yazık ki yapılanlar çok yetersiz” olduğunu belirtmişti. ÇMO İstanbul Şubesi Su ve Atıksu Komisyonu Başkanı Selahattin Beyazıt da, “Marmara Denizi’nde alg (yosun) ve plankton(mikroskobik canlı türleri) üremesinde ciddi artışlar olduğunu gözlemliyoruz. Maalesef, Marmara Denizi’nin birçok yerinde çözülmüş oksijen oranı sıfır seviyelerine kadar gerilemiş durumda. Bu durum canlı yaşamının yok olması anlamını taşıyor. İstanbul, sularının sadece yüzde 40 arıtılıyor. Yüzde 60’lık atık su oranı ise Marmara ve Boğazlar’a veriliyor. Arıtma tesislerinin kapasiteleri yeterli değil” ifadelerini kullanmıştı.