Ana SayfaGüncel Haberlerİran’da Urmiye Gölü yok...

İran’da Urmiye Gölü yok olma eşiğinde!

İran Çevre Teşkilatı Kamu Departmanı Müdürü Muhammed Derviş, gölün kurumasının başlıca nedeninin yerli halkın göl sularına ve bitişik arazilere giderek daha fazla ihtiyaç duymaya başlamasından kaynaklandığını belirttikten sonra, ‘Göle dökülen 14 nehirde 72 baraj kurduk’ sözleri ile gölün kurumasının gerçek nedenini anlamamızı sağlıyor

Ortadoğu’nun en büyük gölü olarak bilinen Urmiye Gölü, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İran’ın kuzeybatısında yer alan 5 bin 200 kilometrekarelik göl, yüzde 90 oranında kurudu. İran’ın Batı Azerbaycan eyaletinde Doğal Afet Sonuçlarıyla Mücadele Merkezi’nin Müdürü Amir Abbas Caferi, Urmiye Gölü’nü kurtarma projesinin 2030’a kadar ekolojik dengeyi sağlamaması durumunda 14 milyon kişinin hayatı için tehlike oluşturacağını açıkladı. İranlı yetkili, daha önce göldeki suların 2023’e kadar eskiden oldukları seviyeye getirilmesinin planlandığını, fakat oyuncu Leonardo DiCaprio’nun ve Japon çevre bilimcilerinin söz verdikleri kaynakların hala ödenmemesi nedeniyle hedefe ulaşılamadığını aktardı.

Aynı Türkiye!

Türkiye’de kuruyan ya da kurumaya yüz tutmuş birçok göl için insanların tarımsal üretimlerini neden olarak gösterme alışkanlığı İran’da da aynı. İran Çevre Teşkilatı Kamu Departmanı Müdürü Muhammed Derviş, Sputnik’e verdiği demeçte, gölün kurumasının başlıca nedeninin yerli halkın göl sularına ve bitişik arazilere giderek daha fazla ihtiyaç duymaya başlamasından kaynaklandığını belirtti ve ardından gerçek nedenini de dili sürçerek cevapladı. Derviş’in “Göle dökülen 14 nehirde 72 baraj kurduk” sözleri, gölün kurumasının gerçek nedenini anlamamızı sağlıyor.

Fatura çiftçilere!

Derviş, “Urmiye’nin eski haline dönmesinin sağlanması için 10 yıl içinde bahçeler kaldırılmalı ve gölün etrafındaki alan, eskiden olduğu gibi 300 bin hektara düşürülmeli. Komşularımız Azerbaycan, Nahçıvan, Ermenistan, Türkiye ve Irak ile birlikte yeni enerji kaynakları oluşturmaya başlamalıyız ve burada serbest ekonomi bölgesi oluşturmalıyız. Bölge kurulduktan ve insanlar oradan bir gelir sağladıktan sonra hükümet, gerçekleştirdikleri faaliyetlerin türünü değiştirmelerini, pancar yetiştirmeyi bırakıp hayvancılığa geçmelerini isteyebilir. Tüm bunlar gölün eski hale gelmesine katkı sağlar” dedi. Tarımsal üretimler yerine serbest sanayi bölgeleri gölü nasıl kurtarabilir? Derviş’in çözüm önerisinin bizdeki Su ve Orman Bakanı’nın önerileriyle çakıştığı görüldü.

Suçlu tarım mı?

İran Çevre Koruma Örgütü Başkan Yardımcısı Masoud Bagherzadeh Karimi ise, “Devlet ülkenin su havzalarındaki durumu kontrol altında tutmalı ve su sarfiyatının düşürülmesi için tedbir almalı. Bu özellikle Urmiye için geçerli. Genel olarak tarım, sanayi sektöründe ve özel sektörde çok fazla su tüketiyoruz. Su rezervleri yüzde 40-60 oranında ekosistemin içinde kalmalı. Biz gereğinden fazlasını harcıyoruz, buna bir son vermeli” ifadeleri ile tek suçlunun tarım olmadığını gösterirken, temel neden üzerine yani enerji barajlarının bu süreci yarattığı ve buna son verilmesi gerektiği yönünde bir bakışın olmadığı görülüyor.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Colaninin Almanya Ziyareti İnsanlığa Tehdit!

Demokratik Alevi Federasyonu ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, HTŞ lideri Ebu Muhammed el-Colani'nin Almanya'da devlet protokolüyle karşılanmasını sert bir şekilde eleştirerek, bu durumun insanlığa ve insan haklarına karşı bir tutum olduğunu vurguladı. Açıklamada, Colani'nin geçmişte

Barış süreci siyasi pazarlık konusu olamaz!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Augsburg'da düzenlenen konferansta barış sürecinin siyasi pazarlık konusu olamayacağını vurgulayarak, Alevi ve Kürt sorunlarının çözümünün demokrasi mücadelesini ilerleteceğini belirtti. Hatimoğulları, diyalog ve müzakere yoluyla

Solingen Alevi Kültür Merkezi 30. yılını kutladı

Solingen Alevi Kültür Merkezi, 30. kuruluş yılını geniş bir katılımla kutladı. Etkinlikte, toplumsal birlik ve kültürel aktarım temaları ön plana çıkarken, Alevi toplumunun inanç özgürlüğü ve yasal tanınma talepleri dile getirildi.

Koçgiri Katliamı anmasında tarihsel hafıza vurgusu!

Koçgiri Katliamı'nın yıldönümü dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen anma etkinliği, tarihsel hafızanın korunması ve toplumsal yüzleşme ihtiyacını vurguladı. Gazi Cemevi'nde gerçekleştirilen panelde, katılımcılar olayları yeniden hatırlarken, tarihçi Alişan Akpınar ve
spot_img