Mülteci ve ötekileştirilen çocuklar için çalışma yürüten Yeryüzü Çocukları ve Mültecilerle Dayanışma Ağı üyesi Jiyan Elma, ‘Bugün Türkiye’de Kürtçe eğitimin ülkeyi böleceği iddia edilirken, biz 4 dilde eğitim vererek, ülkenin bölünmediğini, kaynaştıklarını göstermeye çalıştık’ dedi
Yeryüzü Çocukları ve Mültecilerle Dayanışma Ağı bünyesinde bir araya gelen üniversite öğrencileri, başta çocuklar olmak üzere, toplumun ötekileştirilen kesimlerine dokunmayı amaçlıyor. İzmir’in Konak ilçesinin Basmane semtinde kurdukları Kültür Sanat Merkezi üzerinden faaliyet yürüten ağ üyeleri, sokaklarda çocuklar için tiyatro gösterileri, müzik ve oyun günleri düzenliyor. Topladıkları kitap ve yardım malzemelerini ihtiyaç sahiplerine ulaştıran ağ, cezaevleri ve mülteci kamplarına giderek hem oyunlar oynuyor hem de hak ihlallerini kayıt altına alıyor. Ağın oyuncuları Mehmet Jiyan Elma ile Ömer Akkaya, çalışmalarına ilişkin paylaşımlarda bulundu.
Çocuklara yoğunlaştık
Arkadaşlarıyla birlikte, “Metropol kentlerde ne yapabiliriz?” sorusuyla yola çıktıklarını dile getiren oyuncu Jiyan Elma, çocuklarla işe başlamaya karar verdiklerini belirterek, “50 yaşındaki bir insanı değiştirmek de önemli ama biz çocuklardan başlayarak, çocukların yaşadıkları toplum içinde insani değerlere bağlı olarak yaşamayı öğrenmelerini istedik. Vicdan sahibi birey olarak yetişmeleri, toplumun kaosa sürüklenmesini engellemenin çocuklarla başarılacağını düşünerek, çocuklara yoğunlaştık” dedi.
Ağın içinde herkes var
Geliştirdikleri sosyal sorumluluk projelerinin son olarak ortak bir ağ halini aldığını söyleyen Elma, başta öğrenciler olmak üzere hukukçular, doktorlar, gazeteciler ve psikologların da dahil olduğunu söyledi. “Bu ağ içinde gördüğümüz en küçük travmadan evsiz kalan bir çocuğa kadar her şeyle ilgilenmeye çalışıyoruz” diye konuşan Elma, Basmane’yi de ezilen bir halk olarak, Kürt nüfusunun yoğun olması ve İzmir’de bulunan mültecilerin ana merkezi olması nedeniyle seçtiklerini aktardı.
Çok dillilik kaynaştırdı
Mültecilerin deniz yolculuklarına katılarak tanıklık ettiklerini ve her üç kişiden birinin yaşamını yitirdiğini söyleyen Elma, “Termal kameralarla bu geçişleri kayıt altına aldık. Aldığımız kayıtlar üzerinden ne yapabiliriz diye tartıştık” diyerek, çözüm için yaptıkları çalışmayı anlattı. Sadece Suriyeli değil, birçok ülkeden gelen mültecilerin de olduğunu ve sorunlar yaşadığını belirten Elma, “Çocuklara Türkçe, Kürtçe, Arapça ve İngilizce eğitim vermeye başladık. Ve bunu sürdürüyoruz. Bugün Türkiye’de Kürtçe eğitimin ülkeyi böleceği iddia edilirken, biz 4 dilde eğitim vererek, ülkenin bölünmediğini, hatta insanların daha fazla kaynaştıklarını göstermeye çalıştık” diye konuştu. Çalışmalarının zaman zaman engellendiğini dile getiren Elma, sadece tiyatro yaparak değil, farklı alternatiflerle engellemeleri aştıklarını söyledi.
Hedef tüm çocuklara ulaşmak
Çocuklara dokunulduğunda yetişecek yeni neslin milliyetçi, ırkçı duygulardan arındırılabileceğinin altını çizen Ömer Akkaya da, “Bu şekilde her şeyin daha güzel olacağına inanıyorum” dedi. Sponsor ve destekçilerin yardımlarıyla zor koşullarda çalışmalarını yürüttüklerini kaydeden Akkaya, mülteci çocuklar için topladıkları ayakkabı, mont ve oyuncakları Aralık ayında Antakya’ya götüreceklerini aktardı. Antakya’da yaklaşık 2 bin mülteci çocuğun olduğunu söyleyen Akkaya, “Çocuklar için tiyatro oyunları da sergileyeceğiz” dedi. Çalışmalarına devam edeceklerini belirten Akkaya, Sûr, Nisebîn, Cizîr’e kadar gideceklerini, oradaki çocuklar için de oyunlar sergileyeceklerini söyledi.
Ahmet Kanbal/MA