Ana SayfaGüncel HaberlerTarıma son darbeler vuruluyor!

Tarıma son darbeler vuruluyor!

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında kuru fasulye üretim alanı 1 milyon 800 bin dönüm iken, son 15 yıllık süreçte üretim alanı 2016 yılında 898 bin dönüme, yani %50’ye geriledi. Türkiye’nin ithalata bağımlılığın arttığı ve giderek gıda güvenliğini yitirdiği ise, FAO (Dünya Tarım Örgütü) raporlarında dahi yer alıyor

AKP’nin yerli-milli söylemleriyle doğal yaşamı yok eden enerji, maden vb. sanayi yatırımları büyürken, tarım alanları ve üretimleri ise her geçen gün daralmakta. Et, buğday, saman vd. birçok tarım ürünlerinden sonra kuru fasulye, barbunya, nohut ve börülce ithalatında gümrük vergisi oranları sıfıra indirildi. Türkiye’de petrolden sonra en fazla ithalat tutarı yağlı tohumlarda görülüyor. Türkiye, yağlı tohum ve bitkisel yağlar açısından büyük ölçüde dışarıya bağımlı bir ülke haline geldi. Oysa Türkiye coğrafyası iklim ve toprak koşulları nedeniyle, tüm tarımsal ürünlerin ve tohumların kolaylıkla yetiştirilebildiği, dünya ortalamasının üzerinde verim alındığı bir coğrafya. Son 15 yılda kuru fasulye üretim alanı %50, nohut %46, börülce %40 oranında azaldı. Çözüm olaraksa, gümrük vergilerinin sıfırlanması ve ithalat kapısının açılması sunulurken, tarım politikası her alanda iflas etmiş durumda. Resmi Gazete’de yayınlanan karara göre, kuru baklagillerden tohumluk olmayan fasulye türleri, barbunya, nohut ve börülce ithalatında AB, EFTA, Bosna-Hersek, Güney Kore, Malezya, D-8 ülkeleri ve diğer ülkelerden yapılacak ithalatta gümrük vergisi oranının sıfır olarak uygulanacağı belirtiliyor.

Tarıma darbe ardı ardına geliyor

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında kuru fasulye üretim alanı 1 milyon 800 bin dönüm, üretim ise, 250 bin ton idi. Son 15 yıllık süreçte üretim alanı 2016 yılında 898 bin dönüme kadar, yani %50 oranında geriledi. Türkiye’nin 2003 ve 2004 yıllarında ihracatı fazla verirken, 2005 yılından itibaren ithalatı hızla artmaya başladı. 2003-2004 yılları arasında toplam kuru fasulye ihracatı 61 bin ton, ithalatı ise, 20 bin ton idi. 2005 yılından Ekim 2017 tarihine kadar ise, toplam ihracat 57 bin tonda kalırken, ithalat ise 477 bin tona yükseldi. Nohut ekim alanları ise, 6 milyon 600 bin dönüm, üretim ise 650 bin ton iken, 2016 yılında üretim alanı 3 milyon 595 bin dönüme, üretim ise, 455 bin tona düştü. 2012 yılından Ekim 2017 tarihine kadar toplam ihracat 127 bin tonda kalırken, ithalat ise, 265 bin tona yükseldi.

Gıda güvenliği bitiyor

Hububat ürünlerinin ülke gıda güvenliğinde vazgeçilmez öneme sahip olduğu bilinirken, Türkiye’nin ithalata bağımlılığının arttığı ve giderek gıda güvenliğini yitirdiği ise, FAO (Dünya Tarım Örgütü) raporlarında yer almaktadır. Uygulanan tarım politikaları sonucu pamuk ekim alanları da ciddi boyutta daralmış durumda. 2002 yılında 721 bin hektar olan pamuk ekim alanları 2015 yılında 434 bin hektara, yani %40 oranında geriledi. Yani AKP iktidarı döneminde pamuk ekim alanları yüzde 40 oranında daralmıştır. 1996 yılında DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) Tarım Anlaşması uygulamaya geçerken, aynı dönemde AB ile Gümrük Birliği anlaşması yapıldı. Bu tarihten başlayarak pamukla birlikte birçok tarım üründe gümrük vergisinin sıfıra indirilme süreçleri, son yıllarda hızla büyümekte. Tüm gelişmeler Türkiye’de planlı bir tarım politikasının yürütüldüğünü gösterirken, bu planın ise tarımsal üretimlerin bitirilerek, Türkiye coğrafyasında yaşayan insanların gıda güvencesinin ortadan kaldırıldığı görülüyor.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi Gençliği Medya Alışkanlıklarını Tartıştı

Avrupa Alevi Gençler Birliği tarafından Frankfurt Cemevi'nde düzenlenen "Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı X Talks" etkinliğinde, gençlerin medya alışkanlıkları ve yeni medya araçlarının geleneksel medyaya göre avantajları tartışıldı. Uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Alevi med

Alevi Gençliği Siyasette Güçlü Olmalı!

Avrupa Alevi Gençler Birliği, 4 Nisan 2026'da Frankfurt Cemevi'nde düzenleyeceği "Gençlik ve Politika Oturumu" ile Alevi gençliğinin siyaset ve diplomasi içindeki rolünü tartışacak. Metinde, Alevi gençliğinin kimliğini koruması ve kültü

Akbelen Direnişine Destek: Esra Işıka Özgürlük!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Akbelen Ormanı'ndaki direnişe destek vererek, yaşam savunucularıyla dayanışma içinde olduklarını açıkladı. Ayrıca, tutuklu Esra Işık için özgürlük talep etti ve direnişin yaşam ve onur mücadelesi olduğunu vurguladı.

Alevi kurumları siyasal iktidara karşı etkisiz kaldı!

Alevi kurumlarının siyasal iktidara karşı etkisiz kaldığını belirten Ercan Kazım Özer, Alevilerin sorunlarının derinleştiğini ve temel taleplerinin göz ardı edildiğini ifade etti. Özer, cemevlerinin yasal statü talebinin yalnızca ibadethane olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı
spot_img