Ana SayfaGüncel HaberlerMordoğan'daki mermer ocağı için...

Mordoğan’daki mermer ocağı için yürütmeyi durdurma kararı

Mordoğanlı 20 kişi, bölgede faaliyet gösteren bir mermer ocağının kapasite artışı ve mobil kırma eleme tesisi projesi için verilen ÇED gerekli değildir kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle geçen 6 Kasım’da, İzmir 6. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Dava dilekçesinde, projenin kapasite kullanımı ve ruhsat sahası olarak aslında ÇED sürecine dahil olması gerekirken, saha limitlerinin düşük gösterildiği, tanıtım dosyasındaki veriler ile bölgenin gerçek durumu arasında ciddi uyumsuzluğun olduğu, işletilmesi düşünülen ruhsat sahasının etki alanında zeytinlik sahaların bulunduğu ve bu haliyle 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunu’na da açıkça aykırı olduğu belirtildi.

Davaya bakan İzmir 6. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda şöyle denildi:
“Maden işletme ruhsatı, proje tanıtım dosyası ve yukarıda anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, işletme ruhsatı alanının 79.22 hektar olduğu ve madencilik faaliyetinin anılan alanın tamamında gerçekleştirilebileceği, bu bakımdan mermer ocağı kapasite artışı ve mobil karma eleme faaliyetinin alanın tamamı üzerinde çevresel etkisinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Proje tanıtım dosyasında madencilik faaliyetinin 24.64 hektarlık alanda yapılacağı belirtilmiş olsa da etaplar halinde ruhsat sahasının tamamında söz konusu faaliyetin yapılabileceği, 25 hektardan daha küçük alan gösterilerek ÇED sürecinden kaçınılarak seçme-eleme kriteri içerisinde değerlendirilmeye tabi tutulmak istenildiği, işletme ruhsatı dikkate alındığında ise bunun mümkün olmadığı, netice itibarıyla, uyuşmazlığa konu faaliyetinin, 79.22 hektarlık işletme ruhsatı alanı içerinde yer aldığı ve toplam alanının 25 hektardan fazla olması nedeniyle ÇED Yönetmeliği’nin Ek-1’de yer alan projelerden olduğunun kabulü gerekmektedir.”

YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

Mermer ocağı kapasite artışı ve mobil karma eleme faaliyetinin çevreye olabilecek etkilerinin tam olarak hesaplanmasının ancak kapsamlı bir ÇED raporu ile ölçülüp değerlendirilebileceği vurgulanan kararda, “Dava konusu proje için verilen ÇED gerekli değildir kararında hukuka ve anılan mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan; hukuka aykırı olduğu saptanan dava konusu işlemin uygulanmaya devam edilmesi, hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum yaratacak ve davacı yönünden telafisi güç zararlara neden olacaktır. Zira işlemin yürütmesinin durdurulmaması halinde, hukuka aykırı bulunan işlemin etki alanına bağlı olarak ilgili açısından meydana gelmesi muhakkak zararların, işlemin uygulanmaya devam edilmesi ile artacağı da tabiidir” denilerek, yürütmenin durdurulmasına karar verildi.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

DAD’lı kadınlar Yenikapı’da onurlu barış için

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi kadınlar, 19 Mart 2026'da Yenikapı'da Newroz kutlamaları kapsamında inanç özgürlüğü ve anayasal eşitlik talep ederek toplumsal barış için bir araya geleceklerini duyurdu. Etkinlik, Alevi kadınların hak talepler

Ortadoğu savaşları Alevi ve Kürtleri hedef alıyor mu?

Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu'daki savaşların Alevi ve Kürtleri hedef aldığını, bu çatışmaların hem Alevilerin hem de Kürtlerin varoluş mücadelesini etkilediğini belirtti. Kete, Kürtlerin özgürlük mücadelesinin diğer et

Cemevleri kültürel tesis mi, inancımızı kim tanımlar!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın cemevlerini "kültürel tesis" olarak tanımlaması, Alevi toplumu arasında büyük tepkiye yol açtı. Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, cemevlerinin ibadethane olarak tanın

Alevi kadınlardan Berlindeki iddialara sert tepki!

Almanya Alevi Kadınlar Birliği ve diğer kadın kuruluşları, Berlin'deki çocuk istismarı iddialarına sert tepki göstererek, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğunu ve kamu otoritelerinin hesap verebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, istismar vakalarında sessizliğin sorunu derinleştire
spot_img