DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi çalışanlarının gözaltına alınması ile AKP hükümeti tarafından “seçim öncesi saha temizliği yapıldığını” söyledi. Gazeteci Sedat Şenoğlu ise, “Her şeyin tek bir sese bağlandığı, tek bir kanada bağlandığı bir rejim kurulmak isteniyor” dedi.
Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve Gün Matbaacılık’a yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 28 Mart’ta TMSF tarafından her iki şirketlere el konulmasıyla birlikte, gazetenin İmtiyaz Sahibi İhsan Yaşar, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İshak Yasul, Gün Matbaacılık sahibi Kasım Zengin ile birlikte 25 kişi gözaltına alındı. Dün devam edilen operasyonlarda ise 7 gazete çalışanı daha gözaltına alındı.
TMSF’nin gazete ve matbaaya fiili olarak el koyduğu 28 Mart gününden bu yana avukatların resmi kararın kendilerine tebliğ edilmesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapmış olduğu başvuruya ise yanıt verilmiş değil.
‘BASKILARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ GAZETECİLERE YÖNELİK’
Muhalif basına döndük bu yönelime tepki gösteren DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, her gün yeni bir kabusla uyandıklarını belirtti. Eren, “Geçen hafta gazeteye kayyum atandı. İlk defa bir matbaaya el konuldu ve matbaa çalışanları gözaltına alındı. Baskılar artık dayanılmaz bir hal aldı. Yurdun dört bir yanında bir gözaltı, bir baskı var. Baskıların büyük bir bölümü gazetecilere yönelik. Topluma hakikati anlatmaya çalışan insanlara gözaltılarla, kapatmalarla, gözdağı vererek susturmaya çalışıyorlar. Biz de gazeteciler olarak işimizi dışarıda kaldığımız sürece yapmaya devam edeceğiz. Topluma gerçekleri duyurmaya çalışacağız. Tutuklanan arkadaşlarla dayanışmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve Gün Matbaacılık çalışanlarının gözaltına alınmasıyla “Seçim öncesi saha temizliği yapıldığını” söyleyen Eren, iktidarın bu operasyonlarla başarılı olamayacağını ifade etti.
ŞENOĞLU: GERÇEĞİ SUSTURAMAZLAR
Özgürlükçü Demokrasi gazetesine ve muhalif basına dönük saldırıların tek adam rejiminin açık bir göstergesi olduğunu söyleyen gazeteci Sedat Şenoğlu ise, “Her şeyin tek bir sese bağlandığı, tek bir kanada bağlandığı bir rejim kurulmak isteniyor. Özgür olan her ses, barışa, eşitliğe, kardeşliğe ait olan her ses yok hükmünde sayılıyor” dedi.
Şenoğlu, “Özgürlükçü Demokrasi geleneği, Özgür Basın geleneği Cumhuriyet’in kuruluşundan beri benzer baskılarla, saldırılarla, kapatmalarla karşı karşıya kaldı. Ama bu mücadele bitmez. Binalarımıza el koyabilirler, fotoğraf makinalarımıza el koyabilirler, kurumlarımıza kayyum atayabilirler ama gerçeği susturamazlar” diye konuştu.
‘BÜTÜN GAZETECİLER BİRLEŞMELİ’
Türkiye’nin karanlık günlerden geçtiğini dile getiren Şenoğlu, “Ama inanıyoruz ve biliyoruz ki tarih haktan ve gerçekten yana. Biz bu mücadeleye devam edeceğiz. Özgürlükçü Demokrasi çalışanları asla yalnız değil. Arkasında kocaman bir tarih var, büyük bir halk var, haklı bir dava var. Biz karanlık bir tüneldeyiz ve önümüzde bir ışık var. Biz o ışığa doğru yürüyoruz ve o ışığa mutlaka ulaşacağız” ifadelerini kullandı.
Bu sözlerinin devamında “İnsan olmak kararlı bir duruşu gerekli kılıyor” diyen Şenoğlu, şunları söyledi: “Meslek ahlakı zaten bu kararlı duruşu gerekli kılıyor. Onurlu olmak bu duruşu gerekli kılıyor. Susmak, bu ülkeyi terk etmek, kalemini, fotoğraf makinasını bırakmak çözüm değil. Özgür basında zaten böyle bir gelenekten gelmiyor. Bu baskı rejimine, gerici faşist ittifaklara karşı kendi ittifakımızı kurmalıyız. Meslek ahlakına bağlı bütün gazeteciler birleşmelidir. Güçlerini, emeklerini, akıllarını, yaratıcılıklarını birleştirmelidir. Tek tek değil birleşerek bu mücadeleyi kazanacağız.”