Ana SayfaGüncel HaberlerProje tamamlanmadan Havaçor’ın suyu...

Proje tamamlanmadan Havaçor’ın suyu kurudu

Dersim’de köylülerin su ihtiyacını karşılama vaadiyle DSİ tarafından başlatılan “dere ıslahı ve sulama kanalı projesi” henüz daha tamamlanmadan Havaçor (Eğripınar) deresi kurudu. Munzur Koruma Kurulu (DEDEF) Üyesi Ali Ekber Derman, proje ile yaylacılık, tarım ve hayvancılığın bitme noktasına getirildiğini söyledi.
Dersim’in Ovacık ilçesinde bulunan Havaçor deresi (Eğripınar) üzerinde Devlet Su İşleri tarafından  başlanan dere ıslahı ve sulama kanalı projesi, bölge halkının karşı çıkmasına rağmen sürüyor. Dere üzerinde 20-40 metre genişliğinde ve 3-5 derinliğinde dolgu yapılmasını öngören projeye, halk derenin betona gömüleceği ve su akışının kesilmesiyle birlikte balık türlerinin yok olacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Yapımına 2016 yılında başlanan ve şu ana kadar yüzde 70’i tamamlanan proje henüz tamamlanmadan kuraklığa neden oldu. Köyü susuz bırakan proje nedeniyle tarım ve hayvancılık da yapılamaz hale geldi.
Projenin sulama amaçlı yapıldığı söylense de, köylüler bu durumun tam tersinin yaşandığı görüşünde.
Projeye karşı çıkan yöre sakinleri arasında olan ve çalışmaları ilk günden beri takip eden Munzur Koruma Kurulu (DEDEF) Üyesi Ali Ekber Derman, projenin bölgeye verdiği ve vereceği zararlara ilişkin bilgi verdi.
‘SUYUMUZ ISLAH EDİLİYOR’
“Dere ıslah” projesi için halka sulama kanalı yapılacağının söylendiğini ve bu konuda sunumlar yapıldığını belirten Derman, “Ancak gelinen noktada amacın, yapılması düşünülen barajlara temiz su taşımak olduğu ortaya çıktı. Bu proje, Kızılca suyu ile birlikte diğer derelerin suyunu ıslah etmektir. Yine bunun için açılan taş ocakları ile yerin altındaki sular kontrole alınmak isteniyor” dedi.
PROJENİN YARATTIĞI TAHRİBATLAR
Projenin bütün doğal güzellikleri yerle bir etmekle birlikte zaten su sorunu yaşayan köylülerin su ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma getirdiğini ifade eden Derman, şunları söyledi: “Dere ıslah projesi gerçekten etrafında araziler varsa ve zarar verecek durumdaysa yapılır. Bölge halkının talebi olmadan yapılıyor. Ancak mevcut projenin ne arazilere faydası var ne de köylülere. Proje ile yaylacılık tarım ve hayvancılığı da bitirme noktasına getirdiler. Munzur suyunda beslenen alabalıkların nesli tükendi. Yaban hayvanları ve endemik bitkilerde büyük oradan zarar gördü.”
‘SU TALEBİ İLE YAPILAN PROJE KURAKLIK OLUŞTURDU’
Derman, çalışmaların başlatılmasıyla bu zamana kadar doğalığında akan suyun hem insanlara hem de hayvanlara tecrit edildiğini de ifade etti.
Derman, “Gelinen noktada projenin yüzde 70’i tamamlandı. Su artık akmıyor. Kuraklık oluştu. Proje ile köy susuz kaldı. Mevcut su da hiçbir ihtiyacı karşılamıyor. Her halükarda suyumuzu kullanamaz hale getirdiler. Havaçor’dan başlayıp yaylalara kadar su götüreceklermiş. Külliyen yalan. Yaylalarımız sulama kanalının çok ötesindedir. Arazileri sulamak için getirdikleri suyu kuruttular. Ayrıca orada arazilerimizi sulayacak yeterli suyumuz da vardı” dedi.
‘DOĞAMIZI TALAN EDEREK BİZİ TERBİYE EDİYORLAR’
“Derelerimiz neden ıslah ediliyor?  Suyumuz neden tecrit ediliyor?” sorularını yönelten Derman, nedenlerini ise şu sözlerle açıkladı: “Suyumuz tasarrufumuzdan çıkmış sermayenin güdümüne girmiş durumda. Dersim’de amaçlanan tek bir şey vardır. Oda bizi suyumuzdan etmektir. Osmanlı’dan bu yana birçok katliamlardan geçirildik, sürgün edildik ancak istediklerini alamadılar. Bu projeler ile doğamız üzerinden bizi terbiye etmeye çalışıyorlar. Ekonomik faaliyet dedikleri projeler ile geleceğimizi karartıyorlar. Bizi yerimiz ve yurdumuzdan etmek istiyorlar. Yaşam, doğayla vardır. Doğanın yok edildiği bir yerde yaşam olmaz. Yapılan projeler ile hazine değerinde olan doğamızın sermayeye peşkeş çekilmek istendiği açıktır.”
Dersim’de ciddi tahribatlara yol açan projelerin hayata geçirilmek istendiğini kaydeden Derman, “Geleceğimizi düşünüyorsak böylesi projelerin yapılmasına karşı çıkmalıyız” çağrısında bulundu.
MA / Semra Turan
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış

Erzincan Newrozunda barış ve eşitlik vurgusu yapıldı

Erzincan'da 2026 Newrozu, 'Demokrasi ve Özgürlük' temasıyla kutlandı; katılımcılar barış ve toplumsal eşitlik vurgusu yaparak, halkların eşit ve kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine dikkat çekti. Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Newroz
spot_img