Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, 31 Mart yerel seçimler sonrasında Cuma günü gerçekleştirdiği Kadın Meclisi toplantısının sonuç bildirgesini açıkladı. Seçim sonuçlarının değerlendirildiği ve yeni döneme ilişkin planlamaların yer aldığı bildirgede, kadınların öncülük ettiği seçim sürecinde AKP-MHP ittifakının yenildiği belirtildi, “Bizler çok iyi biliyoruz ki kadınların gücü ve kararlılığı faşizmin kurumsallaşmasına asla izin vermeyecektir” denildi.
Bildirgede, yeni dönemde kadınların örgütlü gücünün daha da ilerletileceği belirtilerek, 157 gündür açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Colemêrg Milletvekili Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevleri de ele alındı.
Bildirgede öne çıkan sonuçlar şöyle:
Mücadele ortaklığını derinleştireceğiz
31 Mart yenilgisini hazmedemeyen AKP-MHP faşist bloğu, bugün gaspçı kayyum anlayışını YSK ile devam ettirmeye çalışmak istemektedir. Seçim stratejimizin başarısı, bu kirli ittifakın yüzündeki maskeyi düşürmüş; bu iktidarın hukuksuzlukta, baskı ve zor uygulamada, her türlü hile ve desisede sınır tanımadığını en açık şekilde gözler önüne sermiştir. Seçim öncesi ve esnasında yaptıkları baskı, zor, seçmen kaydırma gibi hukuksuzluklara rağmen kazanamadığı her yerde seçim sonrasında da hukuksuz uygulamalara devam edeceğini göstermiştir. Bu uygulamalar İstanbul ile Diyarbakır’ın kaderinin bir ve aynı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Halkların mücadele ortaklığının derinleştirilmesi ihtiyacının önümüzdeki dönem çalışmalarımızda bizlere yeni görevler yüklediğinin bilinciyle hareket edeceğiz.
İmralı tecridi son bulmalıdır
Bu güç ve kararlılıkla bugün yine Sayın Abdullah Öcalan şahsında tüm topluma uygulanmak istenen tecrit uygulamalarına karşı, Hakkari milletvekilimiz Leyla Güven öncülüğünde başlayan direnişte Selma Irmak, Sebahat Tuncel, Dilek Öcalan, Dersim Dağ vekillerimiz ve binlerce tutsak bedenini açlığa yatırmıştır. Halkların ortak ve meşru talebi olan, sadece kendi hukuklarını uygulamayı talep eden ve kadınların öncülük ettiği bu direnişin zaferle sonuçlanacağı umudunu diri tutuyoruz. Dünyanın dört bir tarafında başlatılan bu direniş dünya kamuoyunun gündemine otururken AKP hükümeti hukuku işletmeyerek suç işlemeye devam etmektedir. Açlık grevi direnişinde olan insanlar kritik evreyi geçmiştir. Tecridin kalkması talebiyle şimdiye dek yaşanmış olan 8 can kaybının ve yaşanabilecek can kayıplarının sebebi bu haklı ve meşru talebe cevap olmayan bu iktidar olacaktır. Hükümet bir an önce bu talebi karşılamalı ve İmralı tecridi son bulmalıdır. Buradan bir kez daha başta kadın örgütleri olmak üzere yaşamaktan ve yaşatmaktan yana olan tüm örgütlere ve yapılara direnişçilerin sesine ses olmaya çağırıyoruz.
Kadının örgütlü gücünü ilerleteceğiz
Kadınların öncülük ettiği 31 Mart yerel seçimlerinde daha iyi sonuçlar da alabileceğimiz kuşkusuz bir gerçekliktir. Bu süreçte yürütmüş olduğumuz tüm çalışmaları; halklarımızla bütünleşmek, onların taleplerini, onlarla birlikte örgütlemek, kadın özgürlüğü perspektifini bulunduğumuz her yerde en öne taşımak anlamında ne kadar hayata geçirebildiğimizin değerlendirmesini her bir yerelin özgülünde yapacağız. Öz eleştirel bir yaklaşımla, bugün elde edilen bu başarıyı ilerletmek için yeni planlamalarla kadının örgütlü gücünü daha da ilerleteceğiz. 31 Mart 2014 yerel seçimlerinde elde ettiğimiz başarıya tahammül edemeyen iktidar kayyum aracılığı ile belediyelerimizi gasp edip halkın iradesine ipotek koymuştu. Bugün aynı gaspçı anlayış YSK aracılığı ile yapılmak istenmektedir. Hukuksuzlukta her türlü ‘yaratıcılığı’ kullanarak binlerce fark oyla kazanılan belediyeleri gasp etmek ve halkın iradesini yok saymak istemektedir. KHK’li arkadaşlarımıza YSK eliyle gerçekleştirilen sandık darbesinde gördüğümüz gibi eş başkanlarımıza mazbataları farklı gerekçelere verilmemekte başkanlıkları YSK tarafından reddedilmekte ve belediyeler AKP’ye verilmek istenmektedir.
Gaspa izin vermeyeceğiz
Binlerce yıllık kadın mücadelesinden aldığımız ilhamla, 20 yıllık yerel yönetim deneyimimiz ve eş başkanlık-eşit temsiliyet uyguladığımız yerel yönetim modelimiz ile belediyelerimizin gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Kazandığımız belediyelerin tamamında eşbaşkanlık ve eşit temsil uyguluyoruz. Bugün Türkiye’de seçim sürecine baktığımızda kadın temsiliyetinin en yüksek olduğu partiyiz. Kazandığımız belediyelerde kadın merkezlerimizi, kadın sığınaklarımızı, kadın yaşam alanlarımızı ve elde ettiğimiz kazanımlarımızı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Belediyelerde kadın koordinasyonları, kadın meclislerimizi oluşturacağız. Mahalle, köy meclislerimiz ile ortaklaşarak plan ve projelerimizi hep birlikte hayata geçirmekten asla vazgeçmeyeceğiz.”
ANKARA