Ana SayfaGüncel Haberlerİslamcılığı bitiren İslamcı...

İslamcılığı bitiren İslamcı…

Mursi herşeyden önce siyasal İslamcılığı, “kuvveden fiile” çıkardığı Mısır’da bitiren bir İslamcı olarak anılacak. Çünkü Mısır siyaset sahnesinde şöyle ya da böyle ağırlığı olan MK’nın, Mursi aracılığıyla iktidara geldiğinde ülkeyi yönetebilecek projesinin, programının olmadığı, Mursi’nin uygulamalarıyla ortaya çıkmıştı. İktidara gelir gelmez Mursi’nin yaptığı ilk iş Savunma Bakanı ile Genelkurmay Başkanı’nı görevden almak olmuştu. Savunma Bakanlığı’na getirdiği kişi, daha sonra kendisini devirecek olan General Abdülfettah el Sisi idi. Diktatör Mübarek dönemine son verildiği izlenimini uyandıran bu atamalardan sonra Mursi’nin hükümetteki en önemli pozisyonlara MK mensuplarını getirmesi kaygıları arttırdı. Örneğin Eğitim ve Bilgi Bakanlığı’na atadığı MK üyesi Salah Abdül Maksud’un ilk işi ülkenin tüm medyasında yayınlanan makalelerin kontrol edilebileceği bir birim kurmak olmuştu.

Mursi’yi koruyan anayasa maddesi

Seçim kampanyası sırasında, Mursi, din özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkını garanti altına alacak “demokratik, medeni ve modern bir devlet” kurma sözü vermişti. Ama hazırladığı yeni anayasada kendisini “adli açıdan denetlenemez” bir konuma getirmesi tüm muhaliflerinin tepkisini çekti. Yeni anayasada azınlıkların ve kadınların hakları da görmezden gelinmişti. Anayasa, Bahailer başta olmak üzere diğer dinlerin takipçilerine karşı ayrımcılık içeriyordu. 10. Madde’de, devletin bir kadının kişisel tercihlerine müdahale edebileceği yazılıydı.

Bir zamanlar muhalefet dendiğinde sadece MK’nın anlaşıldığı ülkede laik, sol, milliyetçi kesimlerden tepki öylesine büyük oldu ki, Mursi anayasa taslağını geri çekmek zorunda kaldı. Bu MK’nın karşılaştığı en büyük halk itirazıydı.

Mursi’nin Kasım 2012’de Cumhuriyet Başsavcılığı’na Talat İbrahim Abdullah’ı ataması da yargının bağımsızlığını yitireceğinden endişe eden binlerce hukukçunun protestosuna yol açtı. Abdullah, bir ay sonra görevini bırakmak zorunda kaldı. Tahrir Ayaklanması’nın ikinci yılında yani Ocak 2013’te Mursi’ye tepkiler kitlesel protestolara dönüştü. Gerekçeler Mursi’nin toplumu ikiye bölmesi, şiddet, baskı uygulaması, yolsuzlukların artmasıydı. Mursi’nin ülkeyi hızla İslamlaştırma politikalarının en önemli örneği, atadığı on yedi valinin hepsinin “aşırı İslamcılar olmasıydı”. Bunlardan en çarpıcı olanı turistik Luksor kentine atadığı Adil el Hayat’tı. El Hayat, sözkonusu kentte 1997’de saldırı gerçekleştirip çok sayıda kişinin ölümüne yol açan İslami Cemaat üyesiydi. Mursi’nin İslamcı yönetimine karşı en büyük itirazlardan biri de gençlerin protestoları oldu. On binler, Mursi’nin istifası için sokaklara döküldü.

İslamcı olmayan dış politika

Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü’ne göre, Mursi’nin dış politikası, iç politikasının aksine “İslamcı” bir proje değildi. Times tarafından “Yılın Kişisi” seçilecek kadar ABD’nin iltifatına mazhar olmuş olan Mursi’nin dış politikada ABD’nin hoşuna gitmeyecek bir çizgi izlediği inkar edilemez. ABD veya Avrupa’yı öne alan geleneksel Mısır politikasından uzaklaşma çabasının örneği başkanlık süresi boyunca Suudi Arabistan’ı, Etiyopya’yı, Çin’i ve İran’ı ziyaret etmesidir. Ancak Suriye konusunda mezhepçi bir politika izledi. Haziran 2013’te Suriye ile diplomatik ilişkileri kesti. Ayrıca, Lübnan’daki Şii Hizbullah hareketinin Suriye’den çekilmesi çağrısı yaptı. Ülkede katı bir İslamcı rejim kurma niyetini hiç saklamayan Mursi, demokrasiye hiç bir zaman inanmamış bir Müslüman Kardeşler üyesiydi. Kendi davasının şehidi olabilir elbette ama asla “demokrasi şehidi” değildir.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

AABKdan CHPye yönelik hukuksuzluk eleştirisi!

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), CHP'ye yönelik "Mutlak Butlan" kararını kınayarak, bu durumun toplumsal muhalefeti baskı altına alma girişimi olduğunu belirtti. AABK, yargının siyasi iktidarın aracı haline gelmesinin demokrasiyi tehlik

ABF, mahkeme kararını demokrasiye müdahale olarak

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin kurultayları için verdiği "mutlak butlan" kararını demokrasiye müdahale olarak değerlendirerek, halk iradesinin yargı eliyle hedef alındığını vurguladı. ABF, bu durumun seçim hukukuna aykırı olduğunu

Uğur Kurt anmasında adalet talebi yine yükseldi

Uğur Kurt'un 2014 yılında polis kurşunuyla hayatını kaybetmesinin 12. yıl dönümünde düzenlenen anma töreninde, adalet talebi ön plana çıktı. Alevi kurumları, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri, adaletin sağlanması için birlik çağrısında bulundu.

İstinaftan CHP için ‘mutlak butlan’ kararı

Ankara istinaf mahkemesi, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP kurultaylarını ‘mutlak...
spot_img