Ana Sayfa Blog

Emine Ocak, ölümünün birinci yılında anıldı

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, gözaltında katledilen Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak için anma programı düzenledi. Anma, Emine Ocak’ın 1’inci ölüm yıl dönümünde Beyoğlu’ndaki dernek binasında gerçekleştirildi. Programa, kayıp yakınları, hak savunucuları ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Etkinlik, Ocak’a ait bir belgeselin gösterimiyle başladı.

Emine Ocak’ın oğlu Hüseyin Ocak, “İHD annemin ikinci evi. Onun anısı ve mücadele azmiyle vazgeçmeyeceğimizi söylüyoruz, mücadeleyi bırakmayalım” diyerek annesinin mücadelesini sahiplenme kararlılığını vurguladı. Kızı Maside Ocak ise, “Annelerimizin sessizliği çığlıktı. Bugün annemizin aramızdan ayrılışının birinci yılı. Onun verdiği mücadeleyi sahiplenmek için buradayız” dedi.

Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız, Emine Ocak’ın anısı önünde saygıyla eğildiğini belirterek, “Emine ananın şahsında bizimle aramızda olup olmayan herkesi anıyoruz” şeklinde konuştu. İHD Merkez Yürütme Kurulu üyesi Eren Keskin, Ocak ve Karakoç ailelerinin başlattığı mücadelenin önemine dikkat çekti ve bu tür kayıpların unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Gözaltında kaybedilen gazeteci Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe, Emine Ocak ile olan anısını paylaşarak, “Onun mücadelesini biz Cumartesi Anneleri olarak sahipleneceğiz” dedi. Anma, Emine Ocak’ın sevdiği yemeklerin katılımcılara dağıtılmasıyla sona erdi.

Emine Ocak, 12 Mart 1995 tarihinde Gazi Mahallesi katliamı sonrası gözaltına alındıktan 58 gün sonra kimsesizler mezarlığında bulundu. Ocak ailesinin adalet mücadelesi günümüze kadar devam etti. Emine Ocak, 20 Haziran 2022 tarihinde yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybetti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Emine Ocak, sadece bir annenin değil, tüm kayıp yakınlarının sesi ve mücadelesinin simgesidir. Bu tür acıların unutulmaması ve adaletin sağlanması için verilen mücadele, Alevilik inancının özünde yatan adalet ve hak arayışının bir tezahürüdür. Unutulmamalıdır ki, zulme karşı durmak ve mazlumların yanında olmak, bizim kültürel ve insani sorumluluğumuzdur. Emine Ocak’ın anısı, bu mücadelede bir ilham kaynağı olmaya devam edecektir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Cumartesi Anneleri, Cezasızlığı Protesto Etti!

Cumartesi Anneleri, 1113. hafta buluşmasını Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi. Polis bariyerlerinin önünde yapılan açıklamada, zorla kaybedilen Abdulbaki, Kemal ve Zübeyir Birlik ile Zeki Alabalık’ın dosyaları yeniden gündeme getirildi. Etkinlikte, uzun yıllardır süregelen cezasızlık politikalarının, adalet duygusunu zedelediği vurgulandı.

Açıklamada, gözaltında kaybetme davalarında yıllarca süren cezasızlık uygulamalarının yalnızca failleri korumakla kalmayıp, hakikatin ortaya çıkmasını engelleyen bir adaletsizlik yarattığı ifade edildi. Anneler, delillerin ve tanık beyanlarının göz ardı edilmesinin, verilen beraat kararlarıyla birlikte hem hukuku hem de vicdanı yaraladığını belirtti.

Bu hafta, 29 Mart 1995’te tahliye edilmesi beklenen Kemal Birlik ile Zeki Alabalık’ın zorla kaybedilme süreci hatırlatıldı. Ailelerine, “Bizi almaya kalabalık gelin” şeklinde haber gönderen Birlik ailesinin dört üyesinin, cezaevinden sonra askerler tarafından zorla alıkonulduğu kaydedildi. Yıllar sonra yapılan bir kazıda, bu kişilere ait kemiklere ulaşıldığı belirtildi.

Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, dönemin Kızıltepe Jandarma Komutan Vekili ile diğer sanıkların 22 kişinin kaçırılması ve öldürülmesi ile ilgili sorumlu oldukları ifade edildi. Ancak açılan davada tüm sanıklar beraat etti. Bu durum, cezasızlık politikasının devam ettiğini gözler önüne serdi.

Cumartesi Anneleri, adalet talebinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, devletin evrensel hukuk normlarına uyması gerektiğini hatırlattı. “Kaç yıl geçerse geçsin; tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” ifadesiyle açıklamalarını sonlandırdılar.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Cumartesi Annelerinin Galatasaray Meydanındaki buluşması, cezasızlık politikalarına karşı yükselen bir ses olarak önemlidir. Alevi toplumu, zorla kaybedilenlerin adalet arayışında yalnız olmadığını bir kez daha gösterdi. Cezasızlık, sadece failleri korumakla kalmayıp, toplumsal barışı da tehdit eden bir adaletsizliktir ve bu duruma sessiz kalmak, vicdanları yaralamaktadır. Unutulmasın ki, adaletin tecellisi, tüm toplumun ortak talebidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevilik İçin Eşit Yurttaşlık ve Adalet Mücadelesi

Türkiye’de Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü talepleri, farklı şehirlerde ve kurumlarda yankılanmaya devam ediyor. Bu kapsamda, TBMM Genel Kurulu’nda yapılan konuşmalar ve Alevi derneklerinin açıklamaları, Alevilik mücadelesinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kiel’de Anma Etkinliği

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Alevilerin taleplerinin yalnızca bir inanç grubunun sorunu olmadığını vurgulayarak eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve toplumsal barış çağrısında bulundu. Cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasının, eşit yurttaşlık idealinin doğal bir sonucu olduğunu belirtti. Alevi toplumunun bu toprakların vicdanını taşıdığını ifade eden Fırat, tarih boyunca hak ettiği değeri göremediğini dile getirdi.

Esenler Cemevi’nden Adalet Vurgusu

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Esenler Cemevi, Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Katliamı’na ilişkin verdiği kararın önemli bir hukuki gelişme olduğunu belirtti. Alevi toplumunun 33 yıldır sürdürdüğü adalet mücadelesinin, yaşam hakkının ihlal edildiği yönündeki bu karar ile yeni bir aşamaya ulaşabileceği ifade edildi. Ancak, gerçek adaletin sağlanabilmesi için katliamın tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumluların yargı önünde hesap vermesi ve devletin geçmişle yüzleşmesi gerektiği vurgulandı.

Alevilik mücadelesi, adalet ve eşit yurttaşlık talepleriyle birlikte, tüm Türkiye’de yankı bulmakta ve Alevi toplumunun haklarını savunma çabaları sürmektedir. Bu süreçte, Alevi kurumlarının ve bireylerin ortak hedefleri, adaletin sağlanması ve inanç özgürlüğünün tanınmasıdır.

Esenler PSAKD, Beyoğluna eşit yurttaşlık desteği verdi

Esenler Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi, Beyoğlu Pir Sultan Abdal Şubesi’ni ziyaret ederek dayanışma mesajı verdi. Bu ziyaret, Beyoğlu’nda cemevi talebi ve eşit yurttaşlık mücadelesinin sadece bölgesel bir sorun olmadığını, Türkiye genelindeki Alevilerin ortak mücadelesi olduğunu vurgulamak amacıyla gerçekleştirildi.

Beyoğlu Şubesi, yıllardır Alevi yurttaşların ibadethanelerine ve inançlarına sahip çıkmak için demokratik ve anayasal zeminde mücadele yürütmektedir. Ancak, bu taleplerin yerel yönetimler ve kamu kurumları tarafından karşılıksız bırakıldığı ifade edilmiştir.

Yapılan açıklamada, Beyoğlu’nda gerçekleştirilen mücadelenin bir park alanına konteyner yerleştirerek sürdürüldüğü belirtildi. “Bu bir işgal değildir. Bu, eşit yurttaşlık mücadelesidir” ifadesiyle, Alevilerin haklarının görülmesi gerektiği vurgulandı.

Esenler Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, otuz yılı aşkın süredir inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık mücadelesi verdiklerini belirterek, Beyoğlu Şubesi’nin yanında olduklarını açıkladı. Mücadelenin, Esenler başta olmak üzere İstanbul’un tüm ilçeleri ve Türkiye’deki Alevilerin ortak mücadelesi olduğu ifade edildi.

Açıklamada, anayasal eşitlik ve Alevi inancının özgürce yaşanması taleplerinin karşılanana kadar mücadelenin süreceği vurgulandı. Dernek, “Eşit yurttaşlık mücadelemizi ve ilçemizde hakkımız olan tam kompleksli cemevi inşa edilene kadar mücadelemiz devam edecektir” diyerek desteklerini yineledi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Esenler Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin Beyoğlundaki cemevi mücadelesine verdiği destek, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık talebinin Türkiye genelinde bir hak arayışı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Alevilik, sadece bir inanç değil, aynı zamanda adalet ve eşitlik mücadelesidir. Bu bağlamda, yerel yönetimlerin Alevi yurttaşların taleplerine duyarsız kalması, demokrasi ve insan hakları açısından ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Alevi toplumunun birlik ve dayanışma içinde hareket etmesi, haklarını savunma noktasında büyük önem taşımaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Esenler Derneğinden Beyoğluna Eşit Yurttaşlık Desteği

Esenler Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi, Beyoğlu Pir Sultan Abdal Şubesi’ni ziyaret ederek cemevi talebi ve eşit yurttaşlık mücadelesine destek verdi. Ziyaret, Beyoğlu’ndaki mücadelenin yalnızca bir ilçenin değil, Türkiye genelindeki Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi olduğunun altını çizdi.

Alevi yurttaşların ibadethanelerine ve inançlarına sahip çıkma çabasıyla Beyoğlu’nda uzun yıllardır demokratik bir mücadele yürüten şubenin taleplerinin, kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından karşılık bulmadığı ifade edildi. Dernek, Beyoğlu’nda bir park alanına konteyner yerleştirerek mücadelesini sürdürürken, bu durumun bir işgal değil, eşit yurttaşlık mücadelesi olduğunu vurguladı.

Esenler Derneği, 30 yılı aşkın süredir ilçede inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık için mücadele ettiklerini belirterek, Beyoğlu’ndaki dayanışmanın Esenler ve İstanbul’un diğer ilçeleri ile Türkiye genelindeki Alevilerin ortak mücadelesi olduğunu dile getirdi. Dernek, anayasal eşitlik ve Alevi inancının özgürce yaşanması taleplerinin karşılanıncaya kadar mücadelenin süreceğini kaydetti.

Açıklamada, “Beyoğlu Pir Sultan Abdal Şubemizin yanındayız. Eşit yurttaşlık mücadelemizi ve tam kompleksli cemevi inşa edilene kadar mücadelemiz sürecektir. Birlikte kazanacağız,” ifadelerine yer verildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Esenler Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin Beyoğlundaki dayanışması, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık mücadelesinin yalnızca bir ilçeye ait olmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. İbadethanelerine ve inançlarına sahip çıkma çabası, Alevilik inancının özgürce yaşanması için verilen mücadelenin bir parçasıdır. Bu tür destekler, Alevi yurttaşların haklarının tanınması ve ayrımcılığa son verilmesi adına atılan önemli adımlardır ve bu mücadele, her Alevi bireyin ortak sorumluluğudur.

— Alevi Gazetesi Editörü

Sivas Katliamı kararına ailelerden sert tepki!

Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas Katliamı davasındaki zamanaşımı kararına yapılan itirazı karara bağladı. 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde meydana gelen ve 35 aydın, sanatçı ve yazar ile 2 otel çalışanının hayatını kaybetmesine yol açan katliama ilişkin verilen karar, katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerinden sert tepkiler aldı. Eski CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, sanatçı Mazlum Çimen ve yazar Eren Aysan, yaptıkları ortak açıklamada, bu kararın siyasi bir tercih olduğunu vurguladı.

Açıklamada, AYM’nin yıllarca süren suskunluğunun, katliamı planlayan ve örgütleyenlerin cezasız kalmasına neden olan bir anlayışın tercihi olduğu belirtildi. Katliamın üzerinden geçen yıllar ve AYM’nin itiraz dilekçelerini bekletmesi, aileler için adalet arayışını daha da zorlaştırdı. Altıok, Aysan ve Çimen, AYM’nin kararının ardından, yıllarca beklenen bu davanın neden şimdi gündeme alındığını merak ettiklerini ifade ettiler.

Bu kararın ardından, iç hukuk yollarının bilinçli olarak tüketilmediği ve adil yargılama ile makul süre ilkelerinin ihlal edildiği savunularak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuruda bulunulacağı kaydedildi. Aileler, 33 yıldır süren adalet mücadelelerine kararlılıkla devam edeceklerini dile getirdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Sivas Katliamına ilişkin verilen zamanaşımı kararı, adalet arayışında olan ailelerin yüreklerine bir kez daha ateş düşürdü. Anayasa Mahkemesinin uzun süredir sürdürdüğü sessizlik, katliamı planlayanların cezasız kalmasına yol açarak, Alevi toplumunun derin yaralarına tuz bastı. Bu karar, sadece geçmişin acılarını tazelemekle kalmayıp, gelecekteki adalet mücadeleleri için de karanlık bir örnek teşkil etmektedir. Alevilik inancının temelinde yer alan adalet ve eşitlik ilkeleri, bu tür hukuksuzluklarla daha da güçlenerek, mazlumların yanında durma sorumluluğumuzu artırmaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

AYMnin Sivas Katliamı Kararına Ailelerden Sert Tepki!

Anayasa Mahkemesi (AYM), 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli’nde gerçekleştirilen katliamla ilgili 2012 yılında verilen zamanaşımı kararına yapılan itirazı 25 Temmuz 2026’da karara bağladı. Bu karar, katliamda hayatını kaybedenlerin aileleri tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Eski CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, sanatçı Mazlum Çimen ve yazar Eren Aysan, yaptıkları ortak açıklamada kararın siyasi bir tercih olduğunu vurguladılar.

Açıklamada, AYM’nin davadaki makul sürenin aşılmasına dikkat çekilerek, “İnsanlığa karşı suç” kapsamında firari sanıklar üzerinden devam eden yargı sürecinin, katliamı planlayan ve örgütleyenleri cezasızlıkla ödüllendiren bir anlayışın bilinçli bir tercihi olduğu ifade edildi. Aileler, AYM’nin itiraz dilekçelerini yıllarca bekletirken, bir hükümlünün dilekçesi üzerine tüm katillerin serbest bırakılmasını sağlayan kararın hızlıca onaylanmasını eleştirdi.

AYM’nin kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurudan sonra alınmasının siyasi bir tercih olduğu belirtilerek, gerekçeli kararın açıklanmasının ardından kapsamlı bir değerlendirme yapılacağı duyuruldu. Açıklamada, 33 yıllık adalet mücadelesinin kararlılıkla devam edeceği ifade edildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Anayasa Mahkemesinin Sivas Katliamı ile ilgili verdiği karar, adalet arayışındaki ailelerin yüreklerine bir kez daha ateş düşürmüştür. 33 yıllık bir mücadeleye gölge düşüren bu durum, Alevi toplumunun yaşadığı adaletsizliklerin ve ayrımcılığın bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Alevilik inancının özünde yer alan adalet arayışı, bu tür siyasi tercihlerle engellenemez; çünkü mazlumun ve ezilenin yanında durmak, her daim bizim sorumluluğumuzdur.

— Alevi Gazetesi Editörü

Hızırşah Etkinlikleri Datçada Birlik ve Sevgiyle

16’ncı Hızırşah Etkinlikleri, Datça’da birlik ve muhabbet dolu bir atmosferde başladı. Etkinlik, Alevi inancının önemli bir parçası olan Hızır’ın anısına adanarak düzenleniyor ve çeşitli etkinliklerle dolu bir program sunuyor.

Datça’da gerçekleştirilen bu yılki festivale, Alevi toplumu ve diğer inanç gruplarından birçok katılımcı yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikler, 7 Ekim tarihinde başladı ve yerel halkın yanı sıra farklı şehirlerden gelen misafirleri de ağırladı.

Etkinliklerin amacı, Alevilik inancını tanıtmak, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ve farklı inançların bir arada yaşama kültürünü pekiştirmek. Programda semah gösterileri, müzik dinletileri ve panel tartışmaları gibi çeşitli etkinlikler yer alıyor.

Hızırşah Etkinlikleri, Alevi bireylerin inanç özgürlüğünü vurgularken, toplumsal barış ve hoşgörü mesajları da veriyor. Bu yılki festivale katılanlar, birlik ve beraberlik içinde bir arada olmanın sevincini yaşadı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Hızırşah Etkinlikleri, Alevi inancının derin köklerini ve toplumsal dayanışmayı pekiştiren bir buluşma noktasıdır. Farklı inanç gruplarının bir arada yaşama kültürünü sergilediği bu etkinlikler, ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı durarak, birlik ve beraberliğin önemini vurgulamaktadır. Alevi toplumu, bu yılki festivali sadece inançlarına sahip çıkmak için değil, aynı zamanda toplumsal barış ve hoşgörüyü yaymak adına da bir fırsat olarak değerlendirmiştir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Sivas Katliamında adalet arayışı sürüyor!

Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas Katliamı’na ilişkin 2014 yılında yapılan bireysel başvuruyu 12 yıl sonra karara bağladı ve katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Yüksek Mahkeme, katliama ilişkin yargı sürecinin etkili yürütülmediğine ve “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine” oy birliğiyle karar verdi.

Bu karar, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) 2. Başkanı Hasan Doğan tarafından değerlendirildi. Doğan, Sivas Madımak Katliamı’nın yalnızca bir mahkeme dosyası olmadığını, insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suç olduğunu vurgulayarak, adaletin sağlanabilmesi için gerçeklerin açığa çıkarılması gerektiğini belirtti. Doğan, yıllardır dile getirilen hukuki eksikliklerin bu kararla teyit edildiğini ifade etti.

Hasan Doğan, Sivas Katliamı’yla ilgili gerçek bir yüzleşmenin sağlanmadığını belirterek, “Bir toplum geçmişindeki acılarla yüzleşmeden geleceğini barış üzerine kuramaz” dedi. Ayrıca, Sivas’ın unutulmaması gerektiğini ve Madımak Oteli’nin bir “Utanç Müzesi ve İnsan Hakları Hafıza Merkezi”ne dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Doğan, Türkiye’de Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması için cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi, Alevilik inancının anayasal güvence altına alınması ve zorunlu din derslerinin kaldırılması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin demokratikleşmesi için bu adımların önemine dikkat çekti.

Son olarak, Avrupa’da yaşayan Alevilerin Türkiye’deki Alevi toplumu ile dayanışma içinde olduklarını ve adalet mücadelesinde yalnız olmadıklarını vurgulayan Doğan, Sivas’ta kaybettikleri canları unutmayacaklarını ve bu mücadelede kararlılıkla devam edeceklerini belirtti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Sivas Katliamında adalet arayışı, yıllar sonra Anayasa Mahkemesinin verdiği karar ile yeniden gündeme geldi. Bu karar, yalnızca hukuki bir süreç değil, aynı zamanda Alevi toplumunun hafızasında derin yaralar açan bir travmanın tanınması anlamına geliyor. Hasan Doğanın da belirttiği gibi, geçmişte yaşanan acılarla yüzleşmeden barış dolu bir geleceğin inşa edilemeyeceği gerçeği, toplumumuzun öncelikli meselelerinden biridir. Unutulmaması gereken Sivas, aynı zamanda bir utanç müzesi ve insan hakları hafıza merkezi olmalıdır; bu, hem geçmişle yüzleşmek hem de gelecekte benzer travmaların yaşanmaması adına hayati bir adımdır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Ankarada Gözaltılar: İnsan Hakları İhlali Sürüyor!

NATO Zirvesi öncesi ve sırasında Ankara’da gerçekleştirilen ev baskınları, gözaltılar ve tutuklamalar, demokratik kitle örgütlerinin tepkisini çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi’nde düzenlenen ortak basın toplantısında, bu işlemlerin hukuka aykırı olduğu vurgulandı. Basın toplantısına katılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), KAOS GL, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) temsilcileri, gözaltı süreçlerinin siyasi operasyonlara dönüştüğünü ifade etti.

Toplantıda, ev baskınları sırasında kapıların kırıldığı, birçok kişinin ters kelepçeyle gözaltına alındığı ve polis şiddetine maruz kaldığı belirtildi. Ankara’nın adeta abluka altına alındığı ve yüzlerce kişinin gözaltına alındığı ifade edildi. Ortak açıklamayı İHD Yönetim Kurulu Üyesi Osman İşçi okurken, tahliye edilen kişiler de süreçte yaşadıkları hak ihlallerini aktardı.

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, NATO Zirvesi boyunca gözaltına alınan dernek üyelerinin isimlerini paylaşarak, NATO’ya karşı görüş belirtmenin suç olmadığını, aksine bir insanlık görevi olduğunu vurguladı. Erçe, “NATO’ya hayır demek suç değildir. Aksine insanlık görevidir,” diyerek tutukluların derhal serbest bırakılmasını talep etti.

Bu gelişmeler, Türkiye’de insan hakları ihlalleri ve ifade özgürlüğü konularında ciddi endişeleri gündeme getirirken, demokratik kitle örgütleri, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadelelerine devam edeceğini duyurdu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Ankarada yaşanan gözaltılar, insan hakları ve demokrasi adına büyük bir tehdit oluşturuyor. Alevi toplumu olarak, bu tür insanlık suçlarına karşı durmak ve mağdurların yanında olmak, bizim en temel sorumluluğumuzdur. NATO Zirvesi gibi uluslararası etkinlikler bahane edilerek gerçekleştirilen hukuksuzluklar, sadece bireyleri değil, toplumumuzun tüm kesimlerini hedef alıyor ve bu durumu asla kabul etmiyoruz.

— Alevi Gazetesi Editörü