Gazeteci Nilgün Mete, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kuruluşundan bu yana geçen süreci eleştirerek, bu yapının Alevileri temsil etmediğini savundu. 9 Kasım 2022’de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan başkanlık, Alevi toplumu tarafından bir asimilasyon mekanizması olarak değerlendiriliyor. Mete, başkanlığın bugüne kadar üç kez değiştiğine ve bu durumun kurumun bir “koltuk kavgası” merkezine dönüştüğünü ifade etti.
Mete, Alevi örgütlerinin başkanlığı kuruluş aşamasında sahiplenmediğini belirterek, “Bu üç isim de Alevi olmasına rağmen Alevi toplumuyla bağı zayıf, daha çok iktidar çizgisine yakın kişiler” dedi. Ayrıca, cemevlerinin hala ibadethane statüsü kazanmadığını vurgulayan Mete, “Cemevlerine hala ‘kültürel tesis’ deniliyor. O zaman bu başkanlığı neden kurdunuz?” şeklinde konuştu.
Başkanlığın faaliyetlerini de değerlendiren Mete, yapılan çalışmaların yüzeysel kaldığını ifade etti. “Cemevlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için böyle devasa bir kurum kurmaya gerek yoktu. Aleviler zaten kendi cemlerini yapıyor” diyen Mete, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Aleviler için “kocaman bir hiç” olduğunu söyledi.
Alevi toplumunun büyük çoğunluğunun bu kurumu reddettiğini belirten Mete, “Alevi federasyonları, hem Avrupa’da hem Türkiye’de bu kurumu kabul etmediler” ifadelerini kullandı. Başkanlık bünyesinde Alevi inanç önderlerinin bulunmadığını da vurgulayan Mete, “Bu yapı Aleviliği temsil eden bir yapı değil” dedi.
Kurumun geleceği hakkında da değerlendirmede bulunan Mete, iç çekişmelerin ve toplumsal karşılıksızlığın bu yapıyı sona yaklaştırdığını belirtti. “Belki de fes edecekler. Çünkü işe yaramıyor. Alevi toplumu kabul etmiyor” diyerek, olası bir kapatmanın asimilasyon merkezinin ortadan kalkması anlamına geleceğini ifade etti.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Alevi toplumu üzerindeki etkileri sorgulanırken, bu yapının asimilasyon mekanizması olarak nitelendirilmesi dikkat çekiyor. Alevilik, kendi öz değerleri ve inançlarıyla var olmalıdır; bu tür yapılar, toplumu bölme ve manipüle etme girişimlerine karşı durulmadığı sürece, gerçek temsil yerine sadece birer gölge olarak kalacaktır. Cemevleri hala ibadethane statüsü kazanmadığı sürece, bu başkanlığın varlığı sorgulanmalıdır. Alevi toplumu, kendi inancını ve kültürünü yaşatacak mekanizmaları oluşturma gücüne sahiptir.
— Alevi Gazetesi Editörü