Alevi Gazetesi

Hakkın ve Hakikatin Sesi

Anadolu’nun Aşk Türküsü ‘Aşkın Şarabını İçerler Dilber’ Araştırıldı

Anadolu'nun Aşk Türküsü 'Aşkın Şarabını İçerler Dilber' Araştırıldı
Anadolu'nun Aşk Türküsü 'Aşkın Şarabını İçerler Dilber' Araştırıldı

Anadolu'nun 'Aşkın Şarabını İçerler Dilber' türküsü, tasavvufi anlatımı ve Alevi-Bektaşi inançlarıyla dikkat çekiyor.

Anadolu’nun sözlü kültüründe önemli bir yere sahip olan “Aşkın Şarabını İçerler Dilber” türküsünün tarihi ve sembolik anlamları üzerine akademik araştırmalar devam ediyor. Türkü, tasavvufi anlatımı ve Alevi-Bektaşi inanç geleneğini yansıtan imgeleriyle dikkat çekiyor.

İstanbul Üniversitesi araştırmacısı Ulaş Özdemir’in 2019 yılında yayımladığı çalışmaya göre, türkü ilk olarak 1929 yılında Dârülelhan heyeti tarafından Erzincan’da kaydedildi. Eser, 1930 yılında yayımlanan Halk Türküleri kitabında yer aldı ve 1944 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı tarafından Dersim’nin Ovacık ilçesinde yeniden derlendi.

Türkünün yaygın olarak bilinen biçimi iki dörtlükten oluşurken, bazı sanatçılar tarafından üç dörtlük halinde de seslendirilmektedir. Türküdeki aşk şarabı, tasavvuf edebiyatında ilahi aşkın temsilcisi olarak görülüyor.

Türkünün sembolik dünyasında Mecnun ve Ferhat figürleri, aşkın insanı dönüştüren gücünü temsil ediyor. Ayrıca, Zülfikâr sembolü Hz. Ali’yi hatırlatırken, güneş ve sevgilinin yüzü gibi imgeler, hakikatin görünür hâle gelmesini simgeliyor.

Alişer Efendi’nin eserleri, Anadolu tasavvuf geleneğinin zengin sembolik dünyasına bağlı olarak, halk müziği ve Alevi-Bektaşi kültürü açısından önemli bir miras olarak araştırılmaya devam ediyor.

GAZETENİN NOTU
Anadolu'nun "Aşkın Şarabını İçerler Dilber" türküsü, tasavvufi anlatımı ve Alevi-Bektaşi inançlarıyla araştırılıyor.
Sırada ne var: İstanbul Üniversitesi araştırmacısı Ulaş Özdemir'in 2019 yılında yayımladığı çalışmaya göre, türkü ilk olarak 1929 yılında Dârülelhan heyeti tarafından Erzincan'da kaydedildi.
Alevi Gazetesi Editör
BAĞLAM

Dersim Alevi Sözlü Kültüründe Mizah — Dersim, tarihsel olarak Ermenice, Kirmancki (Zazaki/Dımılki) ve Kurmancî/Kürtçenin farklı dönemlerde ve farklı yoğunluklarda kullanıldığı bir coğrafyadır. Günümüzde ise Türkçenin ağırlık kazanmasıyla birlikte, dil ve inanç çeşitliliği tarihsel kırılmaların izlerini taşıyan asimetrik bir yapı içinde şekillenmiştir. Bu asimetrik yapı, mizahın biçimlerini ve anlatı içeriklerini doğrudan etkilemiş; yerel diller ve inanışların egemen kimlik anlatısıyla kurduğu gerilimler, mizahi anlatılarda travma ve bellekle iç içe geçen anlam katmanlarının oluşmasına eşlik etmiştir.

Alevi Ansiklopedisi →

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir