Ana SayfaGüncel HaberlerAnayasa toplumla yapılmalı

Anayasa toplumla yapılmalı

Türkiye’nin 1961, 1972 ve 1982 anayasalarının OHAL dönemlerinde değiştirildiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarhanlı, demokratik ilkeler üzerinden sistemi güçlendirmenin, sadece başkanlık rejimine odaklanmaktan daha etkili olduğuna dikkat çekti

AKP ve MHP’nin kendi milletvekillerinden dahi saklayarak mutabakata vardığı başkanlık rejimini yasallaştıracak olan yeni anayasa değişikliğine hukukçular ve muhafeletten tepki gelmeye devam ediyor. OHAL döneminde Türkiye’nin sistem değişikliğine gitmesini eleştiren İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, “Türkiye’nin geçmişinde OHAL dönemlerinde birçok anayasa değişiklikleri ile karşılaşırız. 1961 anayasası öyleydi, 1971 anayasa değişiklikleri öyleydi, 1982 anayasası öyleydi. Ama bugün artık Türkiye’nin bir anayasa değişikliğini OHAL döneminde gerçekleştirmesi uygun değildir” dedi. Yeni anayasa çalışmalarında ortaya çıkan süreç anayasacılığı kavramını, “Yani sonda bir anayasa metninin hemen çıkarılması değil de, o anayasanın hazırlanmasına giden süreçte anayasayı tartışmak suretiyle toplum kesimlerinin yeni bir toplumsal inşayı nasıl ortaya koyacaklarına karar vermesi sürecidir” sözleriyle değerlendirdi. Tarhanlı, “OHAL döneminde de toplum kesimlerinin birçok hakkı sınırlandırılmış vaziyette. O zaman bu süreçte toplumun yeni anayasaya katılması, yeterli düzeyde tartışması, toplumun sesinin istediği gibi duyulması mümkün değildir” dedi.

OHAL’de anayasa değiştirilemez

Tamamen bir anayasa metni hazırlama ve o metnin nasıl üretildiğinin dikkate alınmadığı bir süreçten geçildiğini belirten Tarhanlı, “OHAL süreklilik taşımayacak, bir gün bitecek elbette. OHAL dışındaki olağan dönemde gerçekleştirmenin avantajlarından yararlanmak hem demokratik bir mesaj olması açısından değer taşıyor hem de buna destek verecek toplum kesimlerinin sesini duyurmak açısından önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Her şeyin tartışılması gerekiyor

Türkiye’nin 19. yüzyılın sonundan bu yana iyi ya da kötü bir parlamenter rejim deneyiminin olduğunu ve tartışması yürütülen başkanlık sistemi hakkında hiçbir tecrübesi bulunmadığını vurgulayan Tarhanlı, “Eğer Türkiye demokrasisini güçlendirmek konusunda bir çaba içerisinde olunacaksa demokrasinin ilkeleri malumdur. Bunlar da öncelikle katılımcılık, çoğulculuk, hukukun üstünlüğü, insan hak ve özgürlüklerine saygıdır. Dolayısıyla demokratik ilkeler üzerinden rejimi güçlendirmenin yollarına odaklanmak sadece başkanlık rejimine odaklanmaktan daha anlamlı” dedi. Anayasa çalışmalarında toplum kesimlerinin her şeyi tartışabilmesi gerektiğini belirten Tarhanlı, “Bunların kapalı bir kutuda tartışılıyor olması bir anayasa çalışması için hiç isabetli değildir” vurgusu yaptı.

Nuri Akman-Devran Toptaş /Dihaber

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi Gençliği Medya Alışkanlıklarını Tartıştı

Avrupa Alevi Gençler Birliği tarafından Frankfurt Cemevi'nde düzenlenen "Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı X Talks" etkinliğinde, gençlerin medya alışkanlıkları ve yeni medya araçlarının geleneksel medyaya göre avantajları tartışıldı. Uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Alevi med

Alevi Gençliği Siyasette Güçlü Olmalı!

Avrupa Alevi Gençler Birliği, 4 Nisan 2026'da Frankfurt Cemevi'nde düzenleyeceği "Gençlik ve Politika Oturumu" ile Alevi gençliğinin siyaset ve diplomasi içindeki rolünü tartışacak. Metinde, Alevi gençliğinin kimliğini koruması ve kültü

Akbelen Direnişine Destek: Esra Işıka Özgürlük!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Akbelen Ormanı'ndaki direnişe destek vererek, yaşam savunucularıyla dayanışma içinde olduklarını açıkladı. Ayrıca, tutuklu Esra Işık için özgürlük talep etti ve direnişin yaşam ve onur mücadelesi olduğunu vurguladı.

Alevi kurumları siyasal iktidara karşı etkisiz kaldı!

Alevi kurumlarının siyasal iktidara karşı etkisiz kaldığını belirten Ercan Kazım Özer, Alevilerin sorunlarının derinleştiğini ve temel taleplerinin göz ardı edildiğini ifade etti. Özer, cemevlerinin yasal statü talebinin yalnızca ibadethane olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı
spot_img