Avrupa Vicdani Ret Bürosu (EBCO), Avrupa kurumlarına dünya çapındaki vicdani retçiler için daha fazla girişimde bulunması çağrısını yaptı. EBCO Başkanı Friedhelm Schneider, 15 Mayıs Uluslararası Vicdani Ret Günü dolayısıyla Bonn kentinde yaptığı açıklamada vicdani retçiler ile ilgili geçen yılki durumu değerlendirdi. Schneider “Önemli Avrupa kurumlarının, ayrımcılığa maruz kalan ve baskı altında tutulan vicdani retçilere yönelik destek konusunda devam eden başarısızlıkları, insan hakları bağlamında yaşanan yardım ihlallerine zemin hazırlıyor” şeklinde konuştu.
EBCO Başkanı açıklamasında vicdani ret konusunda özellikle Türkiye, Azerbaycan, Yunanistan, Ukrayna ve Rusya’daki duruma dikkat çekti.
Schneider Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2006 yılında vicdani retçi Osman Murat Ülke davasında verdiği kararı hâlâ uygulamamasını eleştirdi.
Ne olmuştu?
AİHM, Ocak 2006’da aldığı kararla vicdani ret hakkını kullanan Almanya doğumlu Osman Murat Ülke’nin defalarca gözaltına alınması ile Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğine hükmetmişti. Mahkeme Türkiye’yi sözleşmenin “insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı”nı düzenleyen 3’üncü maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle 11 bin euro tazminat ödemeye mahkum etmişti.
Vicdani retçi Osman Murat Ülke tarafından AİHM’e yapılan başvuru “pilot dava” olma özelliğini taşıyordu. Türkiye,1949 yılından bu yana üyesi olduğu Avrupa Konseyi ülkeleri arasında vicdani ret hakkını vatandaşlarına tanımayan tek ülke olma özelliğine sahip.
AİHM’in vicdani ret konusunda 1990’lı yılların başlarına dayanan bir içtihadı bulunuyor. AİHM vicdani retçiliğin Avrupa’da genel kabul görmüş olmasını dikkate alarak 2011 yılında Ermenistan’a karşı açılan bir davada, bu içtihadını revize etmişti. Bu bağlamda vicdani ret hakkının bulunmadığı ülkelerden gelen başvurular AİHM tarafından otomatik olarak “Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi’nin ihlali” olarak değerlendiriliyor.