Şimdilerde, ‘başka türlü’ bir darbeyle toplum sindirilmeye çalışılırken, 12 Eylül’ün bugüne dersler taşıyan kanlı anıları, bir müzede sergileniyor. Müzeyi kuran Devrimci 78’liler Federasyonu, 15 Temmuz ve sonrası için ‘12 Eylül’ün günümüze uyarlanmış şeklidir’ diyor
Devrimci 78’liler Federasyonu tarafından 12 Eylül Utanç Müzesi, Ankara’da 6’ncı kez açıldı. Daha önce yine Çankaya Belediyesi’ne ait Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açılan müze, iki sene üst üste Çankaya Belediyesi’nin söz konusu yer için organizatörleri oyalaması üzerine, bu yıl Çankaya Belediyesi’nin altında bulunan Galeri’de açıldı. Önceki gün açılışı yapılan müze, çoğu 12 Eylül mağduru ve çok sayıda kişi tarafından ziyaret edildi.
Önderler bir arada
Bu yıl “Ne Darbe Ne Diktatörlük” teması ile açılan sergide sadece 12 Eylül mağduriyetini yansıtan fotoğraf ve belgeler değil, aynı zamanda darbenin kendisini süreklileştirdiğine ilişkin dönem içerisinde yaşanan farklı katliamlardan görsellere de yer verildi. Ağırlıklı olarak, 12 Eylül’de hayatını kaybeden devrimcilerin resimleri, kişisel eşyalarının yer aldığı müzede aynı zamanda o dönem uygulanan işkence yöntemlerinin araçları da sergileniyor. 1980 döneminin devrimci önder kadrolarının fotoğraf ve eşyalarının ön plana çıktığı sergide, bütün siyasi görüşlerdeki liderlere yer verildi. Mazlum Doğan, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve daha pek çok devrimci önderin kişisel eşyaları, en çok dikkat çeken ve ziyaret edilen köşeleri oluşturdu. Yine 12 Eylül döneminde yaşı büyütülerek öldürülen Erdal Eren ile birlikte sonraki yıllarda yaşından fazla kurşunla katledilen Uğur Kaymaz’ın fotoğrafları ve eşyaları da müzede en fazla dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor.
Hepsi aynı salonda
Müzenin en etkileyici bölümü ise, kuşkusuz 12 Eylül döneminde katledilen binlerce devrimcinin fotoğraflarına yer verilerek oluşturulan Saygı Salonu’nun fotoğrafı. Bir araya gelmiş ve bir konferans salonunda toplanmış görüntüsü veren devrimcilerin o görüntüsü, büyüleyici etkisini bugün de sürdürüyor. Bununla birlikte salonda 10 Ekim Ankara Katliamı, Soma Katliamı, Gezi Direnişi’nde hayatını kaybedenler, Roboski, açlık grevi direnişinde hayatını yitirenler, devlet dersinde öldürülen yüzlerce çocuğun listesi, Diyarbakır Cezaevi gibi toplumsal bellekte yer edinmiş yüzlerce katliam olayı da bir şekilde salonda 12 Eylül uygulamalarının devamı olarak müzede yer alıyor. Çok sayıda insanın ziyaret ettiği ve gençlerin de yoğun ilgi gösterdiği müze, 27 Eylül tarihine kadar açık kalacak.
AKP sürdürüyor
Müzenin kapısının önünde kurulan darağacının altında duran 12 Eylül mağdurlarından Cumhur Yavuz, “Gördüğümüz bu sergide sığdırabildiğimiz kadar yaşananları buraya taşımaya çalıştık. Elimizde buraya taşıyamadığımız 3-4 katı daha gerçekliğin malzemesi var. 12 Eylül hayatımızda devam ediyor. 12 Eylül bizim için 100 yılık bir proje. 12 Eylül, AKP eliyle yeniden üretilerek yürütülen bir süreçtir. 12 Eylül’ün bütün kurumları duruyor. MGK’si duruyor, YÖK’ü duruyor, anayasası, siyasi partiler yasası duruyor… AKP bu 12 Eylül zihniyeti ile toplumu yönetme kolaylığını seçti. Bu şu demek; bunlar darbenin ürünü, darbeciler bunları iktidar yaptı ve darbecilerin devamını sağlıyorlar. Egemenlerin gündelik ihtiyaçlarına göre yeniden güncelleniyor” dedi.