Yüksek maliyetli tarım üretimini sağlamak amacıyla banka kredilerine mahkum edilen en az 658 çiftçiye ait 12 bin dekar arazi bankalarca haczedildi
Türkiye’deki tarım ve inşaat politikaları nedeniyle her yıl binlerce dekar tarım arazisi betonlaşma uğruna yok ediledursun, içte ve dışta yaşanan istikrarsızlık nedeniyle binlerce çiftçi de mağdur oluyor. Tarım faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla banka kredilerine başvurmak zorunda kalan çiftçiler, yüksek maliyetler karşısında yok pahasına satmak zorunda kaldıkları ürünlerinden elde ettikleri karşısında banka kredilerini ödeyemeyecek duruma geldi. Türkiye’nin en büyük ve çiftçilerin en fazla işlem yaptığı 5 banka olan Ziraat Bankası, Vakıfbank, İş Bankası, Denizbank ve Akbank, 2015’ten bu yana kredi çeken en az 658 çiftçiye ait yaklaşık 12 bin dekar araziye haciz işlemi koyarak ihale usulü ile bu arazileri satışa sundu.
Arazi yasası ve miras hukukunda şirketleşmenin adeta zorunlu hale geldiği Türkiye’de, çiftçiler borçlandırılıp arazilerine el konuluyor. Bu yolla tarımın tekellerin eline geçmesi, arazilerin imara açılması (sanayi, Enerji vb.) gibi adımlarla küçük çiftçilik ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Diğer yandan saman ve nohut da yurtdışından ithal edilmeye başlandı. Hayvancılığa büyük darbeler veren hayvan ithalatı ise bir başka felaket. Tüm bunlar yaşanırken yurttaşlar beslenme amaçlı aldığı ürünlerin fiyatları inanılmaz seviyelere çıkarken, üreticiler ise ürünlerinin para etmemesi nedeniyle ürünlerini sokağa dökerek eylemler gerçekleştirmekte. Bu durumu yaşıyor olmamız bir tesadüf değil elbette. AKP’nin tarım politikalarının ithalata dayalı olarak sürdürülme eğiliminin nedeni, tarım arazilerinin farklı amaçla kulanıma açılması ve arazilerini terk eden çiftçilerin arazilerine Ethem Sancak ve benzerleri gibi Türkiye’de tarım tekeli olma yolunda ilerleyen sermaye çevrelerine de alan açılmak istenmesidir.
Hacizler büyüyor
Tarım faaliyetlerinin yoğun olduğu kentlerden 5 bankada işlem yapan Adana’da 21 çiftçiye ait 600 dekar, Afyon’da 60 çiftçiye ait 550 dekar, Semsûr’da (Adıyaman) 18 çiftçiye ait 300 dekar, Agirî’de (Ağrı) 24 çiftçiye ait 360 dekar araziye kredi borçları nedeniyle haciz işlemi konularak, araziler satışa sunuldu. Afyonkarahisar’da 21 çiftçiye ait 500, Aksaray’da 9 çiftçiye ait 300, Ankara’da 33 çiftçiye ait 650, Antalya’da 24 çiftçiye ait 400 dekar alan satışa sunulurken, en fazla 94 çiftçi ile Aydın’da bin 200 dekar alan bankalar tarafından çiftçilerin arazilerine el konuldu. Yine Balıkesir, Bayburt, Bilecik, Bursa, Hatay, Mersin ve Yozgat’ta 198 çiftçiye ait bin 540 dekara yakın arazi bankalarca haczedilen yerler oldu. En fazla tarım arazisinin haczedildiği yer olarak 48 çiftçiye ait 2 bin 100 dekar olarak Riha (Urfa) olduğu görülürken, Riha’yı sırasıyla Wan 12 çiftçi ve bin 800 dekar, Eskişehir 65 çiftçi ve 1150 dekar, Erzerom (Erzurum) 42 çiftçi ve yaklaşık 1000 dekar haciz yapılan bölgeler olarak takip ediyor.
Tefecilere mahkumlar
Bankaların mağdurları arasında yer alan çiftçilerden Çetin Can, Ziraat Bankası’ndan 2013 yılında 630 bin TL’lik kredi çektiğini, borcunu ödemek için tefecilerin eline düştüğü yetmezmiş gibi 390 bin TL’sini ödediği banka kredisinin 1 milyon 160 bin TL olduğunu ifade etti. Çiftçilerin bankalarla çalışmak dışında çarelerinin olmadığını ifade eden Can, şu anda önünü göremediğini ve kendisi gibi yüzlerce çiftçinin de önünü göremediğini belirtti. Tarlasını ekemediği gibi diktiği ağaçlara da bakamadığını belirten Can, Şubat ayından bu yana Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un çiftçilerin bankalarla ilgili sorunlarını çözeceklerine dair verdikleri sözü yerine getirmelerini beklediklerini ifade etti.
Ahmet Kanbal / dihaber