Ana SayfaGüncel Haberler'Cizre'yi unutmadık, adalet istiyoruz'

‘Cizre’yi unutmadık, adalet istiyoruz’

Roboski, Cizre ve Silopi’den yola çıkarak Vicdan ve Adalet Nöbeti’ndeki HDP’li vekilleri ziyaret eden aileler, “adalet” vurgusu yaptı. Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un eşi Zeynep Tunç, adaleti elde edene kadar direneceklerini söyledi.

HDP’li 10 milletvekili tarafından Diyarbakır merkez Kayapınar ilçesi Ekin Ceren Parkı’nda sürdürülen Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin 6’ncı gününde Roboskili aileler, Silopi’de öldürülen Kürt siyasetçi Pakize Nayır’ın annesi Behiye Nayır, Cizre’de öldürülen Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un eşi Zeynep Tunç, DBP ve HDP il eşbaşkanları ziyarette bulundu. Cizre ve Şırnak’tan 50 derece sıcaklıkta saatler süren yolculuk sonrasında nöbet alanına varan aileler de öncekiler gibi polis engeliyle karşılaştı. Ailelerin çoğu nöbet alanına alınmayarak, sıcak altında bekletildi. Nöbet alanına sadece 4 kişi girebildi. Desteğe gelen aileler, bunca yolu zahmeti sadece ve sadece “adalet” talebi için geldiklerini, bunun için burada olduklarını söyledi.

‘İSTEMEZSENİZ DE ADALET GELECEK’

Pakize Nayır’ın annesi Behiye Nayır, “Biz direneceğiz. İyi olacağız. Bu topraklara biz adaleti getireceğiz. Onlar adalet istemiyor ama biz istiyoruz” diyerek, yaşanan uygulamalara isyan etti. Cizre’den, Şırnak’tan, Roboski’den bunca yolu adalet için geldiklerini söyleyen Nayır, devletin abluka ve engellemeye başvurarak, nasıl korktuğunu gösterdiğini vurguladı. Nayır, “Çocuklarımız terörist değil. Biz bu ülkenin vatandaşıyız. Kürt doğmuşuz ne yapalım yani, tek suçumuz Kürt olmaktır. Herkes nasıl hakkını talep ediyorsa biz de hakkımızı istiyoruz. Bir Kürt neredeyse Türkiye karşı çıkıyor. Kürt-Türk kardeştir. Biz çocuklarımızı evlendirmişiz. Ama çıkıp ‘Tek devlet, tek millet’ diyorlar. Ülkemiz birdir ama tek millet değiliz. Onlar Türk biz Kürt’üz. Arap, Fars, Ermeni, Alevi var. Devlet çocuklarımızı dağlara mecbur ediyor. Biz barış, adalet istiyoruz. Bir devlette adalet yoksa o devlet yıkılmaya mahkumdur. Cizre’den o kadar yolu geldik buraya gelmemize engel oldular. Bu insanlar adalet için bekliyor. Başka bir şey istemiyorlar. İstemeseniz de bir gün bu topraklara özgürlük ve adalet gelecek” diye konuştu.

‘ERDOĞAN’IN İSTEKLERİNİ YAŞAMAK ZORUNDA DEĞİLİZ’

“Yanan yüreğimizle buraya geldik. Bizim gördüğümüz acıyı kimse görmesin diye” vurgusu yapan Mehmet Tunç’un eşi Zeynep Tunç ise bugün kendilerine acı yaşatanların aynı acıyı herkes yaşasın diye çabaladığını ifade etti. Tunç, “Mehmet Tunç hep barış diyordu. Kızının ismini de ‘Barış’ bıraktı. Barışı görmeden gitti. Ben de yaşadığım için barış için mücadele edeceğim. Devlet Kürtlere karşı yönünü dönmüş ve sürekli katliam yapıyor. Erdoğan’ın isteklerini yaşamak zorunda değiliz. Biz sonuna kadar değerlerimizin peşinde olacağız. Yaşadıklarımızı nasıl unutacağız. Bize yaşatılanları nasıl görmezden geliriz. Eşimizden, çocuklarımızdan korktukları gibi biz annelerden de korkuyorlar. Keyfimizden gelmedik buraya” diye konuştu.

‘ADALET İÇİN HERKES DİRENMELİ’

Mehmet Tunç ve arkadaşlarının yaşadıklarını, Cizre’de yapılanları unutmadıklarını vurgulayan Tunç, katliama, ölüme, savaşa karşı koyanlara ölüm dayatıldığını dile getirdi. Bunu yaşamak zorunda olmadıklarını ve herkesin sesini yükseltmesi gerektiğini söyleyen Tunç, bu topraklara da “adalet” gelmesi için herkesi direnmeye çağırdı.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Solingen Alevi Kültür Merkezi 30. yılını kutladı

Solingen Alevi Kültür Merkezi, 30. kuruluş yılını geniş bir katılımla kutladı. Etkinlikte, toplumsal birlik ve kültürel aktarım temaları ön plana çıkarken, Alevi toplumunun inanç özgürlüğü ve yasal tanınma talepleri dile getirildi.

Koçgiri Katliamı anmasında tarihsel hafıza vurgusu!

Koçgiri Katliamı'nın yıldönümü dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen anma etkinliği, tarihsel hafızanın korunması ve toplumsal yüzleşme ihtiyacını vurguladı. Gazi Cemevi'nde gerçekleştirilen panelde, katılımcılar olayları yeniden hatırlarken, tarihçi Alişan Akpınar ve

Alevi Konferansında Barış ve Demokrasi Vurgusu Yapıldı

Almanya'nın Augsburg kentinde düzenlenen "Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı"nda, Türkiye ve Avrupa'da toplumsal barış için çözüm önerileri tartışıldı. Katılımcılar, demokratik değerlerin güçlendirilmesi ve kalıcı barış için gerekli adımları vurguladı.

Jülide Kural, Dersimde Rosa Luxemburgu sahneye taşıdı

Jülide Kural, Dersim'de sahnelenen "Ben Rosa Luxemburg" oyunu ile Rosa Luxemburg'un yaşamını ve mücadelesini izleyicilere aktardı. Oyun, büyük ilgi gördü ve Kural, Rosa'nın tarihsel mücadelesinin gençler tarafından yeniden okunması gerektiğini vurguladı.
spot_img