Referanduma sayılı günler kala Enerji Bakanı Albayrak, ‘Evet’in çıkması sonucu doğayı nasıl daha fazla talan edeceklerinin anonsunu ‘İnşallah ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ en kritik ve stratejik alan olan enerji politikaları için de büyük bir sıçrama noktası oluşturacak’ diyerek yaptı
Enerji Bakanı Berat Albayrak, ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’nı hayata geçirdiklerini ifade ederek, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin en kritik ve stratejik alan olan enerji politikaları için de büyük bir sıçrama noktası oluşturacağını söyledi. Albayrak, “10 yıl içerisinde özellikle Ortadoğu’da küresel ölçekte büyük kırılmalar ve değişimler olacak. Türkiye olarak bu gelişmelerin tam ortasındayız. Bu türbülans içerisinde Türkiye’ye ayak bağı olacak bütün meseleleri bir an önce çözerek hızlı bir şekilde ‘take-off’a (Uçuşa) geçmek için önemli adımlar atmak zorundayız” dedi. ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’nı, ‘Arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasa’ üzerine inşa ettiklerini ifade eden Albayrak, Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis sismik gemileri ile Türk karasularını adeta karış karış tarayacaklarını söyledi.
Beşinci stratejilerinin yerli kömür kaynaklarını ekonomiye kazandırmak olduğunu söyleyen Albayrak, bir diğer stratejilerinin de nükleer enerjiyi sisteme dâhil etmek olduğunu açıkladı. Albayrak, “Milli Enerji ve Maden Politikası’nı destekleyecek güçlü bir madencilik altyapısı ile madencilikte sessiz bir devrime odaklandık” dedi. Albayrak, “İnşallah ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ en kritik ve stratejik alan olan enerji politikaları için de büyük bir sıçrama noktası oluşturacak. Siyasi istikrarın olmadığı bir yerde kalkınmadan bahsedemeyiz. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ ile sağlanacak kalıcı siyasi istikrar güçlü bir ekonominin de teminatı olacak. Çünkü hiçbir yatırımcı öngörülebilir bir siyasi istikrara ve piyasaya sahip olmayan bir ülkeye yatırım yapmak istemez” diye konuştu.
Milli enerji ve maden!
‘Milli’ sözcüğünü dilinden düşürmeyen Albayrak’ın ‘milli’likten ne anladığını uyguladıkları politikalardan görmek mümkün. Sermayenin hizmetine sunulan doğal yapıların, sermaye birikim alanı olarak görülmesi milliliğin en temel nüvesi. ‘Milli üretim’ dedikleri bu millilikten kazananların sadece patronlar olması Albayrak’ın doğru yolda olduğunu gösteriyor. İşçilerin ellerinde kalan tek şey olan ‘Kıdem tazminatları’nın 16 Nisan sonrası Fon’a devretme adımları da, milli iş yapmakta olduklarını gösteriyor. Çıkarılan Enerji Piyasası kanunları ile üretilen enerjinin Türkiye’nin ihtiyaçları için üretilmediği biliniyor. Santral sahiplerinin üretilen enerjiyi direkt olarak sınır ötesine satmasına yasal anlamda yol verilirken, yine milli bir iş yapıyorlar. Albayrak ve hükümetinin ‘milli’ sözüğünden anladığı ya da bize algılatmaya çalıştığı tek şey, sermaye sınıflarına hem emek gücü olarak hizmet etmek hem de doğal yaşamın patronların hizmetine sunulmasıyla sınırlıdır. Türkiye doğasını yaşanmaz hale getirecek, tüm su varlığını bu üretimlere bağlayacak ve Türkiye halklarını köleleştirecek olan bu ‘millilik’ safsatasına ‘Hayır’ oyları dur diyebilecek.
HABER MERKEZİ