Geçmiş Zamanın Kipiyle Çözülen Sorunlar

Yapısal problemlerin kemiksiz dilde günlük söylemlerle ve hayali vaatlerle çözülmeye çalışıldığı bir Türkiye ekonomisiyle başbaşayız.

Hele bir de bu söylemlerde dini ifadelerin propaganda aracı olrak kullanılması, Türkiye ekonomisinin çöküşe doğru giden gidişatını, ütopik kahramanlıklarla kurtarmaya çalışan bir iktidarı karşımıza çıkarıyor. Aslında karşımıza çıkarmıyor. Yıllardır aynı propagandist söylemleri iktidarının istikrarı için kullanan AKP’ye sabretmemizi şimdilik zorunlu kılıyor.

Fakat günlük söylemi farklı ama neticeleri aynı bir iktidarın anlık refleksleri, aklımızda her gün başka endişeleri doğuruyor. Son olarak Bakan Nebati ve Erdoğan’ın söylemleri yeni endişelerin devamı.

Birkaç gün önce Bakan Nebati, Türk lirasındaki değer kaybının enflasyonun yüksek seyriyle alakalı olduğunu söylemişti. Bu ifade Türk lirasının aslında değer kaybetmedğine inanmamızı isteyen siyasi bir demagojiydi.

Birkaç gün sonra Bakan Nebati’nin; Türkiye’nin ekonomi modelini olumlu bir gerçeklik olarak sunması, dünyanın şu an Türkiye’nin ekonomik modelini örnek aldığını, döviz fiyatlarının makul gittiğini söylemesi, Bakan Nebati’nin tıpkı Erdoğan gibi: ” inanç var inanç” söylemini ekonomik çaresizliğe bir kalkan olarak kullandığını hatırlattı.

Bakan Nebati’nin anlatılarının Erdoğan’ın toz pembe tasvirleriyle örtüşmesi öylesine başarıların ifadesi oluyor ki; dünya kamuoyunun ekonomik alandaki bu başarılara alkış tutmaması içten değil.

AKP iktidarına göre şu anda Türkiye ekonomisi enflasyonun baskısı altında. 20 yılda her problemi çözmüş AKP, elbette bu problemide çözecekmiş.

“Sözümona:” AKP enflasyonla nasıl mücadele edileceğini en iyi bilenlerdenmiş.

Güzel günler AKP ile birlikte bizi bekliyormuş…

Erdoğan iktidarı boyunca her sorunun üstesinden gelinmiş de, sadece şu “körolası” enflasyon problemi kalmış. Bu sorunda, yabancı yatırımcıya engel çıkaran bürokrasinin gerekirse tasfiyesiyle sona erecekmiş.

Malumunuz! Erdoğan uzun zamandır mali oligarşiyi ortadan kaldırmak için büyük bir kararlılıkla çalışıyormuş…mış…muş…

Yaptıklarını, yapacaklarına teminat gösteren AKP iktidarının bu söylemleri ve hedefleri karşısında, ekonomik krizle can çekişen emekçi halkın heyecanlanmaması mümkün değil.

Bilhassa işsizlik ve geçim sıkıntısından dolayı her gün intihar edenlere şahitlik eden Türkiye halkının, artık umutsuzluğa düşmesine ve acı çekmesine gerek kalmayacakmış. Erdoğan iktidarı her sorunu hallettiği gibi bu sorunununda üstesinden Bakan Nebati’yle birlikte gelecekmiş.

İşte böyle!.. Yapısal problemler, “mış’lı, muş’lu sözlerle çözüleceği günü bekliyor.

Halkın çaresizliği ise, çoktan bu sözlere kulak tıkayıp, yaklaşan seçimleri bekliyor.

Muhalefet ise, iktidarı kapmak için geçmiş zaman kipiyle değil de, gelecek zamanın klipleriyle konuşuyor. Çünkü iktidar gelecek demek. Yeniden halkı yağmalayarak güce sinerji katmak.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Seyit Rıza ve arkadaşları İzmir’de anıldı.

İdam edilişinin 84. yılında Seyit Rıza ve yoldaşları Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ve İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği öncülüğünde Karşıyaka İskelesi’nde anıldı....

Toğrul: Terolar’a asıl amaç okul yapmak değil, Alevi nüfusu göç ettirmek

Alevi köyü Terolar’da AFAD kampının ardından 3 katlı okul yapılmak istenmesi bölgenin kültürel yapısına dönük bir saldırı olabileceği endişesi yarattı. Konuya dair PİRHA’ya konuşan...

Gülüstan Kılıç Koçyiğit: Cem tiyatro değil, inançsal bir ritüeldir!

Nazımiye’nin Kıl köyündeki Düzgün Baba Cemevinde vali, kaymakam ve askerlerin katılımıyla yapılan ceme, Aleviler yoğun tepki gösterdi. Söz konusu cemin inanca yönelik bir müdahale...