Tamamen yok edilmek üzere olan tarihi bir kent, Hasankeyf. Etrafını çevreleyen dağlarda ince bir kar örtüsü var. Kimi tam batmış, kimisi yarıya kadar suya gömülmüş evler dikkat çekiyor. Yer yer dalları su yüzeyinde kalmış ağaçlar göze çarpıyor.
“Hasankeyf, Hoşgeldiniz, Hûn bi xêr hatin, Welcome” yazılı bir tabela halen yerinde duruyor. Devletin yıkım için görevlendirdikleri kişiler, bu tabelayı da sökmeye kalktılar. Sular bu hızla yükselmeye devam ederse, bir süre sonra zaten “Hoş geldiniz” diyecek bir tabela bile kalmayacak. Eski ve yeni ne varsa sulara gömülecek.
Yarıya kadar sular altında kalmış yapılarla doğal bir sel felaketini andırsa da, bu tamamen kasıtlı bir şekilde tarihi yok etmeye yeminli bir iktidarın eliyle gerçekleşiyor. En az 12 bin yıllık bir tarihi hangi insan aklı yok etmek ister? Sorunun yanıtı, tüm insanlığa mal olmuş bir tarihi hiç tereddütsüz yok edebilecek baskıcı ve inkarcı rejimlerin daha neler yapabileceği konusunda ürkütücü bir iz bırakıyor.