Alevi Gazetesi – Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) öncülüğünde, Sivas Madımak Oteli’nde katledilen Hasret Gültekin’in adı Köln’de bir sokağa verilmesi için önemli bir adım atıldı. 2 Temmuz 2025 tarihinde başlatılan çalışma sonucunda, Gültekin’in adı Köln’de gelecekte isimlendirilecek sokaklar için oluşturulan resmi listesine alındı.
Köln-Porz Cemevi Başkanı Abbas Fidan ve Köln-Chorweiler Cemevi Başkanı Gökhan Berk’in ortak girişimiyle gerçekleştirilen çalışmanın temelleri, Sivas Katliamı ve NSU cinayetleri üzerine düzenlenen bir panelde atıldı. AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır, bu kazanımın yalnızca bir dilekçenin verilmesiyle ortaya çıkmadığını, arkasında yoğun bir diyalog sürecinin bulunduğunu belirtti.
Çakır, “Hasret Gültekin yalnızca Anadolu’nun değil, Köln’ün de evladıydı. Bu kentte yaşadı, üretti ve kültürel izler bıraktı. Onun adı, bu kentin ortak hafızasında da yaşamalıdır” ifadelerini kullandı. Girişim, hatırlama kültürünün günlük yaşamın bir parçası haline gelmesini amaçlıyor.
AABF, Sivas Katliamı’nın Almanya’nın toplumsal hafızasındaki yerinin önemine de dikkat çekti. Çakır, Sivas’ın acısının ve hafızasının sınır tanımadığını, bu olayın Almanya’nın da hatırlama ve tarihsel yüzleşme kültürünün bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
Sırada ne var: 2 Temmuz 2025 tarihinde başlatılan çalışma sonucunda sokak isimlendirmesi gerçekleştirilecek.
AABF — Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu
Sivas Katliamı (2 Temmuz 1993) — Türkiye’nin siyasi tarihinde bir başka dönüm noktası olan 1993 yılı, toplumun laik ve cumhuriyetçi kesimleri arasında oldukça etkili bir gazeteci olan, Uğur Mumcu’nun (1942-1993) 24 Ocak’ta arabasına bomba konularak öldürülmesiyle başladı. Ardından Maliye Bakanı Adnan Kahveci (1949-1993) (5 Şubat’ta trafik kazasında), Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis (1933-1993) (17 Şubat’ta askeri uçak kazasında) ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal (1954-1993) (17 Nisan’da kalp krizi sonucu) gibi dönemin siyaseti açısından oldukça önemli isimlerin ölümleriyle devam etti. Bu ölümlerin gerçek nedenleri kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam etmekte ve bazı kesimler hala bu ölümlerin ardında çeşitli komploların olduğuna inanmaktadır. 1993 yılı aynı zamanda “Kürt Sorunu” açısından da bir dönüm noktasıydı. Kürdistan İşçi Partisi (PKK) 1991 yılında yaşanan Birinci Körfez Savaşı’nın ardından Kuzey Irak’ta ortaya çıkan fiili durumdan yararlanarak yoğunlaştırılmış bir silahlı mücadele stratejisi benimsedi. 1993 yılında PKK’nın gerçekleştirdiği 413 silahlı saldırıda, görevde olup olmadığından bağımsız, 403 güvenlik görevlisi ve bölgedeki köylere devlet memuru olarak atanan öğretmenlerin yanı sıra yöre sakinlerinin de aralarında bulunduğu bin 166 sivil hayatını kaybetti. Toplum açısından oldukça sarsıcı bu gelişmelerin ortasında, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta yaşananlar Türkiye’deki ve yurtdışındaki Alevileri derinden sarstı.




