Ana SayfaGüncel HaberlerHDP’li Uca: Bağdat ve...

HDP’li Uca: Bağdat ve Federe Kürdistan Şengal’in özerklik kararını tanımalı

Şengal Demokratik Özerk Meclisi’nin Yönetim İlkeleri’nin tarihi öneme sahip olduğunu vurgulayan Êzidî milletvekili Feleknas Uca, Bağdat ve Federe Kürdistan yönetimlerinin kararı tanıması gerektiğini söyledi. Uca, dünya kamuoyunu Şengal’in inşası için harekete geçmeye çağırdı.

DAİŞ’in 3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal’e gerçekleştirdiği saldırılar sonucu binlerce Êzidî katledilmiş, çoğu kadın ve çocuk binlercesi kaçırılmış, yüz binlercesi de dünyanın dört bir tarafına göç etmek zorunda kalmıştı.

DAİŞ’in Şengal’i işgal etmesinin ardından 8 Ekim 2015’te HPG’nin Şengal Komutanlığı ve Şengal Savunma Birlikleri (YBŞ) Genel Komutanlığı’nın başlattığı operasyonun ardından 31 Ekim 2015’te Şengal özgürleştirildi. Şengal’in özgürleştirilmesinin ardından Şengal’e dönen Êzidîler burada kendi kendilerini yönetmek ve öz savunmalarını oluşturmak için büyük mücadeleler verdi. Bunun sonucunda 20 Ağustos’ta Şengal Demokratik Özerklik ilan etti. Êzidîler için tarihi bir adım olarak değerlendiren demokratik özerklik projesine ilk andan itibaren birçok kesimden destek geldi. Demokratik özerkliğin ilan edilmesine bir destek de HDP’nin Êzidî mlletvekili Feleknas Uca’dan geldi. Demokratik özerkliğin ilan edilmesinin Êzidîler için tarihi bir adım olduğunu ve gelecek için Êzidîlerin umudunu yeşertecek bir karar olduğunu söyledi.

‘KARAR TARİHİDİR’

Alınan kararın Şengal halkı açısından geç kalınmış bir karar olduğunu dile getiren Uca, Êzidî halkının bugüne kadar statüsüz bırakıldığını ifade ederek, “Karar tarihidir. Eğer Êzidî toplumu silahlı güçlerini örgütleseydi, 3 Ağustos fermanı yaşanmayacaktı. Êzidî halkının yarınları için karar almasının vakti gelmiştir. Şengal’in savunmasında halkın karar alması gerekiyor” dedi.

‘ÊZİDÎ TOPLUMU KÜRDİSTAN’IN TEMELİDİR’

Şengal’de yeni yaşamın inşa edildiğine işaret eden Uca, “Kültür ve sanat alanında gelişmeler, kadın ve gençlik meclisleri kuruldu. Askeri hamle ile savunmanın kadınlar tarafından gerçekleşmesi en büyük başarıdır. Artık Şengal halkının aldığı karar desteklenmelidir, sahiplenmelidir. Bugüne kadar fermanlar, katliamlar Êzidî halkına dayatılmıştır” diye konuştu. Êzidîlerin Kürt kimliğinden dolayı tarihten bugüne Mezopotamya topraklarında katliamlara maruz kaldığını dile getiren Uca, “Êzidî toplumu Kürdistan’ın temelidir” şeklinde konuştu.

‘ÖZERKLİK İLE YENİ YAŞAMI İNŞA ETMENİN ZAMANI GELMİŞTİR’

Binlerce Êzidî’nin halen DAİŞ çetelerinin elinde olduğunu ve binlerce cenazenin akıbetinin bilinmediğini ifade eden Uca, şunları söyledi: “O zaman YBŞ olsaydı, 3 Ağustos katliamı yaşanmayacaktı. Êzidî kadınları DAİŞ çetelerinin eline düşmeyecekti. Halen binlerce Êzidî çadırlarda yaşıyor. Örgütlü bir toplum olursa, kendi kararlarını alırsa, kendi kaderini tayin ederse, o zaman toplum özgürlüğe doğru gider. Kararı sahipleniyoruz. Demokratik Özerklik ile yeni yaşamı inşa etmenin zamanı gelmiştir. Toplumu merkezi siyasetin elinden alarak, halkın kararları ile daha güçlü yaşam inşasını hayata geçirmek gerekiyor.”

‘HALKLAR ŞENGAL’İN İNŞASI İÇİN HAREKETE GEÇMELİ’

Êzidî halkına yönelik fermanların son bulmasına karşı halkın Demokratik Özerklik modelinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Uca, “Şengal’in yeniden inşa edilmesi, DAİŞ çetelerinin saldırıları sonucu göç edenlerin topraklarına geri dönmesi için güçlü çalışmalar yürütülmeli. Bütün dünya halkları Şengal’in yeniden inşası için harekete geçmeli” çağrısında bulundu.

‘KADIN KOTASI İLE KADIN SOYKIRIMINI DURDURABİLİRİZ’

Demokratik Özerklik Yönetimi İlkeleri’ne göre oluşturulacak meclislerde yüzde 40 kadın kotası belirlenmesine dikkat çeken Uca, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gerçekleştirilen fermanlar ve katliamlar kadın üzerinden gerçekleştirildi. Kadınlar iki kez katliamlara maruz kaldı. Kadın kotası ile kadın soykırımını durdurabiliriz. Kadının özgür olmadığı toplum özgürleşemez. Toplumun özgürleşmesi için kadının özgürleşmesi gerekiyor. Bu nedenle kadınların örgütlenmesi için daha çok mücadele etmesi gerekiyor. DAİŞ çeteleri tarafından katledilen Êzidî kadınlarının intikamını yine kadınlar alacak. Şengal’in geleceği, kadın öncülüğünde yazılıyor. Sadece Êzidî toplumu değil, kadınlar Ortadoğu’yu da özgürleştirecektir.”

‘BAĞDAT VE GÜNEY YÖNETİMİ KARARI TANIMALIDIR’

Bağdat ve Federal Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin alınan karara ilişkin tutumunu değerlendiren Uca, “Êzidî halkı barbar çetelere karşı mücadele etti ve özgürleşti. Bağdat ve Güney yönetimi kararı kabullenmelidir. Herkesin kendi rengiyle özgür yaşaması için, hakların verilmesi gerekiyor. Bugüne kadar Êzidîler statüsüz bırakıldı. Baas rejimi ve Saddam’ın hüküm sürdüğü dönemlerde Êzidîler statüsüz bırakıldı. Bağdat ve Güney yönetimi de Şengal’i statüsüz bırakıyor. Artık kararı tanımalıdır ve kabullenmelidir” dedi.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Koblenzde Alevi Kadınlar İçin Eğitim Kampı Düzenlenecek

Almanya Alevi Kadınlar Birliği, 16-17 Mayıs 2026 tarihlerinde Koblenz'de Alevi kadınlar için bir eğitim kampı düzenleyecek. Etkinlikte, kadınların toplumdaki rolü, Alevi inancında kadın temaları ve toplumsal mücadeledeki katkıları ele alınacak.

Alevi Kurumları Merzifonda Bir Araya Geldi

Karadeniz Alevi Kurumları Bölge Toplantısı, 15 Ekim 2023'te Amasya'nın Merzifon ilçesinde gerçekleştirildi. Toplantıda, Alevi toplumunun güncel sorunları ele alınarak, örgütlü mücadelenin ve kurumlar arası dayanışmanın önemine vurgu yapıldı.

Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Toplandı

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21-22 Ekim 2023 tarihlerinde Balıkesir'de dördüncü İnanç Kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda Alevilik inancına dair güncel konular ve toplumsal dayanışmanın artırılması üzerine fikir alışverişinde bulunuldu.

Alevi örgütleri asimilasyona karşı yetersiz kalıyor!

PSAKD Antalya Şube Sekreteri Atakan Eren, Alevi köylerine yönelik asimilasyon politikalarını eleştirerek, Alevi örgütlerinin bu konuda yetersiz kaldığını ve zorunlu din derslerine karşı mücadelenin yeterince desteklenmediğini vurguladı. Eren, Alevi hareketinin içindeki çatışmalardan
spot_img