Ana SayfaGüncel HaberlerİHD İstanbul: Zorla kaybetme...

İHD İstanbul: Zorla kaybetme devlet politikası

Zorla kaybetme, devletlerin kendisine muhalif grupları bastırma ve sindirme yöntemi olarak yüz yıllardır varlığını koruyor. Türkiye ve dünya üzerinde örneklerine rastladığımız zorla kaybetme olayları cezasızlıkla sonuçlanıyor.

Dünya genelinde zorla kaybetme vakaları özellikle de etnik ve dini çatışmaların ya da iç savaşların yaşandığı ülkelerde meydana geliyor. Brezilya, Uruguay, Şili, Peru, Guatemala, Arjantin, Filipinler, El Salvador, Sri Lanka, Suriye, Nepal, Irak, İran ve Cezayir gibi ülkelerde çok sayıda örneği bulunuyor.

Birleşmiş Milletler 2011 yılından bu yana 30 Ağustos’u Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü olarak anmaya başladı. Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’de de zorla kaybetmenin tanımını net bir şekilde yaptı.

BM zorla kaybetmeyi, “Kişilerin, devlet adına görev yapan veya devletin yetkilendirmesi, desteği ve bilgisiyle hareket eden kişiler veya gruplar tarafından tutuklanması, gözaltına alınması, kaçırılması veya başka herhangi bir biçimde özgürlüklerinden yoksun bırakılması, ardından söz konusu kişilerin kendi fiillerini reddetmeleri veya kaybolan kişinin nerede ve ne durumda olduğunu gizlemeleri ve sonuçta kayıp kişinin hukukun koruması dışında kalması” olarak tanımlıyor.

Türkiye, Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalayan ülkeler arasında yer almıyor.

Türkiye anlaşmaya imza atmadı

Türkiye, sözleşmenin imzacıları arasında bulunmuyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) Terör Kaynaklı Faili Meçhul Verileri’ne göre Türkiye’de 1990-2011 yılları arasında toplam 2 bin 872 faili meçhul cinayet meydana geldi.

Aynı verilere göre, yargısız infazlar, dur ihtarına uymama, güvenlik kuvvetlerinin rastgele ateşi ile ölenler bin 945 kişi, gözaltında veya cezaevinde öldürmeler, ölümler sonucu bin 147 kişi ve siyasal nedenlerle zorla kaybedilenler ise 940 kişi olarak belirlendi.

Siyasi nedenlerle zorla kaybedilenlere ait veriler sadece 1993-2003 yılları arasını kapsarken; yargısız infazlara ait ise 1980-1990 arasına ait veri bulunmuyor.

zaltı sürelerindeki değişim

11 Eylül 1980 itibarıyla azami 15 gün olan gözaltı süresi 7 Kasım 1980’e gelindiğinde 90 güne kadar çıkarılmıştı. Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde 30 günü bulan azami gözaltı süreleri 2019 itibarıyla Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında dört güne indirildi. Ancak bu dört günlük gözaltı süresinin iki kere dörder gün daha uzatılması mümkün.

Türkiye’de darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında gözaltı sürelerinin de uzatılmasıyla birlikte yeniden zorla kaybetme vakaları gündeme geldi.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri

90’lı yıllar gözaltında kaybetmenin yoğun olduğu yıllar

DW Türkçe’ye konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, kayıplar tarihini 1915 yılından başlattıklarını belirtiyor. “1915’te Ermenilere yönelik gözaltı ve sürgün süreci olmuştu ve bu sırada pek çok Ermeni aydın kaybedildi. Bu kişiler hâlâ kayıp.” diyen İHD İstanbul Şube Başkanı, “Bu kayıpları da mücadelemizin bir parçası olarak görüyoruz” ifadesini kullanıyor.

Yoleri, “Cumhuriyet tarihi içerisinde gözaltında kayıpları araştırdığımız zaman 1936 yılında Salih Bolışık’ın kaybedildiğini biliyoruz. 1936 yılında o dönem muhalif çalışmalar yürüten bir kişi kaybedilmiş. Daha sonra Sabahattin Ali’nin gözaltında kaybedilişi var. 80 kayıpları diye ifade ettiğimiz, özellikle darbe dönemi ve hemen devamında kaybedilen kişiler var. 90’lı yıllar ise gözaltında kaybetme suçunun en yoğun işlendiği yıllar. 2002’ye kadar bu yoğunluğun azalarak devam ettiğini biliyoruz” diyor.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Suriyedeki Zulme Karşı Londrada Protesto Gerçekleşecek

Londra'da bugün, Suriye'deki cihatçı Colani'ye karşı düzenlenen protestoda, Alevi, Dürzi, Kürt ve Hristiyan topluluklarına yönelik zulme dikkat çekilecek. Eylem, "İngiltere’de Katliamcılara Yer Yok" sloganıyla, azınlıkların yaşadığı zulme karşı uluslararası

Alevi kurumlarına 2 Nisan daveti: Tepkiler büyüyor!

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın Alevi kurumlarına yaptığı "2 Nisan" davetlerine sert tepki göstererek, bu girişimlerin Alevi kurumlarını

Aşık Veyselin mirası İzmirde yaşatıldı!

Aşık Veysel, 30 Mart 2026'da İzmir'de düzenlenen bir etkinlikle anıldı; etkinlikte onun insan sevgisi, kardeşlik vurgusu ve toplumsal adalet konusundaki duruşu ön plana çıkarıldı. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevilik inancının tanınması ve ceme

Colaninin Berlin Daveti Aleviler Tarafından Kınandı!

Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Heyet Tahrir el-Şam lideri Colani’nin Berlin’de ağırlanmasını kınayarak, Suriye'deki insan hakları ihlalleri ve azınlıklara yönelik saldırılar göz önünde bulundurulduğunda bu davetin kabul edilemez olduğunu belirtti. Federasyon, davetin geri çek
spot_img